Lale KEMAL
Türkiye, Akdeniz’den Irak’a kadar uzanan 910 kilometrelik uzun Suriye sınırının, çatışmaların yoğun olduğu kesimlerindeki önlemleri sıklaştırmış, bu ülke ile olan sınır kapılarının önemli bölümünü kapatmaya başlamıştı.
Suriye ile olan sınır bölgelerine örülen duvarlar ve Kuzey Suriye’de uçurulan İsrail yapımı Heron insansız hava araçları ile arazide hangi tarafın güç kaybedip kaybetmediğine göre Türkiye’ye olası bir radikal savaşçı ya da Cihatçı akınının önlenmesi amaçlanıyordu. Sınırda çok gecikmeli de olsa alınan bu önlemler, 3 yılı aşan iç savaşta Esad’ın rejim kuvvetleri karşısında güç kaybına uğrayan Cihatçı’ların, son zamanlarda Türkiye üzerinden kaçış yolu bulmalarını önlemiş, kendilerini Irak’a yönlendirmeye başlamıştı.
Nitekim, kısa adı IŞİD olan Irak Şam İslam Devleti adlı radikal dinci terör örgütü mensupları, Esad rejim kuvvetlerinden kaçarken Türkiye sınırlarında sıkışınca zaten varlık gösterdikleri ve Suriye ile olan sınırı elek gibi olan Irak’a rahatça girdiler. Bu ülkedeki güçlerini böylece pekiştiren IŞİD teröristleri, hafta başında Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’u ele geçirdiler, Türkiye’nin Musul konsolosluğunda görevli diplomatlar dahil 48 kadar kişi ile 30 kadar Türk kamyon şoförünü rehin aldılar.
Şimdi IŞİD’in elinde 80’in üzerinde Türk rehine var ve onları kurtarmak için Ankara, bu terör örgütü ile pazarlık yapıyor.
Geldiğimiz noktada soru şu; sınır önlemlerini artıran, sınırın öteki tarafında arazide çatışmaların seyrini yakından takip ettiği varsayılan ve IŞİD’in, Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ne daha birkaç ay önce yaptığı saldırı tehdidine karşı, “bu tehdit karşılıksız kalmaz, ordu teyakkuzda” gürültüsü koparan Ankara, bu örgütün Irak’a ilerlediğini nasıl görmedi? Daha geçen hafta Türk başkonsolosuna saldırı haberleri gazetelerde yer alırken Irak’taki Türk çıkarlarına IŞİD’in tehlike oluşturduğunu nasıl öngöremedi?
Hükümet, IŞİD tehdidine karşı çok ciddi bir istihbarat zafiyetine düştüğünü kabul etmek zorunda.
İstihbarat örgütü MİT ile polis arasındaki geleneksel çatışma halinin son aylarda yeniden canlandırılmış olması da, Ankara’yı, Suriye ve şimdi Irak’tan gelen radikal dinci terör tehdidine karşı daha kırılgan hale getirdi.
İçeride düşman avına çıkılırken dış tehditler ıskalanır oldu.
İstihbarat zafiyetine ek olarak hükümetin, bir numaralı düşman olarak gördüğü Suriye Devlet Başkanı Esad’ın devrilmesi adına radikal dinci terör örgütlerinin, Türkiye topraklarından geçişlerine göz yumduğu ve hatta zaman zaman Suriye Kürtlerine karşı IŞİD’e destek olduğu yolundaki ciddi iddialar da göz önüne alındığında Ankara’nın, ne denli isabetsiz politikalar izlediği görülüyor.
Her ne kadar son aylarda ilişkileri düzeltme arayışlarına girmiş olsa da Ankara, ekonomik alanda ve özellikle iki ülkeyi ilgilendiren güvenlik konularında Irak hükümeti ile yakın işbirliği kurmak yerine Kuzey Irak Kürt Yönetimi’nin petrolleriyle çok daha fazla ilgilendi.
Bu arada, IŞİD’in, gerek Irak hükümeti gerekse Peşmergeler ve Suriye’nin ılımlı muhalif grubu Özgür Suriye Ordusu’nun karşı saldırıları neticesinde savaşı sürdürmek için gerekli ikmal imkânları bulamayacağından uzun vadede gerilemek zorunda kalması ihtimali yüksek.
Türkiye, topraklarına kısmen sıçrayan çevresindeki artan tehditlere karşı ve terör örgütlerinin eğitim sahasına dönen ikinci bir Pakistan olmamak için gerek ABD gerekse diğer bazı bölge ülkeleri ile işbirliğine yönelmeli. Daha da önemlisi, Ankara, çuvallayan dış politikasına ve istihbarat toplama yeteneğine baştan sona çekidüzen vermek zorunda.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016