Mehmet Ocaktan
Sistem meselesine İslam’ın ‘değişim’ gerçeğini dikkate alan bir din olduğu tespitinden hareketle bakmaya çalışırsak, sanırım daha doğru bir adım atmış oluruz. Dinin siyasi ve idari meseleleri insana bırakması da bu temel gerçeğin bir tezahürüdür aslında. İslam’ın ilk dönem uygulamalarından sonraki aşamalarda, Müslümanların bu gerçeği anlamak istememeleri ve sorumluluktan kaçmaları yüzünden Müslümanlara yaraşır bir siyaset teorisi üretmeyi başaramamışlardır.
İslam tarihine baktığımızda; Şia’nın yönetim işini Allah’a havale ettiğini, Ehl- Sünnet’in ise Dört Halife Dönemini esas alarak Hilafeti odak aldığını görürüz. Ancak sonrasında özellikle Emevi ve Abbasi yönetimleri döneminde güç ile elde edilen yönetimler tarafından din ideolojik bir araç olarak kullanılmıştır.
Açıkçası, “İslam’da din adamı sınıfı olmadığı” gerçeğine dayanılarak Müslüman toplumlarda ‘teokratik’ yönetim modeli olmadığı kanaati yaygın olmakla birlikte, halifenin yeryüzünde Allah’ın iradesinin temsilcisi olduğu fikri, çok net bir şekilde teokrasi benzeri bir yönetim zihniyetine işaret etmektedir. Teokrasinin din istismarına dayanan bir rejim olduğu dikkate alındığında, Dört Halife Dönemi hariç, bütün saltanat dönemlerinde sultanların güç ile elde ettikleri iktidarlarını korumak ve devam ettirmek için dini araç olarak kullandıkları görülecektir.
Müslüman dünyada yüzyıllar içinde yaşanan tarihi tecrübeler böyledir ama, İslam’da esas olan adaletin sağlanmasıdır. Ve dinin temel esaslarına göre, kim hangi makam ve mevkide olursa olsun yegane üstünlük ölçüsü, ilim ve takvadır. Hz. Peygamber’in bile işleri danışarak yürüttüğü dikkate alındığında, devlet yönetiminin tek kişide toplanmasını bizzat peygamberin oluşturduğu örnekle izah etmek pek mümkün değildir.
Dolayısıyla, bir rahmet dini olan İslam’ın evrensel mesajının Müslümanlara yüklediği sorumluluk açıktır; Müslümanlar insanların insanca yaşayabilmesi ve yaratılışlarından gelen özgürlüklerini rahatça kullanabilmelerini sağlayacak, adaletin hakim olduğu ahlaki bir toplum oluşturmak zorundadırlar.
Kur’an’ın evrensel ilkeleri doğrultusunda söylemek gerekirse, dinin istediği; sosyal değişim olgusunu dikkate alan insani bir sistemdir. Siyasi sistemin adı ne olursa olsun İslami anlayışa uygun olan, adaletin sağlanması ve özgürlüklerin teminat altına alınmasıdır.
Bu perspektiften bakıldığında, modern dünyada İslam’ın evrensel ilkelerinin, demokrasinin ilkeleriyle çeliştiğini söylemek mümkün değildir. Ayrıca unutmayalım ki ‘iman kardeşliği’ üzerine bina edilmiş olan müminler topluluğunda gayrimüslimler de dahil herkes Allah ve Rasülü’nün koruması ve güvencesi altındadır.
Prof. Dr. İlhami Güler, “İslam siyasi düşüncesinin teo-politik ve tarihi yapısal sorunları” adlı makalesinde, insanı Tanrı’dan/dinden, tabiattan/çevreden, tarihten/gelenekten ve nihayet toplumdan koparan liberal/ kapitalist toplum projesinin karşıtı olarak İslam toplumunun siyaset düzeyinde belirlediği ilkelerin bazıları şöyle:
1-Zulüm ve baskı yerine adalet ve özgürlük.
2-Ekonominin ve teknolojinin tiranlığı yerine sözün ve idealin/umudun/ ütopyanın yaratıcılığına dayanan siyasetin önceliği.
3-Siyasal faaliyetin Machiavelli’nin teorileştirdiği gibi ne pahasına olursa olsun ‘çıkar’ veya ‘başarı’ maksimi yerine; Davut, Süleyman, Aristo ve Muhammed’in teorileştirdiği gibi en yüksek insani/ahlaki faaliyet olarak görülmesi: “Tanrı insanın elinin dolu olup olmadığına bakmaz, Tanrı insanın elinin temiz olup olmadığına bakar.”
4-Siyaset, bir tanımı ile dost ve düşman (biz ve öteki) ayrımı yapmak ise; bu ayrımın kriteri olarak çıkar, ırk, dil, inanç/din ve toprağı değil, ahlakı (adalet ve zulüm) benimsemek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025