Mustafa Karaalioğlu
Aşağıdaki haber, Türkiye parlamentosunun bir faaliyetini anlatsa çok iyi olurdu ama ne yazık ki öyle değil. Aksine, parlamentomuzun ve hükümetimizin başını öne eğdirecek bir gelişmeden bahsediliyor. Haber şöyle:
“ABD’de bir grup Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörden oluşan komisyon, Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik soykırım gerçekleştirildiğine dair yeni delillere ulaştıklarını açıkladı. Komisyon, ortaya çıkan belgeler ışığında ABD yönetiminin Çin’e karşı sert bir cevap verip dünyaya öncülük etme çağrısında bulundu.”
Habere göre Çin’in, Sincan’da aşırıcılığı ortadan kaldırmak ve insanlara yeni beceriler kazandırmak için “mesleki eğitim merkezleri” olarak tanımladığı ve insan hakları örgütlerinin ise bu merkezleri toplama kampları olarak adlandırdığı belirtiliyor. Yani bu çağda, ikinci dünya savaşı yıllarını andıran kamplarda insanlar toplanabiliyor. Baskıya, eğitime ve işkenceye tabi tutulabiliyor.
Birleşmiş Milletler de uzun süreden beri muhtelif raporlarında Doğu Türkistan’da en az 1 milyon Uygur Türkü ve diğer Müslüman azınlıkların toplama kamplarında zorla tutulduğunu ifade ediyor. Sadece bu kadar değil, insan hakları örgütleri, aktivistler ve bölgeden kaçabilenler, Pekin rejiminin, Doğu Türkistan’da soykırım da dahil olmak üzere insanlığa karşı suç işlendiğini belgelerle anlatıyor.
Keşke Türkiye de bu haksızlıkları anlatan ve kınayan ülkelerden birisi olsaydı.
Keşke dünya, oradaki zulmü bizim sivili toplum örgütlerimizin raporlarından da duyabilseydi.
Keşke, ABD, İngiltere, Almanya ve birçok Avrupa hükümetinin tepkisini bizim hükümetimiz de cesaretle dile getirebilseydi.
Keşke, BM’nin raporlarını esas alan kınama kararlarına Türkiye dahil İslam ülkelerinin desteği olabilseydi.
Keşke, hiç olmazsa bizim parlamentomuza Doğu Türkistanlılar’ı hedef aldığı apaçık belli olan Çin ile Türkiye arasında imzalanmış suçluların iadesi anlaşması gelmeseydi.
Keşkesi çok, duyarsızlığı daha çok bir mesele gittikçe büyüyor. Türkiye’nin hem soydaşı hem dindaşı olan bir halkın yaşadığı zulme ilgisizliği ülkenin itibarını azaltıyor.
Tarih önünde de millet önünde de hiç iyi olmuyor.
Özdağ ve Uğuroğlu’na saldırı, pervasızlığın ötesine geçildiğini gösteriyor
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a yapılan saldırı kelimenin tam anlamıyla endişe vericidir. Bir siyaset insanını hedef alabilmek, bunu planlamak, düşünmek ve hayata geçirebilmek pervasızlığı da açık ki herkesin hedef alabilmeyi mümkün kılan iklimin mahsulüdür. Siyaset ve medya sokakları, insanların şaşırma duygusunu yok eden bir kolaylıkla terörize ediliyor. Yapanın yanında kar kalıyor, kar kaldıkça saldırılar devam ediyor.
Aynı anda, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi, gazeteci arkadaşımız Orhan Uğuroğlu’na da saldırı yapıldı. Bunun öncesinde, bir televizyon programındaki konuşmasının ardından eski Ülkü Ocakları Başkanı avukat Afşin Hatipoğlu hedef alındı.
Bir süredir devam eden saldırı zincirinin kırılmak şöyle dursun zincirin genişlemesi Türk demokrasisi ve basın özgürlüğü açısından kaygının ötesinde bir duruma işaret etmektedir. Türkiye’nin böyle saldırıların kolaylıkla yapılabilen bir ülke olması kabul edilemez. İktidarın bütün unsurlarının ve en başta da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye’yi siyasetçisi ve gazetecisi sokak ortasında saldırıya uğrayan bir ülke olmaktan çıkarmak için gerekeni gecikmeden yapması elzemdir. Saldırganlar ve azmettiriciler bulunmalı ve böyle eylemlerin yapılamayacağı iklim tesis edilmelidir.
Özdağ, Uğuroğlu ve Hatipoğlu ile bir süredir saldırıların hedefinde olan Gelecek Partisi ve Yeniçağ Gazetesi’ne geçmiş olsun diliyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025