Mehmet ALTAN
Turnusol kâğıdı kimyada kullanılan ayıraçlardandır. Çözeltilerdeki asit ve bazları ayırt etmekte kullanılır.
Asitle temas ettiğinde kırmızı, bazla temas ettiğinde mavi renk verir.
xxxxxxx
Türkiye’de de “demokrasi” ve “demokratikleşme”, turnusol kâğıdı gibi oldu.
“Demokrasi” ve “demokratikleşme” hedefi,
“Siyasal İslamcılar, askerî vesayetçiler, ulusalcı faşistler, kripto Ergenekoncularla” temas ettiğinde derhal kırmızı renk veriyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik, demokratik eleştiri boyutlarını çok aşan abartılı düşmanlığı biraz da böyle değerlendirmek gerekiyor galiba…
xxxxxx
Türkiye’nin çürüyerek yozlaşmasının tek nedeni var… Bu ülke yüz yıldır Cumhuriyeti demokratikleştiremedi… Daha doğrusu demokratikleştirmedi…
Kemal Kılıçdaroğlu, bu temel soruna teşhis koyarak “Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmayı” vaat etti.
xxxxxxx
Devletin “hukuk dışına” çıkarak helak ettiği insanlarla “helalleşme” çağrısı yaptı.
Demokratik bir üslupla toplumun çoğunluğuna hitap etti. Çok farklı kesimleri bir masa etrafında topladı. Otoriter bir anlayışa karşı yığınsal bir ittifaka öncülük etti.
xxxxxx
Ayrıca Kılıçdaroğlu, din, ırk ve mezhep üzerinden siyaset yaparak siyasal rant peşinde koşan siyasetin ağır bir tabusunu, “Ben Aleviyim” diyerek kırdı…
xxxxxxx
Kapıları kapatılamayan cehennemdeki soygun bilançosunu çıkardı…
Bizim vergilerimizden 418 milyar dolar çalındığını defalarca vurguladı.
“418 milyar dolar ile ilgili çok kararlı olduğumun tekrar altını çizmek isterim. Her kuruşu bu milletin insanlarına geri verilecek. Kim olduğunuz, nasıl düşündüğünüz, kime oy verdiğinizin hiçbir önemi yok; bu para sizin, hakkınızı alacaksınız”dedi.
xxxxxxx
Demokratik Cumhuriyet hedefiyle kanlı bıçaklı olanların adreslerini verdi:
“Mafyalar, yolsuzlar, 5’li çeteler, çantacılar, örgütler, uyuşturucu baronları, komisyoncular, soysuzlar… ‘’
Ve onlara seslendi:
“Size sesleniyorum, hepinizin canı cehenneme! Her tarafı lağım kokusu sardı. Bu devleti sizden temizleyeceğiz. Pirüpak bir ülke bırakacağım gençlere. Mirasım bu olacak.”
xxxxxx
Böyle bir hedef ve programla, vurucu ve sert bir söylemle Kemal Kılıçdaroğlu 2. turda 25 milyon 504 bin 724 oy aldı.
Bu, toplam oyların yüzde 47.82’sine denk gelmekte…
xxxxxx
Kılıçdaroğlu’nu eleştirmek istiyorsanız, 12 Eylül hukukunun mirası olan siyasal sistemin CHP boyutuna düşen kısmını demokratikleştirmediğini söyleyebilirsiniz.
Delege yerine üyelerin hakimiyetinin, ön seçimin, dar bölge sisteminin peşine düşmedi. Halkın doğrudan siyasetin parçası olacağı bir tazelenmeyi yeterince gündemine almadı.
Hep eski ekiplerle çalışıp kan tazelemesi yapmadı…
Seçime kariyer planı ile meşgul belediye başkanlarıyla gitti… Kendini onlara emanet etti.
Meclis grubunu hedefleriyle uygun yeni milletvekilleriyle tazelemedi.
İkinci turda savruldu, HDP konusunda daha yürekli bir siyaseti tercih etmedi…
Irkçılığa prim verdi.
Bunların hepsi hatta belki daha fazlası makul bir üslupla ve düşmanlaşmayan bir anlayışla söylenebilir.
xxxxxx
Ancak bütün bu savrulmalara rağmen asla unutulmaması gereken… Kılıçdaroğlu, demokratik cumhuriyeti hedef gösteren, bunu unutturmayan bir lider.
Bir kesim, “Mafyaların, yolsuzların, 5’li çetelerin, çantacıların, örgütlerin, uyuşturucu baronlarının, komisyoncuların, soysuzların” rövanşını almak için Kılıçdaroğlu’na karşı…
Diğerleri, CHP’yi “Ulusalcı faşizme, Ergenekonculuğa, askeri vesayet” çizgisine çekmek için aşırı gayret içinde…
xxxxxxx
Kılıçdaroğlu’nun koltuğuna göz dikenler “değişimin önünü” açmaktan söz ediyorlar…
“Değişim” talebinin içeriğini açıkça tanımlamalılar…
Hedeflerini somut ve net hale getirmeliler…
Çürümüş siyaset kurumunu nasıl demokratikleştireceklerini anlatmalılar.
xxxxxxx
Türkiye’de değişimin önündeki en büyük engel çürüyen siyaset kurumu… Gerçeklerle bağı tamamen kopmuş durumda…
Profesyonelleşmiş siyaset esnafının tek amacı var, bir kez daha seçilmek.
Bunu engelleyip siyaseti halkın refah ve özgürlüğünü gerçekleştirecek bir kuruma dönüştürmek ise siyaset kurumunu demokratikleştirmekten geçmekte…
Görünen o ki kimsenin böyle bir niyeti yok, amaç kariyer planında pozisyon yükseltmek.
xxxxxxx
Tersi olsa, demokratik ülkelerde demokratik siyasetin yapılmasına imkân veren yapılar da konuşulur…
Örneğin, Fransa’da siyasi partiler yasası yok, ön seçime bütün seçmenler katılabiliyor. Bunları anlatan birileri var mı?
Değişimin önü açılacak ise bu, siyaset kurumunun demokratikleştirilmesiyle olacak…
xxxxxxx
Bu hedefleri netleştirmeden, kamuoyunu, 25 milyon seçmeni ve Kılıçdaroğlu’na oy vermeyen diğerlerini, bu konulara ve çözümlere paydaş yapmadan nasıl bir değişim olacak?
Olsa olsa Kemal Kılıçdaroğlu’ndan öç almak isteyenlerin ekmeğine yağ sürülecek.
xxxxxxx
Türkiye’de at izi it izine fena karıştı…
Kim kimdir, kim hangi amacın peşindedir, kim siyasetin yönünü nereye çevirmek istiyor, belli değil.
Kemal Kılıçdaroğlu’na düşmanlığın fazlaca arttığı bu yeni dönemde uyanık olmakta fayda var…
Haklı eleştirileri dikkate alırken, “cumhuriyeti demokratikleştirme” vurgusu yapan tek liderin hedefe konularak siyaset sahnesinin dışına itilmek istenmesinin nedenlerini de iyi görmek gerekir.
Kılıçdaroğlu’nu eleştirenlerin neyi eleştirdiğine dikkatle bakın…
Son turda ırkçılarla işbirliği yapmasını, HDP’ye yeterince sahip çıkmamasını, partiyi demokratikleştirememesini mi eleştiriyorlar?
Yoksa onun siyasetinin eksenine koyduğu “cumhuriyetin demokratikleştirmesi hedefine yönelik açılım” fikrine mi karşılar?
Bu konuda kimin neyi eleştirdiği, siyasetin “turnusol” kağıdıdır bence.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025