Markar ESAYAN
BTÖ’nün yöneticilerinden Cemil Bayık’ın HDP’ye “TSK, Münbiç ve Tel Abyad’a operasyon düzenlerse on binlerce sivili sınıra yığın” talimatı verdiği, aynı amaçla örgütün ülke içinde sabotajlar ve intihar saldırıları yaptığı/yapmayı planladığı dün basına (Yeni Şafak) yansıdı. Aslında açık kaynaklardan takip ettiğinizde, BTÖ’nün yöneticilerinin bu yönde sayısız tehdit/ayaklanma çağrısında bulunduklarını görürsünüz.
Aynı şekilde, HDP’nin eşbaşkanlar düzeyinde birçok “sokağa çağrı” yaptığına da tanık olduk. Ama en kötüsü 6-7 Ekim’de Yasin Börü’lerin vahşice öldürüldüğü ayaklanma denemesiydi.
O günlerde ayaklanmayı toplumsallaştırabilmek adına Türkiye’nin DEAŞ’a yardım ettiği, Kobani’nin düşmesi için çalıştığı türünden bir kara propaganda yapıyordu HDPKK… Erdoğan’ın ABD’nin ikiyüzlü Suriye politikasını yüzlerine çarptığı “Kobani düştü düşecek” açıklamasını, tıpkı “Affedersiniz Ermeni” sözlerine yaptıkları gibi bağlamından kopardılar ve sadece çarpıtmakla kalmadılar; kastının tam tersini söylediğini iddia ettiler. Bu sözleri yüzde yüz çarpıtılmış haliyle kabul etmeye hazır kesimlerde etkili oldular. Ama bir kısım sağduyulu insan da bu propagandadan etkilendi. Çünkü HDPKK’ya muazzam bir iç/dış destek vardı.
Oysa Kobani’yi asıl kurtaran Türkiye’nin Peşmerge’yi topraklarından bölgeye geçirmesi olmuştu. Ve HDP bu tezkereye hayır oyu vermişti. Niyetleri üzüm yemek değildi, başkaydı.
Bugün Bayık ve benzerleri asıl amaçlarını gizlemiyorlar bile. Niyet, üst aklın Ortadoğu’daki emperyal amaçları çerçevesinde örgütün şiddet üretme kapasitesini kullanmak. Kürtleri sürekli ölmesi gereken bir insan deposu olarak görüyorlar. Yani, HDPKK’nın Kürtlerin hakları, hukukları, Türkiye çatısı altında olabilecek meşru talepleriyle hiçbir ilgileri yok. Tamamıyla üst aklın kontrolünde emperyalist bir kirli oyunun maşası olmuş durumdalar.
Ancak bu karanlık plan çöktü. 6-7 Ekim’de de, 22 Temmuz sürecinde de, 15 Temmuz gecesinde de Kürt vatandaşlarımız ülkelerinin barışı, istikrarı, hayrı hilafına hiçbir çağrıya kulak vermedikleri gibi, ülkelerine sahip çıktılar. 7 Haziran’da, aslında yine PKK’dan kurtulmak ve siyasetin güçlenmesi için kısmen HDP’ye yönelmişlerdi. Küçük yerlerde ise PKK’nın tehditleri ve FETÖ’nün lojistik desteğiyle sonuç alınmıştı. O zamanki iyiniyetlerinin HDP tarafından savaş baronlarına peşkeş çekildiğini gördüler. Bölgede şu an HDP’ye dönük büyük bir öfke ve kopuş var. Tarihi bir fırsatı olabilecek an zelil şekilde heba ettiler. Onun yerine kefenini giyen, Kürt/Kürtçe inkarını sona erdiren memleketin yiğit liderine, aslında Kürt sorununun gerçek müsebbipleri ile birlik olup saldırdılar. Pazarlık masasında ellerindeki en değerli koz da Kürtlerin “sebil” kanıydı.
Bakınız, tam 100 yıl önce Sykes-Picot ile aynı oyun tezgahlanmış, Osmanlı yönetimindeki aşiretlere devlet vaat edilmiş, sınırlar çetvelle çizilmişti. Elimizde bu kadar değerli bir tecrübe var. Yüz yıl sonra bu ülkeler ne halde bugün? Bu önemli bir sorudur. O ülkeler Suriye, Irak ve diğerleridir. Bugün aslında yok olmakta olan, birer cehennemdirler. Kaldı ki 1916’dan 2011’e kadar da bu ülkelerin halkları birgün gün yüzü görmemişlerdir. Günümüzde ise yüz binler halinde ölmekte, evlerinden kovulmaktadırlar. İşte bugün de Kürtlere vaat edilen böyle bir gelecektir.
Ama bunlar Kürt halkını temsil etmiyorlar. Bugün bu “acı” gerçekle yüzleşiyorlar. O yüzden sözde Kürt siyasetçileri kendi halklarını “hain, tırşikçi, korkak” diye aşağılayabiliyor.
Çünkü kaybettiler ve bunu görüyorlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019