Markar ESAYAN
Gerçekten de bir dönem, Batı’da, sadece ABD’de değil, Avrupa ve Avustralya gibi kıtalarda da, sömürgeci geçmişi sorgulayan bir eğilim baş göstermişti. Çünkü, Batı belki 1. ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, Avrupa kıtasını içeren bir yüzleşmeyi, o da sadece limitler dahilinde yapmaya çalışmıştı. O limit, utanca batmış Avrupa kıtasının belirli bir yüzleşme sınırından sonra “unutmayı” toplumlara öğütlüyordu. Bunun nedeni, Avrupa kıtasının bir an önce kalkındırılması gereğiydi. Ancak, başta ABD ve İngiltere, komşularına paylaştırarak yok etmeyi planlandılarsa da, Almanya’yı denklemden çektiklerinde, Avrupa’nın özellikle ekonomik olarak ayağa kaldırılamayacağı görülmüştü.
Bunun üzerine “Alman intikamcılığının” bir daha geri dönmemesi adına, tüm Avrupa’yı ekonomik bir ağa dönüştürerek karşılıklı bağımlılık yaratacak olan Avrupa Ekonomik Topluluğu, yani Avrupa Birliği’nin temelinin atılmasında karar kılındı.
Böylelikle bölünen Almanya, Almanya Federe Devleti olarak Batı kulübüne eklemlendi. Ancak yeni Almanya’nın ayağa kaldırılmasında gerekli olan yönetici kadrolarının bulunması, eğer Naziliğe bulaşmak bir ölçüt ise, neredeyse mümkün görünmüyordu. Bu durumda, “unutmak” sadece bir psikolojik süreç değil, aynı zamanda teknik bir mesele olarak da çözüm için uygun bulundu.
SSCB’nin dağılması ve Berlin Duvarı’nın yıkılması ile yeni bir tür yüzleşme arayışları başlamıştı. Afrika, Ortadoğu, Güney Amerika ve Asya ülkelerinin kolonyal geçmişinin yarattığı birçok acı, adaletsizlik ve güçsüzlük, dünya için ciddi bir sorundu. Bu ülkelerin bırakın buralarda darbe yapmayı, Batı’nın yardımı olmadan ayağa kaldırılması mümkün değildi.
Yani Batılı güçlü devletler hem ikinci ve üçüncü dünya ülkelerini rahat bırakmalı, hem de bir borç olarak bu ülkelerin her açıdan ayağa kaldırılmasında bilgi ve maddi destek sağlamalıydı. SSCB’nin yıkılmasıyla oluşan kararsız dönemde böyle bir olasılık belirmiş, birtakım aydınlar daha farklı bir dünya için şans doğduğunu düşünmüşlerdi. Artık amansız bir nükleer savaş tehdidi ve hegemonyal rekabet yoktu.
Süper güçler, 1990’lara kadar, komünizm veya emperyalizm tehdidi adına hegemon tavırlarını gerekçelendiriyordu. Artık böyle bir tehdit olmadığında göre, farklı bir dünya düzeni adına ümitlenmek mümkündü. Ancak bu safça bir beklentiydi çünkü öne sürülen gerekçeler doğru değildi. En azından bu gerekçelerle dünya kaynakları üzerinde hâkimiyet kurmak isteyen devletler açısından durum farklıydı.
Böylelikle, aslında 1990’larda dünya için yüzünü göstermiş olan fırsat kaçmış oldu. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla boşalan “Öteki” boşluğuna önce sözde “radikal İslam”, sonra da ılımlı İslam projesinin de çökmesiyle, İslam’ın kendisi oturtuldu.
Batı’ya kolonilerden göç etmiş ve etmekte olan göçmen ve mültecilerin varlığı, Batı kamuoyunun bu simülasyonu fark etmesini önledi. Aynı zamanda Batı’da orta sınıflar fakirleşmeye, dar gelirli kesimlerin durumu daha da kötüleşmeye başladı. Ve herkes bilir ki, ekonomik ve siyasal fakirlik baş gösterdiğinde, en kolayı burada oluşan öfkeyi “öteki”ne havale etmektir.
İşte tam bu noktada Türkiye, Batı’nın gündemine oturdu. Bu asla tesadüf değildi. Sürecin geldiği yer ile ilgiliydi.
Bunu da daha sonraki yazıya bırakalım…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019