Markar ESAYAN
Evvelki yazılarımda belirttiğim bir husus vardı. Suriye'nin kuzeyi, Türkiye'nin bir içgüvenlik sorunudur. 1916 Sykes-Picot anlaşması ile bu sınırlar doğal halleri dışında, dış müdahale ile cetvelle çizildiği için bu konu her zaman bir sıkıntı vesilesi olmuştur. Aileler bölünmüş, o topraklarda da bir türlü halklarını mutlu edecek yönetimler meydana gelememiştir.
Türkiye'nin arzusu Suriye'nin toprak bütünlüğü içinde bugünkü sınırlarını koruyarak, demokratik bir rejime halkının istekleri doğrultusunda geçebilmesidir.
Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur. Ancak, Suriye toprak bütünlüğünü koruyamıyor da, terör örgütlerinin ve onların arkasındaki devletlerin operasyon sahası oluyorsa, üstüne üstlük bu durumun en ağır yükünü talihsiz Suriyeli sivillerden sonra Türkiye çekiyorsa, 911 km'lik sınırın ötesinde nelerin geliştiğine dair Türkiye'nin kayıtsız kalmasını beklemek ne anlama gelir?
DAEŞ maymuncuğu ile 21. yüzyılın güç dengelerini kendilerinin lehine yeniden yapılandırmaya çalışan ülkeler yanında, acaba Türkiye'nin iç güvenlik meselesi haline gelen bu sorunda söz söyleme, eyleme geçme hakkını hangi aklı başında kişi/ler görmezden gelebilir?
Ama sanırım bu sorunun cevabı “Suriye'de olanların Türkiye'nin iç meselesi haline geldiği” tespitinde verilmiştir.
2011 öncesi herhalde Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu, arkadaş sıkıntısı çektikleri için Esed'i etkileyecek pozisyonda olmayı önemsememişlerdi. Suriye pimi çekilmiş bir bomda misali yanı başımızda duruyordu.
Bugün Türkiye'ye Suriye üzerine kayıtsız kalması yönünde çağrı/baskı yapan ana muhalefet partisi başta olmak üzere beş benzemezler ittifakı, DAEŞ üzerinden ülkemize çekilen operasyonun yerli aktörleri olmadılar mı?
Bugün Putin'in vadesi dolmuş, kokmakta olan iftiralarını hep birlikte onlar üretmediler mi? Ağustos 2013'te Doğu Guta'da 1300 kişinin hayatına mal olan kimyasal silahların Türkiye'den gittiğini Rus istihbaratı ve PKK medyası ortaklaşa dolaşıma sokmuş, bu haberlerin Türkiye'de malum medya tarafından gerçekmiş gibi çoğaltıldığını görmüştük.
Aynı şekilde, DAEŞ petrolünü Türkiye'nin aldığı, Türkiye'nin DAEŞ'e silah yardımı yaptığı iftiralarını üretirken de, beş benzemezler ittifakı Türkiye'nin iç siyasetinde ameliyata girişmişlerdi. Özellikle de Çözüm Süreci'ni zehirleyip, Türkler ve Kürtler arasında büyük ittifakı bozmak için yapıyorlardı bunu.
MİT TIR'ları meselesinde ise zirvelerine ulaştılar.
Beşinci kolun dış bağlantıları da Türkiye'nin Suriye konusunda elini kolunu bağlayarak, onu içe kapatmak için bu ortaklığı kurmuşlardı.
Demek ki, Suriye'de olanlar Türkiye'nin iç güvenliği ile yakından ilgiliymiş. Bunu bizden önce, ülkede beşinci kol faaliyeti yapanlar keşfetmişmiş.
Alan memnun satan memnundu. Türkiye içe kapanır, Allah korusun bir kardeş kavgasına kapılırken, iç barışını sağlayıp tayin edici bir ülke konumuna gelecek Yeni Türkiye engellenmiş olacaktı. Öte yandan darbelenmiş Yeni Türkiye, daha doğmadan ölmüş, Suriye'de gerçekleşen yeni dünya düzenine yüzyıl öncesinde olduğu gibi seyirci kalınacaktı.
Demirtaş'ın dediği gibi, “Bön bön bakılacaktı.”
Gezi'den beri maruz kaldığımız darbe silsilesinin izahatı, amacı, kimyası budur.
Tereddüdü bulunanlar, 1 Kasım'da bu darbe Osmanlı tokadı ile savuşturulmasaydı nelerin yaşanabileceğini tahayyül etsin. Rus savaş uçakları bırakın hava sahamızı ihlal etmeyi, Ankara'nın üzerinden dikey geçip Suriye'yi bombalasa, bu Sayın Kılıçdaroğlu ne yapabilir, bu Sayın Bahçeli Suriye'de neyi önleyebilir, bu HDP eş başkanları hangi yabancı başkentleri mesken tutardı, onun cevabını versin.
Hallerini görüyorsunuz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019