Mustafa PAÇAL
Ekonominin istikrarlı ve kalıcı bir şekilde büyümesinin önünde cari açık, enflasyon ve rekabet sorunları gibi sorunlar olsa bile, Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarının başında bence yapısal sorunlar geliyor.
Önceki yazımda bu sorunların neler olduğunu paylaşmıştım.
Bu paylaştığım sorunların en önemli olanlarının başında ise “hukuk devleti” sorunu geldiğini örnekleriyle belirtmeye çalıştım.
Her ne kadar hukuk devleti olan ülke ekonomileri de genel olarak atlatılamayan küresel ekonomik kriz nedeniyle daralma ve durgunluk baskısı altında olsa bile bu ekonomilerin ilk fırsatta yönünü istikrarlı bir ekonomik büyümeye doğru çevirmelerini buna bağlı da düşünmek gerekir.
Türkiye’nin gerek Orta Vadeli Ekonomik Planı (OVP) ve gerekse 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda belirtilen ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşması, içinde bulunduğu ekonominin hem cari açık ve enflasyon gibi sorunlarını iyileştirmesine ve öte yandan en az bunlar kadar önemli olan demokratik hukuk devleti kalitesini yükseltmesine bağlı bulunuyor.
Hükümetin son olarak “hükümete darbe” iddialarıyla Meclis’e sunduğu güvenlik ve yargıda yapılmasını düşündüğü anti-demokratik yasal değişiklikler; toplumsal muhalefet üzerinde baskıyı her geçen gün artırmak istemesinin açık bir göstergesini oluşturuyor.
Ayrıca kısmen var olan hukuk devletinden daha da uzaklaşarak bir “sıkıyönetim devleti” kurmak istiyor.
Yani polisin yetkilerini daha da artırmak demek, var olan yetkileri daha da güçlendirmek ve “sıkıyönetim devleti” alanında dünyaya “iyi örnek” olmak demektir.
“Makul şüphe” üzerine kişilerin özgürlük alanlarını daraltmak demek, hukuk devleti ve insan hakları alanında son on yıldır elde edilen ilerlemeleri “sıfırlamak” demektir.
Hükümet 17-25 Aralık sürecinde hırsızlığı ortaya çıkaran savcı ve polisleri tutuklarken veya yerinden yurdunda ederken şimdi bu hırsızlığın üstünü örtmek için “kendi savcısının ve polisinin” elini güçlendirmek istiyor.
HSYK seçimlerine “aleni” şekilde müdahale edenler zaten yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortada kaldırmışlardı.
Ve HSYK göreve gelir gelmez, savcı hukuk tanımaz bir davranışla 17 Aralık soruşturmasına “takipsizlik” kararı vererek ilk diyetini ödemiş oldu.
Bu yasalar Meclis’ten geçerse eğer, --ki öyle de bekliyoruz, HSYK kimbilir daha hangi hukuksuzluklara imza atacak, bekleyip göreceğiz.
Diğer yandan Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü gibi oldukça yaşamsal bir sorununu çözmek ve barış içinde farklılıkların birlikte yaşamını sağlamak herkesin özlemi, ancak “çözüm süreci” bunu nasıl gerçekleştirecek bu belli değil.
Belli değil, çünkü bir yandan otoriter ve baskıcı bir rejim kurmak isteyen hükümetin, diğer yandan özgürlükçü bir demokrasi vaat etmesi insana hiç de inandırıcı gelmiyor.
Ve dahası Kobane eylemleri bize bir kez daha göstermiş oldu ki çözüm sürecinin ne kurumsal, ne toplumsal ve ne de hukuksal alt yapısı var. Her olay karşısında “sallanan” bir süreç görüntüsü veriyor.
Öcalan, Kandil, KCK ve HDP’den zaman içinde sürece ilişkin “kaygı verici umutsuz” mesajlar verilmesi bu durumun bir göstergesi.
Bir yandan otoriter bir devlet yönetimi kurmak, diğer yandan özgürlüklerin gelişmesine ihtiyaç duyan “çözüm süreci” nasıl eş zamanlı sürdürülebilir bunu kimseye anlatamazsınız.
Ayrıca demokrasi ve hukuk devleti ölçülerinin bu kadar uzağında kalırsanız bunun sadece siyasi değil ekonomik bedelini öder ve planladığınız hiçbir hedefe varamazsınız.
Yani demokratik hukuk devleti olamazsanız, güçlü bir ekonomiye de sahip olamazsınız.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020