Mehmet BARANSU
Abdullah Öcalan’ın İmralı’da devlet ve BDP’li heyetle yaptığı görüşme notlarının Milliyet gazetesinde yayımlanması, bazılarının yüzündeki makyajı akıtmaya başladı.
Suç da suçlu da yapılan kirli pazarlık da ortadayken birileri yine durumdan vazife çıkarıp, görünen gerçeği gizlemek için var gücüyle çalışıyor. Yeni “suçlular” hedefe kondu. Kim sızdırdı sesleri arasında “vatan hainleri”, “alçaklar” aranıyor.
İnsan soramadan edemiyor.
“Ortada doğru giden bir süreç varsa bu panik neden?”
Öncelikli şunu vurgulayalım.
Milliyet gazetesi ve Namık Durukan’ın haberi bir gazetecilik başarısıdır.
Uzun yıllardır medyamızda gazetecilik unutuldu, unutturuldu. Taraf, işte böyle bir ortamda tarihe geçecek işlere imza attı. İftiralara, karalamalara aldırış etmeden, bildiği yolda, cesurca yayım yaptı. Eğilmeden, bükülmeden.
O zaman da birileri bizlere gazetecilik dersi vermeye çalışıyordu. Kaderin cilvesi, dünün ders verenleri, bugün yaptıklarının gazetecilik olduğunu anlatmak için dil döküyorlar. Dün yapılan da bugün olan da gazetecilikti.
Dün asker ve zinde kuvvetler ders verirken, bugün siyasetçiler benzer yöntemi araç edinmişti. Her eleştiri, her yorum “karanlık operasyon, tuzak, provokasyon, sabotaj” kelimelerini beraberinde getirdi. Bununla da yetinilmedi. Muhatapların kalemleri bir çırpıda kırıldı.
İmralı notlarının ortaya çıkardığı gerçek...
Bu kısa hatırlatmadan sonra gelelim esas konumuza. İmralı notlarının ortaya çıkardığı gerçeğe...
Önceki gün iktidarıyla, medyasıyla, siyasetçisiyle, MİT’iyle “beni bile yalanlarına inandıracaklardı” dedim.
Son aylarda söylenenlere, medyaya yansıyanlara, yazılanlara bakın. Öcalan’ın kendileri gibi“muhafazakâr” olduğunu vurgulamak için “namaz” kılmasından, nasıl bir barış güvercini olduğuna bir dizi gerçek operasyon yapıldı. Amaç toplumu buna inandırmaktı. Milliydi, bizdendi.
Barışın yol haritasının belirlendiği, mutabakatların yapıldığı bile yazıldı, söylendi. “Silahlar bırakılacak, 10 gün içinde örgüt sınır dışına çıkacak” dendi. Bu olmayınca bu kez yenileri devreye girdi; “Mart ayında sınır dışına çıkılacak, Nevruz’da bu iş kesin, mayıs ayında ülkede bir tek silahlı PKK’lı kalmayacak.”
Bu da olmadı. Bu kez... “15 ağustosta karar kılındı. Silahlara elveda.”
Ta ki Milliyet gazetesinin İmralı görüşmelerini yayımlamasına kadar. Kamuoyundan gerçeklerin saklandığı ortaya çıktı. Ortada ne bir mutabakat ne de barış umudu vardı. Medyadaki haberlerin neredeyse tamamı yalandı. Siyasetçiler doğru konuşmamıştı. Kral çıplak değil, çırılçıplaktı. Milliyet iki sayfasında bu çıplaklığı resmetmişti.
İşte bu kadar bağrışın, tantananın, kızgınlığın nedeni bu. Gerçeğin “nü” şekli birilerini kızdırmakla kalmamış, suçlu arama telaşına girmişlerdi.
Öcalan’ın söylediklerine kimse yalan diyemiyor. Denen; “Bunlar yok hükmündedir, bizdeki metinler biraz farklı. Olana değil, sızdırana bakalım. Sızdıranın amacı daha önemli.”
Sizi bilmem ama ben durumu gerçeğin saklanma telaşı olarak yorumluyorum. Kimsenin silahı bırakmaya niyeti olmadığı gibi “barış” kelimesi araç olarak kullanılmaktan öteye gitmiyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Milliyet gazetesinin “gazetecilik başarısı”ndan sonra İmralı’yı, binlerce masum insanın öldürülmesini unutup, medyada “vatan haini” aramaya başladı:
“Medya üzerinden yapılan karanlık operasyonlara, medya üzerinden kurulan tuzaklara itibar etmeyin. Bunlar sizin karşınıza dedikoduyla, söylentiyle, sabotajla, provokasyonla, medya operasyonuyla çıkıyor. Eğer bu ülkeye, bu millete zerre kadar sevdanız varsa şu çözüm sürecine katkıda bulunmak istiyorsanız, böyle bir haberi atamazsınız, atmamanız gerekirdi.
Attıkları başlıklarla gazetecilik yapıyorlarmış, böyle gazetecilik yapacaksan batsın böyle gazetecilik. Bu çözüm sürecinde kim bu süreci baltalamak istiyorsa o benim de milletimin de karşısındadır. Biz onlarla iktidar olmadık, onlara rağmen milletimiz bizi iktidar yaptı. Milletim böyle diyorsa milletin dediği doğru onların köşelerindeki yazılar değil.”
Başbakan kızdıkça kimyası bozuluyor. Kendisine sormak gerekli. Çözüm sürecini baltalayanlar o notlarda yazılanlar, konuşulanlar mı yoksa bunu kamuoyuyla paylaşanlar mı? Ortada bir provokasyon varsa bunu kendinize, MİT’e ve muhataplarınıza sormanız gerekmez mi?
AK Parti ve hükümet her ortamda aldıkları yüzde elli oya vurgu yapıyor. Bu da çok fazla hata yapmalarına neden oluyor. “Bu millet bize mecbur, alternatifimiz yok. Ne yaparsak kabul ederler” mantığı, kamuoyunda partiyi de politikalarını da tartışılır kılıyor. Başkanlık sitemini getirmek için örgütle yapılan pazarlığın ortaya çıkması da iktidarı sinirlendiriyor. Sanırım şunu unutmamak gerekli. Hedefe giderken her yol her zaman mubah olmuyor. İmralı notlarının ortaya çıkma ihtimalini de akılda tutmak gerekli.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015