Mehmet ALTAN
Selahattin Demirtaş’ın da önemli bir partinin genel başkanı olarak ‘iç savaş’ tehlikesine dikkat çekip, herkesi uyardığını görünce bir kez daha ürperdim.
Demirtaş, içinde kaybolmaya başladığımız ve her gün ölüm haberleriyle sarsıldığımız sürecin kontrol edilemeyecek bir noktaya doğru taşındığını şu sözlerle ifade ediyordu:
“İşte bu şekilde kamplaşma kutuplaşma sonrasında bir kıvılcım bir bakarsınız ki hiçbirimizin hesap etmediği, hiçbirimizin öngörmediği bir yerden bir kıvılcım, hiç kimsenin durduramayacağı bir iç savaş başlatır Allah korusun.”
***
Ürpermemin birçok nedeni var, ilki Türkiye’nin içine düştüğü durum…
İkincisi, siyasi parti temsilcilerinin bile sürecin vahameti karşısında çaresizleşmeye başlaması…
Üçüncüsü, çoktandır var olan bu korkunç tehlikeye siyasal iktidarın hiç aldırmayıp adeta bundan nemalanmaya çalışması.
***
‘Siyasal iktidarın aldırmayıp adeta bundan nemalanmaya çalışmasının’ nelere yol açacağını, 29 Nisan-2 Mayıs 2014 tarihleri arasında T24 haber sitesine yazdığım dört yazıda anlatmaya çalışmıştım.
İlk yazının başlığı ‘iç savaşın kanlı cehenneminden geçmeden’ idi…
***
Demirtaş’ın da dillendirdiği o çok korkutucu ‘iç savaşın’ karanlık gölgesi daha o zamanlardan büyümeye başlamıştı.
O yazıların tümünü özetlemeyeceğim ama ‘ya çatışmalarla parçalanma ya demokratikleşme…’ başlıklı son yazıdan bir bölümü, derdimize ve korkularımıza derman olabileceği düşüncesiyle anımsatacağım:
“Böyle keskin bir şekilde bölünen ülke yönetilemez, istikrar sağlayamaz, zenginlik üretemez. Bundan sonrası tepe aşağı gitmektir.
Eğer ısrarla eski Kemalist sistem İslamcı bir sosla harmanlanarak sürdürülürse, mesele eskiden olduğu gibi ‘bir devlete sahip’ olma kavgasına çevrilirse, bu kavga ülkeyi iç savaşın da ihtimal dâhilinde olduğu bir kaosa götürür.
Ortada böyle bir nefret ve bölünme varken, bu yapıyı ‘eski usul’ Kemalizm’le ve demokrasi dışı bir yapıyla götürmek imkânsızdır. Israr sürerse, dindar Kemalizm’le birlikte Türkiye de çöker.
Bunu önlemenin yolu, yapıyı değiştirmek, demokrasiyi hiç tanımamış Birinci Cumhuriyet’in yerine ‘demokrasiyi kabullenmiş, herkesi eşit gören, devletin rant merkezi olmaktan çıkartacak, hukuku sağlam bir şekilde yerleştirecek’ yeni bir devlet ve toplum oluşturmak.
Bunu yapabilmek için iki büyük şansımız var.
Birincisi, bunu yapmamanın bedelinin çok ağır olması. Bu bedel, toplumun büyük bir çatışmaya girmesi, kavganın devlet etrafında dönmesi ve bunun herkesi kavgaya heveslendirmesi.
Bu gerçeği görebilirsek, başımıza ne geleceğini kestirebilirsek, belanın büyüklüğü bütün toplumu değişime ikna eder. Buradaki en önemli sorun, gerçeği geri dönüşü olmayan noktayı geçmeden görmek.
İkincisi, bunu gerçekleştirmiş ve demokratik bir sistem kurmuş olan toplumlar bulunması. Ne yapmamız gerektiğini, nasıl yapmamız gerektiğini öğreneceğimiz toplumlar bunlar.”
***
Nereye doğru gittiğimiz artık iyice belirginleşiyor.
Ülkeyi bir barut fıçısının üstüne oturtan iktidar, fıçının etrafında elinde meşalelerle ateş dansı yapıyor.
Demokrasi ve hukuk için hep birlikte el ele verip bu iktidarı yeniden hukukun ve aklın içine çekilmeye zorlamazsak, bu iktidar, içindeki milyonlarca insanla birlikte bu ülkeyi yakacak.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
7.01.2026
6.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
26.12.2025
27.11.2025
25.09.2025
17.09.2025
10.09.2025