Mehmet ALTAN
Dün dünyanın tek gündemi vardı...
Tüm gözler, hafta sonunda bir araya gelen AB devlet ve hükümet başkanlarının Brüksel’de bir kez daha toplanarak borç krizinin yayılmasına çözüm arayışlarına kilitlenmişti...
Sadece bu konuyu konuşup, merakla toplantı sonuçlarını beklediler...
Bizde de Bankası Başkanı Erdem Başçı, TL’nin aşırı değer kaybıyla enflasyonun yükselmesine izin vermeyeceklerini belirterek bir dizi önlem açıkladı. Başçı’nın açıklamaları sonrası dolar 1,75’e inerken, faiz yüzde 10’u aştı ama bu gelişme toplumsal gündemde ‘depremin’ önüne geçemedi...
Meclisteki terör toplantısı da gölgede kaldı...
Kısacası, bizim de dün itibariyle tek gündemimiz vardı, o da depremdi...
***
Aslında büyük acılara mal olan deprem, adeta son zamanlarda ölçüsü iyice kaçan abartılı övünme ve ölçüsüz şişinme noktasında topluma canımızı çok yakan bir ayar verdi; ağır bir tokat atarak ne olup olmadığımızı fotoğraflayıverdi...
Tüm Türkiye’nin gönüllü bir şekilde canla başla dayanışma içine girdiği Van’daki Depremde hırsızlık nedeniyle yıkılar binalar ile organizasyon ve koordinasyon kalitesinin yetersizliği yoruma yer bırakmayacak kadar net...
***
‘Organizasyon ve koordinasyon kalitesi’ yerine kestirmeden ‘devlet kalitesi’ de diyebilirsiniz...
Örneğin, insanlarımızı boş yere taammüden öldürdüğümüz Van Depremi bugüne kadar hala deprem envanterini çıkarmamış olduğumuzu hatırlatmakla kalmadı, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulların yüzde 10’luk bir oranının sağlam olduğunu da yüzümüze çarptı...
Bu arada okulların yüzde 12’sinin güçlendirilmesine imkân olmadığını, yüzde 64’ünün öncelikli olarak güçlendirilmesi gerektiğini öğrendik...
Kısacası çocuklarımız her an Azrail’le kucak kucağa oturmakta...
***
Hırsız müteahhit-siyasetçi-bürokrat üçgeninin eseri olan Van’daki hazin ve ağır tablo yetmezmiş gibi, televizyon ekranlarından aynı vahamette bir başka skandala daha şahit olduk...
Depremin dümdüz ettiği ş’e bağlı Çelebibağ beldesindeki 13 yıl önce yapılan afet evlerinin fay hattı üzerine kurulduğu ortaya çıktı... Aslında olup biteni fazla lafa yer bırakmadan kestirmeden özetleyen bir örnek bu...
‘Fay hattı üzerinde afet evleri’, 88’inci yıldönümünü kutlayacağımız Cumhuriyet’in karikatürü gibi...
***
Neyse ki...
Başbakan Erdoğan
Başbakan’ın konuşmasının o bölümü şöyleydi:
“Enkaza baktığınızda, malzemenin ne kadar kalitesiz olduğunu, o betonun adeta kuma dönüştüğünü, zemin kattaki beton blokların zayıflığından ya da kaldırılmasından bütün bir binanın ve içindekilerin acı fatura ödediğini görüyorsunuz.
Belediyeler de müteahhitler de denetim elemanları da bu ihmallerin cinayetle eşanlamlı olduğunu artık görmek durumundadır.”
***
Çok güç gözükmekle birlikte, eğer Van Depremi’ni çıplak bir şekilde sorgulayacak bir irade oluşabilir ise 2002 yılında AB’ye uyumlu olmak için çıkarıldığı halde, siyasetin finansmanı için yirmi kez değiştirilerek delik deşik edilen Kamu İhale Yasası’nda demir atacaktır...
Müteahhitler siyaseti finanse ettikçe, siyaset de müteahhide devlet ihalesi verdikçe, Türkiye’deki depremlerde halkın katledilmesi önlenemez...
Halk kendi kaderine bu bilinçle sahip çıkar mı çıkmaz mı bilinmez ama çıkmadıkça bulunmaz kurtaracak bu bahtı kara maderini...
Sadece ölür ve gene ölürüz...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- “Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” …
16.01.2026 - MADURO 2014
7.01.2026 - Bir Yanım Venezuela Bir Yanım Silikon Vadisi
6.01.2026 - Gezi Olayları, 17-25 Aralık, Ahmet Kaya…
5.01.2026 - “Mikroçipler, 21. yüzyılın petrolü” mü?
3.01.2026 - 100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu?
26.12.2025 - Basın Tarihi (7): Simit
27.11.2025 - Alev rengi hüznüyle sonbahar…
25.09.2025 - Basın Tarihi: “Al sana misilleme”…
17.09.2025 - Basın Tarihi: Çözüm sürecinin yargı bacağı
10.09.2025
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























mehmet özdemir
MADEM DUYARLILK Yildiray Ogur`a sunu sormak lazim: Madem Cengiz Candar`in Orhan Miroglu`na (hain) demesine duyarlilik gösterip elestiriyorsunuz (hakli olarak),ama ayni Miroglu`nun "Altan ailesi PKK `ye hizmet ediyor" demesine neden ayni duyarliligi göstermeyip susmayi tercih ettiniz? Hem de icerden (gazeteden),Altan`i taniyan birisi olarak. Yoksa siz de mi öyle düsünüyordunuz acaba? Öyle düsünüyorsaniz onu da cesurca söyleyebilmeniz lazim degil miydi? tsk.
Hikmet Pala
Yukarıdaki saldırı ibret-i alemdir! Yazarın kullandığı her bir hakaret, çamur, saldırı ayrı ayrı cevaplandırılabilir ama önünde sonunda indirgendiği tek nokta şu: A. Kekeç, H. Genç ve S. Tunanın Taraftaki ve bizim hak etmediğimiz versiyonu. Aynı geğirmeleri daha kibarca yazıyor olması, onların hazımsızlık kaynaklı mide gurultusu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Evet, Taraf, yönetim değişikliği ile biraz yumuşadı, ama bu resmen pespayelik! Neşe Düzel-Özbudun söyleşisi jetonu hiç düşmemiş!