Murat AKSOY
Şu tespitle başlayalım; kendisi tersini söylese de Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı seçilemezse CHP Genel Başkan Adayı olacaktı.
Bundan önce iki kez aday olmuş ve kaybetmiş bir adayın, bu hedefinden kısa sürede vazgeçeceğini kimse beklememeli.
Nitekim seçimi kaybetti ve seçim sürecinde birden çok kez tekrarlamasına rağmen CHP Genel Başkan Adayı olduğunu dolaylı biçimde açıkladı.
İmzalar toplanmaya başladı.
Kurultayın toplanıp toplanmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak.
Ama bu noktadan sonra genel merkezin bu resti görmesi el yükseltmesi zorunludur. Çünkü mesele artık genel merkez için bir güvenoyu meselesidir.
‘UMUT’ OLDU O KADAR
Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde açıkçası benim beklemediğim biçimde kucaklayıcı, Türkiye’ye konuşan, sadece hitabeti ile değil enerjisi ve vaatleri ile de toplumun farklı kesimleri için umut oldu.
Doğan “umut”, İnce’nin kişisel başarısı kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında en güçlü aday olmasının da sonucuydu.
Toplumun belli bir kesimi İnce olmasa dahi onun yerine aday olacak adaya oy vereceklerdi.
Ancak bugün alınan yüzde 30’luk oyu, CHP Genel Başkanlık kozu olarak sunuluyor.
SİYASİ YANLIŞLAR SERİSİ
İnce, adaylık sürecinde gösterdiği siyasi başarıyı ne yazık ki seçimi kaybettikten sonra gösteremedi.
Seçim gecesi sessizliğini unutturmak istercesine seçim sonrası aklına gelen “her şeyi”, “her yerde” söylemeye başladı.
Adaylık sürecinde kazandığı kredinin bir kısmını bu süreçte harcadı.
Oysa açıkça dile getirilmese de, CHP içinden pek çok kişi İnce’nin Kılıçdaroğlu’na rakip ve ardından da genel başkan olacağını, dahası olmasının iyi olacağını düşünüyor.
Ancak İnce, Kılıçdaroğlu ile gerçekleşen aile yemeğinin ertesinde yaptığı açıklamalarla, Erzurum’dan başlattığı ve kısa sürede kestiği “teşekkür” mitingleriyle ve seçim sonuçları hakkında yaptığı açıklamalarla sürekli hata yaptı.
Bu durum parti içinde kendisini destekleyenler tarafından yadırganıyor.
İnce belli ki, Erdoğan karşısında kazanmanın yolunun Erdoğan gibi olmaktan geçtiğini sanıyor, tıpkı cumhurbaşkanı adayı olmadan önce düşündüğü gibi.
SİYASETİ KURUMSALLAŞTIRMAK
Açıkçası ben İnce’nin CHP Genel Başkanı olduğunda, söylem düzleminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taklit edecek bir siyasetçiden başka bir şey göreceğimi ummuyorum.
Bu tespitten, mevcut lider Kemal Kılıçdaroğlu’nun başarılı olduğu sonucu çıkmamalı.
Ancak Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerin odağına; “9 seçim kaybetti, artık gitsin”i oturtmak da tek başına hatalı bir okumadır.
Evet, Kılıçdaroğlu Erdoğan karşısında girdiği seçimlerde iktidar olmadı. Bu konuda söylenecek olan şey başarısızlık karşısında istifayı, Kılıçdaroğlu özelinden çıkarıp, siyaseten kurumsallaştırmaktır. Ki Türkiye’de “istifa” bir müessese değildir.
Burada esas sorun şu; başarının kriteri nedir?
İktidar olmak mı?
CHP’nin oyunun arttırmak mı?
Türkiye siyasetinin normalleşme ve demokratikleşmesine katkı mıdır?
Kılıçdaroğlu iktidar olma konusunda başarısızdır.
Parti oyunu arttırma açısından bakıldığında selefi Deniz Baykal ile kıyaslandığında da başarılıdır. Nitekim Deniz Baykal liderliğinde son girilen seçimde CHP yüzde 20.88 oy almıştır. Son alınan 22.6 ile kıyaslandığında bile Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP oyu daha yüksektir.
Ancak bunlardan daha önemlisi Kılıçdaroğlu, CHP’yi siyasi olarak dönüştürme, CHP algısını değiştirme, CHP’nin tarihsel yükleriyle birlikte klasik tabanı dışında farklı toplumsal kesimlere açma konusunda önemli adımlar atmıştır. Bu yönü ile de Kılıçdaroğlu başarılıdır.
24 Haziran öncesi attığı siyasi adımları bile düşündüğümüzde bu konuda hakkını teslim etmek gerekir.
Kuşkusuz bu olumlu taraflara rağmen Kılıçdaroğlu iktidar olma konusunda başarısızdır. Ki, mevcut koşullarda küçük oy artışları dışında herhangi bir liderin de kısa vadede CHP’yi iktidar yapma konusunda başarılı olma şansı azdır.
Bu açıdan istifayı Kılıçdaroğlu özelinde kişiselleştirmemek gerekir.
Bu konuda yapılacak olan tüzük değişikliği ile dönem sınırı gibi bir değişiklik yapmak ya da siyaseten istifa kültürünü kurumsallaştırmaktır.
KİŞİSEL DEĞİL YAPISAL SORUN
Bu açıdan CHP’de sorun vardır. Ama bu, Kılıçdaroğlu’nun istifası ya da İnce’nin Genel Başkan olmasıyla çözülmeyecek kadar derindir.
Sorun kişisel değil düşünsel, ideolojik ve yapısaldır.
Hele hele Türkiye’nin içine girdiği yeni sistemi düşündüğünüzde parti içindeki kişiselleşen tartışmaların anlamsızlığı daha net görülecektir.
Burada temel sorun, CHP’nin uzun yıllardır ihtiyacı olan düşünsel yenilenme konusundaki cesaretsizliktir. Bu konuda Kılıçdaroğlu’nun sorumluluğu vardır. Kendi başlattığı siyasal dönüşümü, ete kemiğe büründürecek bir düşünsel, ideolojik tartışma ve yenilenmeyi başlatmamıştır.
CHP’deki dönüşümü kendisi ve az insanla sınırlı tutmuştur. Kadro tercihlerinde sürekli olarak dengeci davranmıştır, bu süreci bir anlamda bireyselleştirmiştir.
Bu açıdan toplandığında İnce ya da Kılıçdaroğlu arasında olacak başkanlık seçimi, sonuç ne olursa olsun düşünsel, ideolojik bir yenilenme olmayacak; başkan ve yakın çevresinde toplanan “siyasal güç”, ya korunacak ya el değiştirecektir.
Bu açıdan istenen “küçük iktidar”dır.
Oysa CHP’nin bu koşullarda ihtiyacı radikal bir dönüşümdür.
Siyaseti salon ve sosyal medya siyasetine sıkışmışlıktan kurtaracak, toplumla buluşacak bir siyasallaşmaya ihtiyaç vardır.
Bu yüzden toplandığında kurultayda düşünsel tartışmayı, ideolojik yenilenmeyi, yapısal dönüşümü önceliğine almış 3'üncü hatta 4'üncü aday çıkmalıdır.
Eğer böyle bir yol açılacaksa bunun ön açıcısı da bizatihi Kılıçdaroğlu’nun kendisi olacaktır.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018