Murat AKSOY
Uludere, Kürt sorununda milat olabilir mi? Bu konuda hükümet kanadından gelen sinyaller, olumlu gelişmelerin olacağını ve bazı hazırlıkların olduğunu gösteriyor.
Ancak Kürt siyasetinde ne yazık ki herhangi bir ışık yok. BDP, özellikle 12 Haziran seçimlerinden sonra PKK ile mesafeyi "sıfır"a indirerek kendini siyaseten kapatmıştır. Ve bu durumdan kurtulmak için herhangi bir ışık da görülmemektedir.
Bir çok konuda olduğu gibi AK Parti Kürt sorununun çözümünde de yalnız kalmıştır. Şunu kabul etmeliyiz ki, AK Parti, kuruluş tüzüğü ve programından, hükümet programlarına kadar bir çok metinde Kürt sorununun demokratik çözümünü hedefledi. 1 Ağustos 2009'da hayata geçen Demokratik Açılım'dan önce başta TRT Şeş olmak üzere pek çok adım atıldı.
Ve AK Parti, bu demokratikleşme adımlarını, muhalefet baskısı ile değil neredeyse muhalefete rağmen atmıştır. Bu açıdan AK Parti, genel demokratikleşme sürecinde diğer siyasi aktörlerden daha önde. Bu yeterli mi, elbette değil. Daha fazla özgürlük ve demokrasi istiyoruz.
AK Parti'nin diğer partilerden önde olması ona daha fazla sorumluluk yüklüyor. Şu anda herkesin AK Parti'yi eleştirmesinin tek nedeni de bu. AK Parti bugün başta Kürtçe eğitim, öğrenim konusunda, yer isimlerinin iadesi yönünde adımlar atabilir. Hatta TMK ve TCK'da yapılacak bazi değişiklikler bile şu aşamada yeterli olabilir. AK Parti'nin 12 Haziran seçimlerinden sonra değiştirmek zorunda kaldığı terörle mücadele stratejisinin eksiği bu demokratik adımlardır. PKK'ya karşı kazanılan askeri başarılar, atılmayan demokratik adımlar yüzünden "halkın kaybedilmesine yol açıyorsa" bu strateji gözden geçirilmelidir.
ÇÖZÜMÜ KİM İSTEMEDİ?
AK Parti 1 Ağustos 2009'da başlattığı Demokratik Açılım çerçevesinde Kürt siyasi hareketinin neredeyse bütün tarafları ile görüştü. 5 Ağustos 2009'da dönemin DTP Eş Başkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna ile başladı bu trafik. İmralı'da Abdullah Öcalan ile uzun süre görüşüldü. MİT üzerinden Kandil, Avrupa ve KCK temsilcileri ile de uzun soluklu bir görüşme trafiğinin sürdüğü basına yansıyan görüşme notlarından ortaya çıktı.
Bütün bu süreç içinde AK Parti'yi eleştireceğimiz tek nokta BDP (ve kapatılmadan önce DTP) ile daha az görüşmesidir. AK Parti bu süreçte BDP'yi daha fazla muhatap alıp, çözümün ortağı yapabilirdi. Bu süreçte BDP'nin de sürekli olarak "Muhatap biz değiliz İmralı'dır, Kandil'dir" tavrı, partinin çözümün parçası olmaya çok da niyetli olmadığının işaretidir. Kısaca AK Parti'nin çözüm konusunda siyasi olarak hem risk aldığını hem de çaba harcadığı bir gerçektir. AK Parti'ye daha fazla demokratik adım attırmanın yolu, hükümeti siyasi olarak sıkıştırmaktan yani siyasetten geçiyor.
Ancak bu süreci izleyeceği siyasetle daha da derinleştirmesini beklediğimiz BDP ise ne yazık ki siyaseten hiçbir varlık göstermemiştir. Kandil'in stratejisini zaten biliyoruz, çözüme hiç inanmadılar. Oyalandıklarını düşündüler. Onlar Diyarbakır'da, Hakkari'de "Arap Baharı" hayalini kurdular. Atladıkları şey; Arap Baharı'nın sadece meydana çıkmak olmadığıydı. Başarısızlıklarını daha fazla silah sarılarak gidermeye çalıştılar ve çözüm süreci koptu.
Uludere eğer bir milat olacaksa; Aysel Tuğluk'un Kurtuluş Tayiz'e yazdığı mektupta "Devlet ve siyasi iktidarı" esas sorumlu ilan ettikten sonra küçük bir "cümle" olarak ifade ettiği; "... demokratik Kürt siyasetinin ve Kürt hareketinin yanlışları da oldu" özeleştirisinin gereğinin yapılmasıdır.
Tuğluk mektubunda ifade ettiği; "Çözüm devletin ve siyasi iktidarın karar almasına bakar. TMK-TCK ve antidemokratik yasaların değiştirilmesi çözümün başlangıcı, hatta yarısıdır. Vatandaşlık, yerel yönetim hakkı ve anadilde eğitimin anayasal güvencesi diğer yarısıdır" önerileri haklı olabilir. Ama bu haklılık barış için yeterli değildir.
Barışın yolunu açacak, Uludere'yi milat yapacak olan BDP'nin ve Kürt siyasi hareketinin siyasete sahip çıkması, şiddete, silaha ve bunları kullananlara açıkça mesafe alması olacaktır.
Tuğluk mektubunda sürece katkıda bulunmayan medyayı, STK'ları, aydınları "imza almak dışında bir risk, bir rol üstlenmedikleri" için eleştiriyor. Peki sormazlar mı; "Siz Kürt siyasi hareketini temsil eden milletvekilleri; sizler barışa somut katkısı olmayan, siyasi risk almayan mektup ve yazılar yazmak dışında ne yapıyorsunuz?"
Uludere'den sonra Tuğluk ve onun gibilerin daha fazla risk alıp siyasete sahip çıkması gerekiyor. Bunun yolu mektup siyasetinden geçmiyor.
Tuğluk unutmamalı ki, Kürt sorununun çözümü sadece Erdoğan'ı değil, çözüme katkı veren Kürt siyasetçileri de tarihe geçirecek. Tarihe geçmenin yolu "siyasetten" geçiyor, şiddeti haklı görmekten değil.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018