Lale KEMAL
Kürt sorununun silahsız çözümü sürecinde iktidarın bugüne kadar attığı adımlara baktığımızda dağ fare doğurdu demek mümkün.
Kısaca atılan adımlarla neler olmuş bakalım; Kürtler ana dillerini artık serbestçe kullanabiliyor, sokaklarda ve evlerinde Kürtçe şarkı söyledikleri için polisçe derdest edilmiyorlar ve kimi üniversitelerde Kürtçe kürsüler kuruldu vs. Açılım diye sunulan bu adımların hepsi aslında devletin, Kürt vatandaşları mahrum ettiği en doğal hakları.
Ama hâlâ, Kürtlere dair çekilen bir film, mantar gibi biten çok sayıda televizyon kanalında gösterilmediği için filmi çekilecek.
İktidarın, TSK’nın içine sinmese de en azından ilk başlarda engel çıkartmadığı Kürt sorununa silahsız çözüm sürecini başlatmış olması kendi başına tarihsel bir adımdı. Bu politikayı, ilk çıkış noktasında küçümsemek, sert tepki vermek aslında tüm Türkiye’yi esir alan istikrarsızlığa toplumu mahkûm etmek anlamına da geliyordu. Kabul etmek gerekir ki CHP’nin çözüm yanlısı kanadı, bu sürecin sağlıklı işlemesi adına yapıcı eleştiriler getirdiler.
2013 Nevruz’unda PKK lideri Öcalan’ın ilan ettiği ateşkes yani silahların susması süreci, kimi ufak tefek çatışmalara rağmen devam etti. Bu arada, Kürtlerin, Suriye’de özerklik ilan etmiş olmaları, Kuzey Irak Kürtlerinin, kendi anayasalarının da öngördüğü üzere Kürdistan Bölgesel Hükümeti olarak varlıklarını pekiştiriyor olmaları gibi Kürt ulusal bilincini güçlendiren gelişmeler de yaşanagelmekte. İktidarın, Suriye Kobani’de, IŞİD’e karşı Kürt gruplara en nihayetinde ABD’nin ısrarlı talepleri ile gecikmiş yardım göndermiş olması, aslında Ankara’nın, ülkedeki Kürt sorununu çözmek için gerekli cesur adımları atmada isteksiz olduğunun da bir kanıtı olarak ortaya çıktı.
Cesur adımlardan kastımız, zaten devletin istihbarat örgütünün lideri ile görüşmekte olduğu PKK ile çözüm için müzakere sürecine geçilmesi örneğin. Bu müzakere süreci, Öcalan’ın evde göz hapsine alınmasından bazı PKK’lıların siyasete girmesine, en önemlisi de Anayasa’nın kökten değiştirilmesi, olmuyorsa Kürtleri eşit vatandaş statüsüne getirecek düzenlemelerin yapılmasını kapsıyor.
İktidar, yandaş medyayı, ‘yok PKK silahları bırakacak’, ‘yok müzakerelere başlanacak’, gibisinden üfleme bilgilerle dolduruşa getire dursun. İşin aslı öyle değil. Sorunun çözümündeki isteksizlik, her geçen gün PKK’nın talep çıtasını yükseltmesi için zemin hazırlıyor. Çoktandır örgüt bölgede zaten adeta fiilî bir özerk güç gibi hareket ediyor, gelen haberler bu yönde.
İktidarın, yukarıda değindiğim, zaten Kürtlerin doğal hakkı olan kimi yasakları kaldırmış olmasını, toplum ekseriyetinde de kabul gören lütuf gibi sunmaktan öteye gitmeyen politikaları, sorunun çözümünü çoktandır tıkadı.
Bu tıkanmayı kemikleştiren ana faktör ise, iktidarın, demokratik ilkelerden önemli ölçüde uzaklaşırken Kürt, Türk muhalif kesim üzerinde despotik uygulamalara ağırlık veriyor olması.
Oysaki Kürt sorununu, ülke genelinde demokratik hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ile çözmek mümkün.
Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, geçenlerde çıktığı bir televizyon programında, çözümü toplumsal dinamiklerin dayattığına vurgu yaparken, “Süreç muhalefete de görev veriyor. Toplumsal dinamikler, hak taleplerinin karşılanıp karşılanmaması meselesi, demokrasi ile eşit vatandaşlık verilmesi gibi unsurlarla bağlantılı. Hükümetin Türkiye’ye özgü ‘demokrasi modeli,’ maalesef bu meseleyi çözemez.” diye de ekliyordu.
İktidarın, Kürt sorununu barışçıl yollarla çözme mantığı, Kürtlere, siyasi haklardan ziyade sosyal ve kültürel hakların verilmesi yani doğasında olan bu hakların lütfedilmesi mantığına dayanıyor. Bu politika, sürecin çökmesi anlamına geliyor. İktidar, seçimlere kadar zaman kazanmak için uzatmaları oynuyor.[email protected]
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016