Mümtazer TÜRKÖNE
Benim hayatıma dokundu ve bana farklı bir boyut kazandırdı.
Tanıdığım en müstesna insanlardan biriydi.
“Hatırla Sevgili” dizisinde ülkücü karaktere derinlik kazandırmak için bana müracaat etmişti. Çok uzak bir gezegendi benim için. Dinledim. Samimiyetinden, işindeki ciddiyetinden ve niyetinden etkilendim. Daha çok da vicdanından. Sonra onun telkinleriyle iş büyüdü, senaryo danışmanı olarak bulaştığım iş, diyalog ve öykü yazarlığına, sonra başka dizilerde senaristliğe yükseldi. Kurgular, karakterler üzerinde konuşurken bir sinemacı olmanın ötesinde bir entelektüel ve bu topraklara ait bir insan olarak derdini ve maksadını, sanıyorum anladım.
Pırıltılı, bol ışıklı, egoların uçuştuğu, şöhretin ve paranın insanların başını döndürdüğü bir dünyada Tomris Giritlioğlu olarak kalmanın çok zor bir iş olduğundan emin olabilirsiniz. Sahiciliğin peşindeydi. Zamanın, geçmişin ve toplumun hakikatine saygısı, sevgisi ve bağlılığı vardı. Ayrıntılara sıkışan küçük gerçeklerden etkileyici hikâyeler çıkartmasını ve seyredenleri etkilemesini biliyordu. Mesleğini tutkuyla yaptığına şahidim. Hikâyeyi önce duygularında kendisi yaşıyor, sonra senaryoya ve oyunculara aktarıyor ve nihayet izleyenlere eksiksiz yaşatıyordu. İzleyicinin kuyruğuna takılmış sıradan yapımcılardan değildi. Klişelerden nefret ederdi. Hep denenmeyenin, ama sahici olanın peşindeydi. Zor olana soyunur, seyircinin önce dikkatini çeker sonra ikna eder ve onları kuvvetli bir hikâyenin peşine takıp sürüklerdi. Merak güdüsüne hitap etmekten çok izleyicin duygu dünyası ile anlattığı hikâyedeki zirveler arasında köprüler inşa etmekle meşguldü. Gerçeklerin tepeden tırnağa capcanlı duyguların arasında yeni bir hüviyete büründüğü hikâyelerdi bunlar.
HASSAS TERAZİ
Dönem dizisi yapmak demek tarihi yorumlamak demektir; hem de fırından yeni çıkmış bir simit gibi en sıcak ve taze haliyle. Yukarıdan, çok yukarıdan tarafsız ve adil bir gözle bakar, izleyenleri de bulunduğu yere çıkartır, o bakışın hazzını yaşatarak olayları ve karakterleri önlerine sererdi. Geçmişi eksiksiz o hikâyenin içinde duygusal doyuma ulaşmış bir ruh hali içinde, kurgu ve karakterlerle birlikte siz de yaşardınız. Onun dizilerinde özellikle siyasî olayların anlatıldığı sahneleri hatırlayanlar, kendilerine son derece hassas bir terazinin ve hata yapmayan bir vicdanın eşlik ettiğini teslim edeceklerdir. Benim dahil olduğum “Hatırla Sevgili” ve sonra “Bu Kalp Seni Unutur mu?” dizileri arşivlerde duran canlı kanıtlardır. Ertuğrul Kürkçü, Mustafa Yalçıner gibi solun yaşayan efsaneleri ile bir masanın etrafında senaryo üzerinde tartışırken, onun hakkı teslim eden vicdanına kaç kere şahit oldum. Üstelik Tanpınar hayranıydı.
Geldiği ve içinde yaşadığı sol geleneğe rağmen benim önümde işte bu vicdanla özgürce kalem oynattığım geniş bir alan açmıştı. Bir genç kızın âşık olabileceği hatta sonra evlenebileceği kadar düzgün bir ülkücü karaktere hayat verebilmek sol geleneğin hâkim olduğu o dünya için müthiş bir gelişmeydi. Diziler solun egemenlik alanıydı ve ilk defa Tomris Giritlioğlu sayesinde ülkücüler yapay-plastik karakterler olmaktan çıkmış, sahici bir hayatta nefes alıp verme imkânı bulmuştu. Netice önemli değil: Bunu en zor anlayanlar ülkücüler oldu.
Bendeki asıl etkisi daha derinlere yerleşti. Sıkı bir akademik disiplinden geliyordum. Toplumun ve siyasetin gerçeğinin teorilerde ve tarihsel belgelerde saklandığına inanıyordum. Duygulardan arınmış soğukkanlı bir akılla topluma nüfuz etmek ve teorik bir analizden geçirmek yeterliydi. Tomris hanımla karşılaşana ve onunla birlikte çalışmaya başlayana kadar.
Gerçek aslında karşımıza her zaman bir hikâye şeklinde çıkıyordu. Kant’ın şu meşhur sözüne atıfta bulunuyorum. Şöyle demişti: “Şayet nesnel bir gerçeklik varsa bilinmesi imkânsızdır. Tek bilebildiğimiz kendi oluşturduğumuz gerçekliktir ve o gerçeklik de her zaman bir hikâye biçimini alır.”
VİCDAN NEYDİ?
Tomris hanım işte şu bizim çok acımasız nesnel gerçekliğimizden bir hikâye çıkarmasını ve bu hikâyeyi en sahici haliyle bir dizilerde ve sinemada ete kemiğe büründürmesini çok iyi biliyordu. “Güz sancısı”nı, “Salkım Hanımın Taneleri”ni hatırlayın. Vicdan neydi? Cevap: Varlık Vergisi’ne, 6-7 Eylül olaylarına tam da Tomris Hanımın baktığı yerden bakmak ve olan bitenleri onun gibi ruhunuzda yaşayarak yargılamaktı.
Günlük tüketilen ve hemen unutulan sinema dünyasında “Kalıcı olan nedir?” diye sorarsanız, bu sorunun cevabını Tomris Giritlioğlu’nun geride bıraktıklarına bakmadan vermek mümkün olmayacak. Sinema bölümlerinde en az bir düzine master ve doktora tezini imzasını attığı eserleriyle dolduracağından eminim.
Teşvikiye camiinin avlusunda, son görevini yapmak için gelen kalabalıktan bir diyalog çarptı kulağıma: “Bu kadar seveni olması çok iyi bir insan olduğunu göstermiyor mu?”
Gerçekten iyi bir insandı. Hırsı, tutkusu sanatınaydı. Bu ülkenin insanlığına da çok şey kattı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025