Lale KEMAL
Bir ülkede etkin, işlevsel muhalefet partilerinin varlığı o ülkenin demokrasi düzeyinin yüksek olduğunun önemli işaretidir. Demokrasilerde ana muhalefet, iktidara gelme şansı en yüksek parti konumundadır, neredeyse iktidarın yarısıdır. Ne yazık ki, ana muhalefetteki CHP, Türkiye’de demokrasi çıtasını yükseltme gayreti içinde olmadığındandır ki AK Parti’ye meydan okuyacak, ülkeyi daha da ileriye taşıyacak reformist yaklaşımdan çok uzakta kalmaya devam ediyor. Bir parlamento düşünün ki, örneğin, askerî bütçesini ve silah alımlarını denetleme işlevinden yoksun ama nedense bir vekili çıkıp, TSK bütçesinin çöktüğünü iddia edip gerekçe olarak da “Türkiye’de donanmasının başındaki insanlar tutuklu. Donanma moral olarak da, komuta olarak da, bütçe olarak da çökmüş durumda. Savaş tezkeresi çıkarılıyor ama savaşacak kimse yok” diyor (Cumhuriyet, 14 Ekim 2013).
Bir vekilin, “TSK bütçesi çöktü” gibi iddialı bir söylemi ortaya atarken temsil edildiği parlamentonun, askerî bütçeyi, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki mutad, yüzeysel görüşmeler dışında detaylı bir hesap sorma mekanizmasına tabi tutuyor olması gerekir ki bizde böyle bir süreç zaten yok.
Etkin ve demokrasiyi işletecek bir ana muhalefet partisi üyesinin şu temel soruları sorup, çözüm için reçete sunması gerekir:
1) Darbe geleneğini sonlandırmak için şüphelilerin yargıda hesap veriyor olması demokrasinin geliştirilmesi adına umut verici iken Türkiye’de hâlen vesayetin izlerini taşıyan yargıya güvenin artırılması için neler yapılmalı?
2) Darbe geleneği olan bir ordu ülke güvenliğini zafiyete uğratmaz mı?
3) Demokrasilerde, tehdit değerlendirmelerini parlamento ve asker katkısıyla belirleyecek olan siyasi iktidarlar dolayısıyla hangi silahların ülke güvenliğini sağlayacağına karar verirler. Bizde neden bu mekanizma işlemiyor?
4) Geçirdiği evrim ile aynı zamanda demokrasi kulübü hâline gelen NATO’nun üyesi Türkiye’de, askerin kontrolünde OYAK üzerinden arkaik biçimde ticaret nasıl yapılabiliyor? Türkiye’nin silah tedarikinde önemli bir yer tutan 18 askerî firma neden askerden sivil denetime geçmiyor ve özelleştirilmiyor, ki böylece ekonomiye kambur olmaktan tamamen çıkartılsın?
5) Türkiye’de ekonomiye ek yük getiren zorunlu askerlik hizmeti kademeli olarak kaldırılarak profesyonel orduya geçiş neden sağlanmıyor, ki böylece Türkiye dış tehditlere karşı küçük ama etkin, ateş gücü yüksek, caydırıcı bir orduya dönüştürülmesin?
6) Hükümet, orduyu sivil demokratik denetim altına almak için gerekli yasal ve yapısal reformları neden biran evvel hayata geçirmiyor, ki ana muhalefet de demokrasiyi ilerletmek adına destek versin?
THY VE SORUNLAR
THY son yıllarda takdir edilecek atılımlara imza attı. Bugün, uçağın yanından bile geçemeyecek pek çok insan için bu hava aracı lüks bir ulaşım aracı olmaktan çıktı, devletin halk için var olduğunun kabulünün örneklerinden biri. Ne var ki, THY, atılımlar yaparken alacağı basit önlemlerle ciddi sonuçlar doğurabilecek yolcu mağduriyetini gidermek zorunda. Örneğin, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda, iç ve dış hatlar arasında kilometrelerce uzunluktaki mesafeyi yolcular yürüyerek kat etmek yerine daha elverişli altyapı imkânı kurulabilir. Yine, basit bir iyi yönetim uygulamasıyla yabancı ülkeler ile iç hat seferleri arasında kısa süreleri olan yolcular için pasaport kontrolünde hızlı geçiş bankosu kurulabilir.
Evet, bu banko var ama yalnızca TAV kartı olan ve Business Class’ta uçan yolcular için.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016