Markar ESAYAN
Çözüm Süreci tamamlanıp, ilk halk anayasası yapılmadan seçkin oligarşik devlete geri dönmek isteyen gerici ittifak ile yaşanan egemenlik kavgası nihayetlenmeyecek. Adı üstünde bu bir egemenlik kavgası ve hiçbir kesim egemenliğini yitirmek istemez. Egemenliğin halka geçmesine yönelik bir direnç var ve bu direnç nihai yenilgisini zamanla değil, doğru siyasi hamlelerle alacak. Demirel gibi aksanlı konuşmakla halk lideri olunmuyor. Erdoğan toplumdaki bu talebi karşıladığı ve öteye taşıdığı için değerli. Yoksa Demirel ve Ecevitlerle kifayet edilirdi.
Ergenekon ve Balyoz'da, oldukça zayıflamış, tarih dışı kalmış bir zihniyetin yargı zemininde simüle edilen büyük bir kavgayla tasfiye edilmek istenmesine neden ihtiyaç duyulduğunu merak ediyoruz. Mesela 2002-2003 tarihlerinde Yakamoz, Ayışığı, Eldiven, Sarıkız gibi darbe girişimlerinin ve Balyoz'un neden 1980 veya 1997 yılındaki gibi kuvveden fiile geçemediği incelenmeye muhtaçtır. Bu durumu Özkök Paşa'nın her darbe girişimine deva demokratlığı ile estetize etmek belki de bu soruyu sordurtmamak içindi. En yakın darbe planı bile Ergenekon veya diğer darbe soruşturmalarından çok önceydi. Cunta bu darbeleri yapamamıştı. Buna engel olan şey ne ise, en azından bu davalar değildi. Kronoloji açık.
Belli ki, zaten son kullanma tarihi geçmekte olan bir zihniyetin sadece siyasetle tasfiye edilmesi, bu şekilde egemenliğin doğal olarak siyasi iktidara geçmesi murad edilmemişti. Yargının burada olağanüstü şekilde öne çıkması, bürokratik egemenliğin yeni bir yapı tarafından üstlenilmesini, bunun da bir demokrasi devrimi olarak pazarlanmasını ima ediyordu. Kabul edelim ki çoğumuz bunu böyle değerlendirdik; çünkü kendisiyle mukayese edilebilecek geçmişte böyle bir dönem yaşanmamıştı, gündemi ise savcı, hakim ve polislerin verdiği 'özenli' bilgiler belirliyordu.
Her şey masa başında hesaplanamaz, değişen şartlara göre yol üzerinde değişiklikler olabilir, yeni stratejiler ve ittifaklar kurulabilir. Olayların gelişimini kimse yüzde yüz tahmin edemez, tam belirleyemez, ama uyum gösterebilir, planda tadilat yapabilir.
Bence öngörülemeyen en önemli etken, Erdoğan'ın tercihleri ve gücü ile alakalıydı. Aynı zamanda tabanın da istendiği gibi yönlendirilebileceğine dair mühendislik kibri yine ortaya çıkmıştı.
Bu dönemde Türkiye'yi tarihsel kapanda tutacak, 21. Yüzyıl'a uygun demokratik kılıfta bir vesayet düzeninin bu sefer dindarlar üzerinden tesis edilmeye çalışıldığı ortaya çıkıyor. Seçkin beyaz Türkler ve dindar karşıtlığı artık miadını doldurmuştu ve buradan 28 Şubat sonrası görüldüğü üzere bin yıllık bir vesayet çıkmıyordu. O zaman gelmekte olan dindarların iktidarını dönüştürmek, onun eliyle atıl kalmış eski paşaları tasfiye ederken, vesayeti ılımlı İslam üzerinden güncellemek mümkündü.
Yani, Erdoğan 'arıza' yapmayıp bir Ekmeleddin İhsanoğlu modeline bürünmeye razı olsaydı, bugün replikasına başvurmaya hiç gerek kalmayacaktı. Bürokrasi paralel yapı üzerinden dönüşümünü tamamlayacak, hükümete de muhtemelen olsa olsa duble yol yapmaya devam etme görevi düşecekti. PKK ile savaşa kaldığı yerde devam edilirken, yeni Türkiye iddiası, seçkinlere light dindarlardan oluşan bir halka daha eklenmesiyle sınırlı kalacaktı. İsrail'den özür dilenecek, Sisi'ye göz kırpılacak, ATAK, TANAP, TAP projeleri söz konusu bile olmayacaktı. Ekmel Bey'in dün dediği gibi, Esed'den kaçan bir milyona yakın mültecinin katline göz yumulacak, sınırlar kapatılacaktı. Bir milyon garibana kucak açmak adına Kadıköylü bir hanımın göz zevkini bozacak türden bir dış politika çizgisi izlenmeyecekti.
17-25 Aralık'a 'Tekdirle uslanmayanın hakkı kötektir' denerek karar verildi. Kendilerine göre geçici ve kısıtlı bir rol biçtikleri Erdoğan çok oluyordu. 7 Şubat MİT krizinde yapılan uyarıyı kaale almamış, bir de Çözüm Süreci'ni başlatmıştı. 17-25 Aralık operasyonlarına dair soruşturmanın tarihi ise ilginç bir şekilde 14 ay önceye, yani MİT'in Çözüm Süreci için İmralı'ya gittiği günlere denk geliyordu. 26 Eylül 2012'de Erdoğan 'İmralı ile görüşmeler yeniden olabilir' dediğinde, muhtemelen bu soruşturmanın da düğmesine basmıştı.
Hasılı, dananın kuyruğu MİT'in teslim edilmemesi ve Çözüm Süreci'ne karar verilmesi ile kopmuş oldu. Bu ise zaten Erdoğan'ın halk adına vesayet ile köprüleri atması anlamına geldi. Sonrasında bugüne kadar yaşanan hiçbir şey tesadüfen gerçekleşmedi veya bu mücadeleden bağımsız işlevselleşmedi.
Çatı adayı sürecinin ve AK Parti'yi Erdoğan'ın elinden kapma niyetlerinin de bu mücadeleden ayrı düşünülmesi mümkün değil. Mücadele Erdoğan'ın arka arkaya nakavtları ile 10 Ağustos'a doğru ilerliyor.
Ancak AK Parti'nin bu geçişi iyi yapamaması ve Erdoğan ile yukarıda özetlediğim mücadelede aynı fikirde olmayanların, yani potansiyel Ekmellerin partiyi kontrolleri altına alması halinde bunca zamandır verilen mücadelenin ve elde edilen zaferlerin hiçbir anlamı olmayacak.
Bu olasılık düşük, ama dikkatli olmakta azami fayda var...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019