Markar ESAYAN
Bildiğimiz, kullandığımız takvimin yanında bir de siyasi olayların kendi iç bütünlüğü içinde oluşturduğu bir takvim vardır. Olayların neden sonuç ilişkisine göre sıralandığı bir sosyal/politik tarihtir o.
İleri demokrasilerde bu takvimi milletin iradesi belirler. Millet iradesinin yok sayıldığı yerlerde ise hegemonlar, sömürgeciler ve şu sıralarda onların dönüşmüş olduğu finans kapitalin tercihleri.
Türkiye gibi daha arafta kalan ülkelerde ise karmaşık bir işleyiş vardır.
Tarihimize şöyle bir bakınız. İttihatçıların, millet iradesine göre değil, önce Rusya ve Britanya’nın arzusu ile Osmanlı’nın çözülüşünün son fren mekanizması olan Sultan 2. Abdülhamid’i devirdiklerini, sonra bu sefer Alman iradesine uyarak yorgun devleti bir sömürge kapışması olan 1. Dünya Savaşı’na sürüklediklerini görürsünüz.
Ama düşman Çanakkale’ye dayanınca, millet iradesine koşulur. Çanakkale, Kut’ül Ammare destanları yazılır. Ancak diplomasi alanında kazanımlar geri verilir. Mondros ve ardından Sevr dayatması gelir. İttihatçılar kaçar. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde son vatan toprakları için İngiliz’e, Alman’a değil, yine millet iradesine gidilir. Kurtuluş Savaşı bu şekilde milletle kazanılır. Türkiye Cumhuriyeti kurulur.
Daha yakın tarihe gelelim.
27 Mayıs darbesi… Millet iradesinin seçtiği Menderes Hükümeti’ne karşı yapılan o hain darbe… Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın ideolojik yargı tarafından idamı dışında, DP’li Ermeni vekil Dr. Zakar Tarver’in de aralarında bulunduğu 11 siyasi ve bürokrat katledilir.
Sonra ne olur? Millet iradesi yine raydan çıkan sistemi demokrasiye doğru çekmeye çalışır.DP’nin devamı olarak algılanan Adalet Partisi başa getirilir. CHP bir daha tek başına hükümet yüzü göremeyecektir.
1980 darbesinden sonra anayasa milletin önüne konur. Millet yüzde 93 ile darbe anayasasına değil, anayasadan sonra gelecek olan serbest seçimler vaadine oy verir aslında. Öyle de olur. Darbecilerin desteklediği partileri tarihe gömer, en sivil lideri, Özal’ı başa getirir. Türkiye tanık olmadığı bir özgürleşme, dünyaya açılma, demokratikleşme sürecini böylelikle yaşar. Türkiye gerçekten de çağ atlamıştır.
28 Şubat Post modern darbesi… Kibirli darbecilerin “Bin yıl sürecek” dediği darbe düzeni beş yıl dayanabilir. Millet bağrından bu sefer AK Parti’yi çıkarır. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki bu hareket ile Türkiye her açıdan üç kat büyür, gelişir. 31 Mayıs 2013 tarihi itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi olurken, IMF’ye borçlar kapatılır. Kişi başına düşen gelir 2 bin dolardan, 10 bin dolara yükselir.
Ve nihayet 7 Şubat MİT krizi ve Gezi ile başlayan, 17 ve 25 Aralık yargı darbesi ile devam eden, 6-7 Ekim kalkışmasından geçen, Suriye içsavaşını yaşayan bir darbeler silsilesi 15 Temmuz’a varır.
15 Temmuz bu ülkenin işgal ve parçalanma girişimidir. Milletiyle yürüyen bir lideri hedef alan, aslında onun şahsında bu kez fren mekanizmasını değil, uçuş hamlesini önlemek isteyen güçler harekete geçtiğinde, yine millet sahneye çıkar. Ömer Halisdemir gibi askerleri, Erol Olçok gibi sivilleri, çağdaş Nene Hatunları ile düşmanın karşına dikilir. Vatanını kurda kuşa yem etmez. Bir demokrasi destanı yazar.
İşte bu ihanet ile yurtseverlik kanallarında çift yönlü ilerleyen tarihleri arka arkaya dizdiğinizde, bir ülkenin siyasi ve demokrasi takvimi ortaya çıkar.
BU TAKVİME GÖRE, 15 TEMMUZ’DAN SONRA GELEN TARİH 16 NİSAN’DIR.
16 Nisan, 15 Temmuz’un doğal sonucudur. 15 Temmuz devriminin anayasa değişikliğidir. Millet iradesinin kurumsallaşması, FETÖ’lerin ve türlü darbeci kliklerin tarihe karışması, bu acılı gel-gitlerin finali ve uçağın tekerleklerinin pistten ayrıldığı andır.
EVET’imizin tarihsel gerçekliği budur.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019