Mustafa Karaalioğlu
ABD’nin Suriye’deki askerlerini çekme kararı sadece büyük bir sürpriz değil aynı zamanda küresel dengeler açısından yeni bir dönemin işaretidir. Muhtemelen sadece Trump dönemiyle sınırlı kalacak olsa bile Washington’un dünya jandarmalığı fonksiyonundan birkaç yıl için dahil vazgeçmesi, uluslararası düzende büyük boşluklar bırakacaktır. Suriye dosyasında biraz geri adım attıklarında, yerine Rusya’nın 2012’den beri düzen kurucu olarak nasıl hızla ikame olduğu görüldü. Şimdi ise uçsuz bucaksız bir hareket alanı bırakarak çekiliyorlar.
Bu ani kararın ABD iç siyaseti ve Trump’ın yönetim tarzıyla ilgili boyutları vardır ama konumuz bu değil… Çünkü, Suriye’den çekilme kararı yakın zamanda Türkiye’ye sahada ağır bir sorumluluk yükleme şartını içeriyor. Zaten PYD/YPG operasyonu hazırlıkları başlamışken bundan daha öncelikli olarak IŞİD’in geride kalan güçlerinin temizlenmesi gibi ilave bir misyon ortaya çıkmış bulunuyor. Trump’ın ve devamında Erdoğan’ın açık bir şekilde dile getirdiği gibi IŞİD’le mücadele görevi artık Türkiye’nin omuzlarındadır.
IŞİD’in net olarak bilinmeyen askeri gücü ve yerleşik bulunduğu bölgenin derinliği dikkate alındığında bu önemli bir meseledir. Dahası, şimdiden sonra bu örgütün saha dışındaki bütün eylemleri de Türkiye’nin yeni sorumluluk görevi bağlamında değerlendirilecektir. Beraberinde ABD içindeki çekilme kararına muhalif gruplarla dünyadaki müttefikleri de yeni eylemler yapılacak olursa bunu Beyaz Saray ve Türkiye aleyhine kullanacaklardır.
Yeni tablonun ortaya çıkardığı birinci sonuç, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de hem YPG hem de IŞİD’le aynı anda mücadele etmek konusunda bir strateji geliştirme mecburiyetidir. ABD’nin başta hava gücü ve istihbarat olmak üzere hayati önemdeki bir dizi lojistik katkısının olmadığı denklemde bunun zorluğunu kabul etmek lazımdır. Zorluğu var ama özellikle IŞİD konusunda elde edilecek başarı orduya dünya çapında prestij kazandıracaktır. Gayet tabii IŞİD’e son darbenin indirilmesi aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel denklemde de gücünü artıracaktır.
ABD’nin sürpriz ve ani de olsa bıraktığı boşluk Türkiye’yi hazırlıksız yakalamakla birlikte aynı zamanda büyük fırsat sunmaktadır.
Gelgelelim asıl meseleye… Yeni duruma en az Türkiye kadar hazırlıksız yakalanan Rusya’nın tavrının ne olacağına… Moskova “Suriye’de savaş bitti, yeni düzen kurulmasına odaklanalım” noktasındayken; şimdi politikasını değiştirmek zorundadır. Kuzey sınırında PYD/YPG varlığı Türkiye’yi tehdit ederken ve IŞİD meselesi ortada kalmışken bu politikanın işlemesi mümkün değildir. Bununla birlikte, Ruya’nın Türkiye’ye Suriye sahasını açması ve geniş bir operasyon imkanı tanıması da kolay olmayabilir. Muhtemelen, Ankara önümüzdeki günlerde yeni durumun parametrelerinin tayini için Moskova’yla üst düzeyden aşağıya doğru her kademede temas trafiği başlatacaktır. Ki, bu son derece zaruri bir mesaidir. Suriye’de en güçlü aktör olan Rusya’nın ABD’den boşalan alandaki yeni yapılanmaya onay vermesi işlerin kolaylaşması için şarttır. Yani, Türkiye’nin engellenmek şöyle durun desteklenmesi gerekmektedir.
Yeni tabloda cevabı en çok merak edilen soru Türkiye’nin üstlendiği yeni görevi yerine getirip getiremeyeceği ise bir o kadar önemli olan Rusya’nın (ve İran ile Şam yönetiminin) yeni duruma ilişkin tavrı olacaktır. Trump’ın çekilme kararının gerçek etkileri bu soruların cevabından sonra anlaşılacaktır.
Türkiye açısından çok önemli bir husus da tabiat boşluk kabul etmeyeceği için muhtemel Fırat’ın doğusu ve IŞİD operasyonlarının 31 Mart yerel seçimleri öncesinde başlaması mecburiyetidir. Çünkü, ABD’nin çekilme takvimi erken hamle yapılmasını mecbur kılmaktadır.
Cevaplı ve cevapsız sorular askeri, siyasi ve diplomatik açıdan zorluk ve fırsatların birlikte yürüyeceği bir döneme girdiğimiz gösteriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025