Mehmet Ocaktan
Siyasetin normal akışı içinde seyretmesinden rahatsız olan kesimler, bir takım ‘siyaset mühendisliği’ projeleri üzerinden sonuç almak için kirli bir siyaset iklimi oluşturuyorlar.
Bunun en son örneği İYİ Parti milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Meral Akşener’e hakaret eden şehit gencin ağabeyine yönelik Çirkin küfrü… Vicdan sahibi hiçbir insanın böyle bir küfrü kabul etmesi, hoş görmesi asla kabul edilemez. Nitekim Akşener olaya müdahale etmiş ve Türkkan’ı görevinden almıştır. Bu çerçevede dün grup toplantısında konuşan Akşener’in şu sözlerini özellikle Cumhur İttifakı bileşenlerinin dikkatle okumasında yarar var: “Evet Lütfü Türkkan bir hata yaptı ama olgunluk gösterip çıktı açık açık özür diledi, sorumluluğunu aldı. Teröristleri devletin televizyonuna çıkarıp konuşturanlar bize şehitlerimiz üzerinden ahkam kesemez.”
Evet milletvekilinin bu tavrını eleştirebiliriz, herkes de eleştiriyor zaten. Ancak bu durum, siyasette yaşadığımız kirliliği temize çekmeye yetmiyor. Mesela Cumhur İttifakı’nın bileşenleri “İşte şimdi muhalefeti suçüstü yakaladık, bunlar gençlerimizi şehit edenlerle aynı saftalar” gibi hakkaniyetle ve vicdanla izah edilemeyecek bir slogan siyaseti yürütüyorlar.
Bu öylesine bir kampanya ki şehitlerimiz üzerinden iktidar mücadelesi sürdürmeyi göze alacak kadar kirli. Oysa Türk siyasetinin son 30-40 yılında siyasi aktörler, neredeyse her seçim öncesi şehit ticareti yaptılar ama sonunda kimse kazanmadı, sadece Türkiye kaybetti…
Ve sonunda dönüp dolaşıp Türkiye’yi aynı kabus siyasetine mahkum ediyoruz.
Şimdi özellikle iktidar etrafında konuşlanan medya bütün muhalefet partilerine karşı kelimenin tam anlamıyla bir cadı avı başlatmış bulunuyor. Demokrasilerin özünü oluşturan ‘muhalefet’ düşüncesini ihanetle eşdeğer görüp şeytanlaştıran bu ilkel medya anlayışı, muhalefeti terörün ve dış güçlerin safında gösterecek kadar akıl ve izandan yoksun bir sefalet tablosu sergiliyor.
Neredeyse her şeyden muhalefeti sorumlu tutan şu ifadeleri nasıl bir vicdanla izah etmek mümkün olabilir ki…
“Durdukları yer, kullandıkları siyasi dil, davranış örnekleri, savundukları tezler, ittifak halinde oldukları yabancı unsurlar, aldıkları talimatlar, Türkiye düşüncelerindeki sakatlıklar bundan daha da ürkütücüdür. Türkiye’yi durdurmak için ABD ve Avrupa’nın hazırladığı büyük projede kendilerine verilen rol.”
Eğer bugün şehit edebiyatı yapan kalemlerde birazcık vicdan olsaydı, yerel seçimleri kazanabilmek için Öcalan’ın mektubunun TRT’de okutulmasına ve yine Öcalan’ın kırmızı bültenle aranan kardeşinin TRT’ye çıkarılmasına karşı çıkar, yeri göğü inletirlerdi. Ama hepimiz biliyoruz ki o günlerde bu kirli görüntüleri görmezden geldiler. Şehitleri ve şehit ailelerini hiç hatırlamadılar. Muhtemelen Öcalan’ın iktidara destek vermesini vatanseverlik olarak görüyorlardı…
Galiba her vesileyle muhalefeti ABD ve Avrupa’nın ‘projesi’ olmakla itham edenlerin zihniyet yapısının analizi açısından bazı noktaların aydınlatılmasında yarar var.
Mesela Rusya İdlip’te 34 askerimizi şehit ettiğinde bu vatansever siyasetçiler, gazeteciler o günlerde neden suskunluğa gömülmüşlerdi? Zira İdlip’te katledilen o gençler de bizim çocuklarımızdı, bizim şehitlerimizdi… O gün Rusya’ya kaşını bile kaldırmaya bile cesaret edilemeyen suskunluğu bir ‘Rusya projesi’nin sonucu olarak mı okumamız gerekiyor?
Aslında demokrasiden nefret eden bu zihniyete karşı sorulacak çok soru var ama bugün değil… Yine de ülkedeki barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyenlerle ilgili birkaç soru sormak gerekiyor.
-İki sene önce Çubuk’taki şehit cenazesinde CHP lideri Kılıçdaroğlu’na saldıran ve sığındığı evi ‘yakın’ diye bağıranlar bir projenin ürünü olabilir mi?
-İY Parti lideri Akşener’e Rize’de hakaret edenler hangi mahfillerin projesiydi acaba?
-Ya sokaklarda milletvekillerini, gazetecileri döven ve hala ellerini-kollarını sallayarak aramızda dolaşanlar, onlar da ‘proje’ olabilir mi?
Bilelim ki sırf iktidar mücadelesi ve üç-beş oy için bütün bir toplumun vicdanını yaralayan bu kirli siyasetin kimseye yararı olmayacaktır.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025