Lale KEMAL
Türkiye’de son yıllarda artan antidemokratik görüntüler ve söylemler, ortada bir siyasi akıl kaldı mı ki, istikrarsızlığın anası Kürt sorunu cesur politikalar ile çözülebilir, sorusunu akla getiriyor.
Artık eline gücü geçiren, eskiyi aratmayacak biçimde güçsüz vatandaşı hırpalıyor, onurunu kırıyor ya da etnik kimliğe ait sembolleri ayakları altına alıyor. Türkiye’ye ağır fatura ödetmekte olan yolsuzluk dosyalarını, varlıklarının devamı gereği kapatmak isteyenler hırçınlaşıyor.
Bırakın 301 kişinin ölümüyle sonuçlanan Soma faciasında siyasi sorumluluğu üstlenip bazı bakanların istifa ettirilmesini, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel, zaten facia sonucu kolu kanadı kırılmış, yerde yatan korumasız bir madenciye attığı tekmeye rağmen görevini sürdürebiliyor.
Gezi protestolarının yıldönümünde, polisin kullandığı orantısız güç ile eylemciler hırpalanırken çocuk yaştakilerin polislerce kollarından çekiştirildikleri çirkin manzaralara tanık olduk. Gezi’yi haberleştirmek için Taksim Meydanı’na çıkan Amerikan CNN muhabiri Ivan Watson’un, polis tarafından hırpalanmasını tüm dünya izledi. Daha geçen hafta, Çevik Kuvvet, kimi mensupları, BDP parti bayrağını çiğnerken silahlarını da yerdeki bayrağa doğrulttuğu anları yansıtan fotoğrafı bizzat kendi Facebook sayfasından kamuoyu ile paylaştı. Bu fotoğraf bize, PKK’dan gelebilecek kışkırtmalara karşı azami temkinli olması gereken güvenlik güçlerinin, arazide terör eylemlerini tahrik etmesini engellemenin garantisi olmadığının bir işareti.
Askeriye ya da sivil, ülkemiz, gücü eline geçirenin, dolayısıyla bizzat güçsüzleştirdiği vatandaşa zulmettiğinin binlerce örneğiyle doluyken, bu zulümden en fazla nasibini alan Kürtlerle barış nasıl sağlanacak?
Medyanın, devletin manipülasyonunda yeniden kullanmakta olduğu artan savaş dili, zaten ite kaka yürüyen çözüm çabalarını sekteye uğratır nitelikte.
Diğer yandan, PKK’nın, baharın gelmesi, havaların ısınmasıyla birlikte bir dizi çocuk kaçırma eylemlerine giriştiği gibi yeni karakol yapımına tepki olarak saldırılarını artırdığı haberleri geliyor.
İktidar, şimdilerde ipuçlarını verdiği yeni bir demokratik açılım paketi ile PKK eylemlerini durdurma arayışında. Ne var ki, bu açılımın büyük ölçüde göz boyama niteliğinde olacağını, ancak ve ancak 2015 seçimlerinden sonra, şayet AK Parti iktidarını korursa sorunun çözümünde Türk toplumunun hazmetmesi zor adımların gelebileceğini PKK ve HDP de biliyor. Her ikisi de, Kürt sorununu çözebilecek iradedeki tek ismin de Başbakan Erdoğan olduğunun bilincinde. Erdoğan’ın da, mutlaka birinci turda, olmazsa ikinci turda cumhurbaşkanlığını garanti etmek istediğinden Kürtlerin oylarına ihtiyacı var ve karşılığında da, göz boyama niteliğinde de olsa kimi açılımları yakında ilan edecek.
Erdoğan, bir olasılık olarak muhalefet partilerinin boykot etmeleri halinde ortaya çıkacak düşük katılımlı cumhurbaşkanlığı seçimlerini de Kürt oylarıyla alacağını hesap ediyor.
Aslına bakarsanız, artan tüm antidemokratik gidişata rağmen Türkiye’de Kürt sorununun çözümünün artık geri dönülemez bir sürece girdiğini vurgulamak lazım.
Tek partili çoğunluk hükümeti, bu hükümetin, ekonomik olanaklarını bölgede yaygın yatırım haline dönüştürmesi, ordunun, isteksiz de olsa Kürt açılımında Erdoğan’ın siyasi manevra alanını genişletmesine izin vermiş olması, Kürtlerin, 1,5 yılı aşan silahsız ortamın kendilerine yarattığı ekonomik fırsatlardan artan biçimde faydalanmak istiyor olmaları gibi temel faktörler ise sorunun çözümünde Türkiye tarihinde yakalanmış en iyi fırsat olarak karşımızda duruyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- IŞİD’den mesaj var; ‘Oksijenimi kesme topyekûn savaşırım’
2.02.2016 - Brexit istismarı çabuk başladı
25.06.2016 - Dış politikada Saray dönemi
18.06.2016 - Askere yasal zırh ve CHP
11.06.2016 - “Mercedes’ini yakacak babayiğit var mı?”
4.02.2016 - 6,5 milyon pasaporta vizesiz Avrupa!
28.05.2016 - ‘Şehir savaşlarına’ hazırlıksız yakalandılar
14.05.2016 - Ara seçim zorlanacak
7.02.2016 - Amerikalı ne diyor, bizimkiler ne anlıyor?
30.04.2016 - Bir garip ‘askeri casusluk’ operasyonu
24.04.2016
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları







































adil ozcan
sayin namik cinar bu bas belasi generallerden turk milleti nasik kurtulacak.bu kurtulusun caresi varmidir ki senin gorusun nedir.cok merak ediyorum saygilar.