Mehmet TEZKAN
Politika yaparken tutarlık olmak lazım. İçeride de dışarıda da. İlkeli davrandıklarını iddia etseler de AKP iktidarı yıllarında maalesef tutarlı politika göremedik.
Rahmetli Demirel’in ‘dün dürdür, bugün bugündür’ politikasına ‘adamına göre’ tavır boyutunu da eklediler. İkisini harman ettiler.
Tüm bakanlar gibi her konuşmasında Cumhurbaşkanı’ndan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket ettiğini, kararların Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde verildiğini belirten Dışişleri Bakanı demiş ki:
‘Amerika oturuyor, Taliban ile anlaşma imzalıyor, onda sorun yok. Biz görüştüğümüz zaman sorun var. Kendi menfaatlerimiz için herkesle görüşmek lazım Bu onların ideolojisini benimsediğimiz anlamına gelmez’
Doğru söylüyor. Yüzde yüz haklı.
Menfaatlerimiz için herkesle görüşmeliyiz yaklaşımını destekliyorum ama!
Sormadan da edemeyeceğim.
Esad ile neden görüşmüyorsunuz?
Ama o kendi halkını katleden katil.
Taliban değil mi?
Biri katil yönetim diyelim öbürü resmen terör örgütü. Ankara’nın da onayladığı terör örgütü.
Esad’la diyaloğu kesmeseydik, İç savaşın ilk günlerinden itibaren sonlandırmak için çaba sarf etseydik, sınırımızı yol geçen hanına çevirmeseydik…
Belki milyonlarca kişi Suriye’yi terk etmeyecekti.
Belki uzlaşı sağlanacaktı.
Belki iç savaş bu kadar uzun sürmeyecekti.
Belki beş milyona yakın mültecimiz olmayacaktı.
Belki 40 milyar dolardan fazla para harcamayacaktık.
Belki ekonomimiz bu kadar kırılgan olmayacaktı.
Ama… Çavuşoğlu’nun Afganistan için söylediği menfaatlerimizi için herkesle görüşmeliyiz yaklaşımı Suriye’de geçerli olmadı.
Tam Tersini yaptık. Taraf olduk. Esad’ı devirmek için Özgür Suriye Ordusu’nu kurdurduk/destekledik.
Ankara’nın takıntılı politikasının bedelini milletçe ödüyoruz.
Suriye’de böyle de Mısır’da farklı mı?
Sisi darbe yapıp yönetime el koydu diye bütün ilişkimizi kestik. Ne oldu menfaatimiz için herkesle görüşmemiz lazım politikasına!
Mısır’da işlemedi.
Ne diyor Çavuşoğlu; Görüşmemiz onları benimsediğimiz anlamına gelmez
O zaman Şam’la, Kahire’yle neden görüşmediğimizi de izah etsin.
Doğu Akdeniz’de yalnız kaldık. Libya ile yaptığımız anlaşmayı Mısır ile çok rahat yapabilirdik. Menfaatimiz bunu gerektiriyordu.
İlkesel değil, ideolojik sebeplerle Kahire ile yıllarca temas kurmadık. Şimdi Dışişleri Bakanı Kahire ile masaya oturmak için sekiz takla atıyor.
Geçelim Libya’ya…
Madem herkesle görüşmek doğru yol. Hafter ile niye görüşmediniz? Darbeci diye dışladınız.
Libya’da da taraf oldunuz. Taraflarla konuşup iç savaşı sonlandırmanın yolunu arayabilirdik.
Yapmadık.
Ama Afganistan’a gelince politika değişti. Suriye’de, Mısır’da, Libya’da izlediğimiz politikadan oralarda düştüğümüz yanlıştan ders mi çıkardık?
Bu sebeple mi politikamızı revize ettik, yumuşattık. Ülkelerin iç meselelerinde taraf olmaktan artık vaz mı geçiyoruz?
Nerdeeee!..
Keşke öyle olsa! Ankara’nın tavrı tamamen ideolojik.
Ankara, Suriye’de Esad’ın devrilmesini Müslüman Kardeşler hükûmeti kurulmasını istiyordu, bu sebeple taraf oldu.
Mısır’da darbeyle Mursi devrilip Müslüman Kardeşler iktidarına son verilince Ankara General Sisi’ye bayrak açtı. 2013 yılından beri küsüz. Diyalog sıfır.
Ankara, Libya’da BM’nin tanıdığı resmi hükûmet Müslüman Kardeşler ekolünden olduğu için Başbakan Serrac’ı destekledi. Yardım konusunda cömert davrandı.
Üç ülkede de ölçüt Müslüman Kardeşlerdi!
Şimdi diyeceksiniz ki Taliban İhvan değil ki. Düne kadar Kabil hükûmetiyle hareket ederken Ülkeyi silah zoruyla ele geçiren, bir anlamda darbe yapan Taliban’a neden tepki göstermiyoruz?
Dışişleri Bakanı neden ‘Taliban’ın verdiği mesajları olumlu karşılıyoruz’ diyerek çiçek atıyor.
Şundan…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü hatırlatırım. Ne demişti?
‘Türkiye’nin Taliban inancıyla alakalı ters bir yanı yok’
Fark bu: Tamamen ideolojik.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026