Muharrem Sarıkaya
Yurttaşın engellediği darbe girişiminin dördüncü yılı da yine aynı zeminde anıldı…
Ritüelleştirme, yanlı söylem, ötekileştirme, suçlama ve sert eleştiri dili anmanın en önemli unsurlarıydı.
Bu zeminde ilerleyen bir anma kitleler üzerinde ne denli kalıcı olur ya da darbenin gerçek anlamını anlatmada aracılık edebilir?
Siyasilerin konunun aslını bırakıp, detayıyla gün boyu uğraşması, bu işe soyunanların göz ardı edilmesine de yol açmaz mı?
Unutulmamalı ki kandırılmış, devleti ele geçirme hedefi olan veya başka istihbarat örgütlerine maşalık yaparak iç isyana, darbe girişimine yeltenenler de bu ülkenin vatandaşıydı…
Onlar bu topraklara başka yerden gelmedi, burada büyüdü, burada yetişti ve sonuçta böyle bir hain yola teşebbüs etti.
Asıl mesele buna neden olan zemini, iklimi, ortamı ele alıp, gerekçelerini tartışmak yerine, Zizek’in dediği gibi, meseleye “yamuk bakarak” konunun başka yönlerini tartışıyoruz.
Böyle olunca da konuyu topluma mal ederken, darbeyi önleme başarısını ödüllendirmeyi göz ardı ediyoruz.
YANINDAKİNE BAKMADI
Toplumsallaştıramıyoruz…
Oysa bu darbe girişimi sağ, sol, dindar, ateist ayrımı olmaksızın tüm yurttaşların direnişiyle engellendi.
Tankın karşısına veya üstüne çıkıp, darbecileri durdurmak için omuz omuza mücadele verirken yanındaki kişinin kim olduğunu sorgulamadı.
Çünkü bu darbe girişimi diğerlerinden farklı soydan geliyor ve doğrudan kendisini ve demokrasisini hedef alıyordu.
Üstüne ateş açmakla kalmıyor, demokrasinin mabedi, özgürlüğünün simgesi TBMM’yi bombalamaktan da geri durmuyordu...
Farklı soydan geliyor diyorum, çünkü bugün 60 yaşına ulaşmış orta yaş kuşağı için öteki darbelerin hepsi aynı soydan gelmeydi.
İster 27 Mayıs, ister 12 Mart, dilerseniz 12 Eylül olarak ele alın; ya da post modern darbe olarak nitelenen 28 Şubat’ı…
Hepsi aynı soya dayanan darbelerdi, oysa 15 Temmuz’u bunlardan ayıran farklı bir soydan gelmesiydi.
İçinde 15 Temmuz’a kadar olandan farklı olarak din tarafı da vardı, asker, polis, yargı tarafı da bulunuyordu; üstelik başka ülkelerin istihbarat örgütleri de işin içindeydi.
Orta yaş ve üstünün o nedenle bu darbe girişiminin önemini anlaması, ona karşı direnmesi daha farklı oldu.
DİRENİŞİN YAŞ GRUBU
Aradan dört yıl geçmiş olmasına karşın, hâlâ hafızamızda taze olan, yeniden yayınlanmasıyla da unutulanları yeniden hatırlatan o akşamın görüntülerine bakın…
Sokakta bulunan insanlar ağırlıklı daha olgun bir yaşa ulaşmış insanlar; bu demek değil ki gençler yok.
Tabii ki onlar da var, ama video görüntülerinde de sergilendiği gibi direnişin motor gücünü orta yaş grubu oluşturuyor.
Çünkü onlar darbenin, hem de üstüne kurşun sıkanların ihtilal girişiminin ne anlama geldiğini, özgürlüklerini nasıl elinden aldığını, yaşamına, geçimine, ülke ekonomisine ne denli zarar verdiğini geçmişte yaşadıklarından biliyordu...
ÜLKENİN ORTA DİREĞİ
Hanesi gibi, ülkenin de orta direği olarak onu çoğulcu, özgürlükçü bir şekilde ayakta tutmaktan kendini sorumlu hissettiği için sokakta canı pahasına kurşunlara göğsünü siper etmekten geri durmadı.
Onların bulunduğu yerden şöyle bir geriye doğru baktığınızda daha iyi anlaşılır; 1960, 1970, 1980, 1998 ve 2015…
Arada olanları da saymıyorum…
Toplamda 60 yıllık ömrünün neredeyse her 10 yılına bir darbe düşüyor...
Sanılır ki, bu yaştaki insanlar eş, ev, otomobil, gelir elde ettiği için daha temkinli olur.
Mesele geleceği, özgürlüğü, yaşamı ve ülkesi olduğunda demek ki her şeyi bir kenara bırakabiliyormuş.
Çünkü bu yaş grubunda olanlar 3 yaşındaki çocuğun dedesi, 18 yaşında üniversiteye gidecek delikanlının veya 30 yaşında evlenme çağına gelmiş gencin ebeveyni…
Daha ilerisi çalışmaya giden evladından olma 3 yaşındaki torunu gibi, bakmak zorunda olduğu 80 yaşındakilerin de evladı...
Omzunda yük çekeni…
ANMA GÜNÜ ETKİNLİĞİ
O nedenle içindeki bir grubun darbe girişimine karşı direnmekten gözünü esirgemedi…
Yanındakinin kim olduğuna bakmadan demokrasi mücadelesinde ortaklaştı.
O gün onları ortak paydada buluşturan neyse, bugün de onun aynı dinamizmle devam etmesi gerekir.
Ancak o şekilde ortaklaşabiliriz; yoksa belirli ritüeller ve söylemler üzerinden gidersek toplumsallaşmayı kaybederiz…
Kitle hareketinin anma günü etkinliği noktasında kalırız.
Bu da en çok ondan korkanların işine gelir…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.08.2021
26.07.2021
21.07.2021
13.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
12.05.2021
11.05.2021
3.05.2021
28.04.2021