Murat AKSOY
AK Parti’nin özellikle 2011 sonundan itibaren, geride bıraktığı dönemden farklı politika izlemeye başladı. Kimileri AK Parti’nin başından beri böyle olduğunu, bu tarihe kadar takiye yaptıklarını savundu.
Gerçekten öyle mi, bilmiyorum ama benim için aslolan ve öncelikli olan bu dönemde Türkiye’nin demokratikleştirilmesi idi. Bunu siyaseten AK Parti savunduğu için ideolojik olmasa bile siyaseten aynı yerde durduk.
AK Parti’nin bu politikalardan vazgeçtiği andan itibaren de gücümüz ve pozisyonuz çerçevesinde eleştirmeye, mesafe almaya başladık. Bunun maliyeti de işimizden atılmak oldu.
Kimlik muhafazakâr, zihniyet otoriter
AK Parti’nin, hem iç hem de dış politikada aynı anda başlayan değişiminin bugün geldiği yer; muhafazakâr demokrat partiden tabandan tavana gönüllü itaatliği temel alan ataerkillik güçlendikçe parti yönetimi otoriter zihniyete savruldu. AK Parti, bugün kültürel kimlik olarak muhafazakâr ama ideolojik olarak tek adama, tek doğruya, tek kimliğe dayanan otoriter zihniyeti içselleştirmiş muhafazakâr bir parti olarak nitelemek yanlış olmayacaktır.
AK Parti, bu yeni ideolojisini, devletin ekonomik araçları üzerinden yarattığı kaynaklar ile başta medya olmak üzere kültürel, akademik ve ekonomik aktörler üzerinden kurduğu kapalı devre sitem ile meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu kapalı devre sistemin dışında kalanlar ise doğal bir “öteki” ilan edilip sindirilmeye çalışılıyor. Bu süreçte "ötekini" sindirmek için kullanılan araçlar ise “devlet imkanları” ve “medya”.
Yaratılan, bu kapalı devre sistem, siyaseten elde edilmiş demokratik meşruiyet üzerinden “plebiseter çoğunlukçuluk”la hayatın her alanına nüfuz ettirilmeye çalışılıyor.
Beyaz Türklerin yerini AK Partili Türkler aldı
Bizim, “demokratik Türkiye” için kullandığımız “Yeni Türkiye”, AK Parti için özünde AK Partililerin 1. sınıf vatandaş olduğu, AK Partliliğin kamusal alanda sahiplenenlerin yükselebildiği, meşru kabul edildiği bir düzeni ifade ediyor. Bu her alanda böyle. Beyaz Türklerin yerini AK Partili Türkler alıyor.
İktidarın “AK Partililiği” bir üst kimlik olarak topluma empoze etmeye soyunması, otoriter modernleşmenin, muhafazakâr kimlikle tekrarlanmasından başka bir şey değil. Bunun doğal sonucu “öteki” ilan edilenlerin, bu kimliğin dışında kalanların kamusal alandan özel alana itilmesi olacaktır.
Laik devlet mi dediniz?
Yıllardır Türkiye’nin demokratikleşmesinin olmazsa olmazı olarak laikliği vurguladık. Devletin toplumsal farklılıklar, dinler, inançsızlıklar karşısında tarafsızlığını; düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı göstermesi olarak tanımladığımız laikliğin, AK Parti’nin son yıllardaki tercihleri ile iyice uzak bir hayal oldu.
Çünkü, AK Partililik temelindeki Yeni Türkiye, toplumsal mühendislik anlayışına uygun olarak dini, dini görünürlüğü kendi içinden geldiği kültürel kimliğe, dini yoruma uygun biçimde kamusal alanda daha görünür kılıyor. Doğal hali, siyasal tercihlerle bozuyor.
Son başörtüsü düzenlemesi de bu yolda bir adımdır. AK Parti’nin yapmış olduğu son başörtüsü düzenlemesi ile bizatihi devlete, dini bir yorum üzerinden “resmi din” dayatmasıdır.
Seninkisi yasak, bizimkisi serbest
Başörtüsü ortaöğretimin ilk sınıfında serbest bırakılması işte bu anlayışın sonucudur. Bu değişikliğin amacı gerçekten“serbestlik”, “özgürlük” olsa farklı dini inançlara sahip olanlara da aynı serbestliğin, özgürlüğün sağlanması gerekirdi. Din dersleri konusunda Alevilere yönelik zorunluluk ortadayken; bireysel bir tercih olan dövme yasaklanırken; bu düzenlemenin amacının, serbestlik ve özgürlük olduğu konusunda AK Parti’nin toplumu ikna etmesi zordur.
AK Parti, bu değişiklik ile AK Partililik kimliğini, “din” ve “dini semboller” üzerinden kamusallaştırarak siyasal kimliğini pekiştirmeyi hedeflemektedir.
Dinin siyasallaştırılması
Dini görünürlüğü ve dini sembolleri bir kutuplaşma aracı olarak kullanılıyor. AK Parti, kendisine her alanda gelen tepkiler karşısında tabanının din, dini semboller kullanarak yeniden mağdur ilan etmek istiyor. Siyaseten içine düştüğü meşruiyet sorununu, siyaset dışı araçlarla, dini semboller üzerinden konsolide etmeye çalışıyor.
Bu durum, AK Partililik kimliğini sahiplenenlerin de siyaseten normalleşmesini engellemekte ve onları, siyasal tercihleri olan özgür bireylerden, devlete ekonomik olarak bağımlı, itaatkâr bireylere dönüştürmektedir.
Geleceği de kaybediyoruz
Son olarak bu düzenlemenin en acı sonucu da; AK Parti’nin son yıllarda siyaseten tercih ettiği toplumsal kutuplaşmanın, gerilimin ortaöğretime, okullara kadar yayması ve birbirine“hayat tarzı”, “dış görünüş” temelinde uzak olan nesiller yaratmasıdır. Ne yazık ki, AK Parti sadece bugünü değil, geleceğimiz olan genç dimağları da kutuplaştırıcı siyasetinin parçası haline getirmektedir.
Yazık bu ülkeye, gerçekten yazık.
@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018