Mehmet Ali ALÇINKAYA
Birlik , Yasallık ve Yenilenme mücadelesi, komünistlerin kendi siyasi kimlikleri ile siyaset yapma talepleri, 141-142. 163.Maddelerin kalkması için yürüttükleri mücadele çok doğru bir talepti. Ülkenin başı dik komünistleri olarak Kendi özgürlüğümüz, insanlığın özgürleşmesi için mücadele ettik.
Cumhuriyet tarihinin en büyük siyasim cinayeti olan M. Suphilerin katledilmesinden bu yana bu mücadelede binlerce komünist bedel ödediler, şehit düştüler. Bence birlik, yasallık ve yenilenme sürecinde, sistemle hesaplaşmak yerine sistem içi düşünme, sistem içi kalma hatasına düştük. Kürt özgürlük hareketi ile buluşamadık, dolayısıyla kendi özgürlüğümüzü talep ederken Kürt hareketinin kendi özgürlüğü için verdiği mücadele ile o süreci bütünleştiremedik. TBKP iki nedenle Anayasa mahkemesi kararı ile kapatıldı. Birincisi isminden dolayı, ikincisi de programındaki Kürt sorununa yaklaşımından dolay. Bunun altını çizmek gerekir. TBKP 1. Kongresinde aldığı kararla, Anayasa mahkemesi kararına karşı hukuki varlığını korumak için Genel merkez olarak varlığını sürdürdü ve il ve ilçe örgütleriyle, tüm gövdesiyle SBP ye katıldı. İkinci olarak da komünist ve işçi hareketinin tarihini gün ışığına çıkararak gelecek kuşaklara taşımak için Tustav in kurulmasına karar verdi.
Bugün açısından, Türkiye önemli bir dönemeçten geçiyor. Cumhuriyet tarihinde sadece komünistler değil, Kürtler de imha ve inkar yaşadılar. 1925’te Şeyh Sait’in 1938’de Seyit Rıza’nın asılmasından beri gelen TC’nin tekçi ulus devlet yaklaşımından dolayı başta Ermeniler olmak üzere farklı ulus ve etnik kimliğe sahip olanlar zülüm gördüler, imha edildiler. Kürtler de bu imha ve inkarı derinden yaşadılar. Ama Kürtler bu imha ve inkara rağmen özel savaş politikalarına rağmen kendi kimlikleri için mücadeleyi sürdürüyorlar.
Kürt halkının bu mücadelesi 1999’da halk önderi Öcalan’ın tutsak edilmesinden sonra yeni bir paradigmaya evrildi. Demokratik, kadın özgürlükçü, ekolojik ilkelere dayanan ve barışı hedef alan bir noktadan kendini evrensel bir paradigmaya yöneldi. Yani sadece Kürtlerin değil, tüm halkların ezilenlerin özgürlüğü demokratik birliğini sağlamaya yönelik bir çaba içine girdi. Bu nedenle sayın Öcalan’ın özgürlüğü sadece Kürtlerin değil dünyanın bütün halkları için bir anlam kazanmaya başlamıştır. Tıpkı Güney Afrika’da Mandela’nın dünya ezilen halklar açısından taşıdığı değer gibi.
Bugün yeniden devlet ile Öcalan arasında bir müzakere sürecinin başlamış olması, Öcalan’ın paradigmasının gerçekleşmesi bakımından bir imkan sağlamaktadır. Bu nedenle, HDK tarafından başlatılan “Barış İçin Bir Milyon İmza” kampanyasının da barış talebinin toplumsallaşması ve bu barışı sağlayacak olan paradigmayı geliştiren ve devlet tarafından da muhatap alınan Öcalan’ın özgürleşmesi bakımından da önemini belirtmek gerekir. Kürtlerin özgürlüğü ile Türklerin özgürlüğü arasındaki bağın anlaşılması ve her ikisi için de Öcalan’ın oynayacağı rolün kilit önemde olduğunun anlaşılması gerekir. Barışın sağlanabilmesi Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanmasına bağlıdır.
“Bir Milyon İmza” kampanyasının bir benzeri daha önce, 2015 yılında, Öcalan üzerindeki mutlak tecridin kaldırılması, fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle gerçekleştirildi ve on milyon dört yüz otuz bin imza toplandı. Hem Türkiye hem de Kürdistan’da bu imzalar toplandı. Ben de o çalışmada yer almıştım.
Bu imza kampanyası, Türkiye halkları için, Türkiye devrimci güçleri için ne ifade ediyor? Bence birincisi, komünal, demokratik değişim çağdaş değerlerin yeniden yaratılması, sosyalizmin yeniden yükselen değer haline gelmesi için mücadeleyi ifade ediyor. İkincisi, devletçi yaklaşımların aşılarak Kürt halkının özgürlüğünün güvenceye alınmasının bütün bölge halklarının özgürlüğünün sağlanmasının da adımı olacaktır.
İktidarların halkları bölme, birbirine düşürme ve bu şekilde yönetme taktiğine karşı barış talebi, elbette halkların eşit temelde bir arada yaşamını savunmak anlamına geliyor. Bu açıdan imza kampanyasının da böyle bir amacı vardır. Bunu örgütlemeyi hedefliyor. Kampanya kapsamında doğrudan insanlar yüz yüze imza toplayarak Kürt sorunun çözümünün nasıl olacağını, barışın nasıl tesis edileceğinin konuşulması gerçekleştirilmelidir. Bu aynı zamanda halkla buluşmayı ifade etmektedir. Bu bir örgütlenme kampanyası aynı zamanda, mahalle mahalle, ev ev çalışmak ve örgütlenme yapılarak barış anlatılmalıdır. Halkın barışa sahip çıkmasının bir başka yolu da yok.
Bugün süren ama adı tam konmayan sürecin, iktidarın kendi çıkarları için kullanacağı, iktidarını devam ettirmek için yaklaşacağı açıktır. Buna karşı Kürt halkının barış mücadelesinin savaşın son bulması ve gerçek bir demokratikleşme istediklerinin Türk halkına anlatılması son derece kritik bir görevdir. Bunda Tarihsel TKP’nin, komünistlerin bütün deneyimleriyle katkı sunması çok değerlidir.
Ne olursa olsun Barış da ısrar etmeliyiz. Sayın Abdullah Öcalan'ın demokratik çözüm , demokratik Türkiye ve demokratik cumhuriyet için başlattığı süreci tüm gücümüzle kazanmak ve inşa etmek için mücadele etmeliyiz. Barışı yok etmek isteyen tüm provakatif girişimleri boşa çıkarmalıyız. Barış tüm halkların, inançların, kadınların, gençlerin, ezilenlerin özgürleşmesidir Barış Ortadoğu ve dünya halklarının kardeşliği ve özgürlüğüdür. Toplumsal Barış için daha çok mücadele etmeliyiz. BARIŞ MÜMKÜN, Barış Hemen Şimdi. 21/02/2025
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
7.02.2026
4.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
23.01.2026
20.01.2026
18.01.2026