Mustafa PAÇAL
17-25 Aralık yolsuzluk ve hırsızlık sürecinin sene-i devriyesine ramak kala Zaman ve STV’ye karşı başlatılan hukuk dışı saldırı, bir kez daha demokratik hukuk devleti ve basın özgürlüğünün neresinde olduğumuzu bize ve cümle âleme göstermeye yetti de arttı bile…
Daha geçtiğimiz hafta başı AB heyetinin ağırlayan hükümet ve Cumhurbaşkanı AB ile ilişkilerin yeniden canlandırılması, yeni müzakere fasıllarının açılmasını konuşurken bugün geldiğimiz nokta, tam bir “cinnet” hâlini gösteriyor.
AB müzakereleri sürecinde olan bir ülkenin Cumhurbaşkanı bir hafta içinde bu yapıcı siyasi pozisyondan “Acaba AB bizi alır mı, almaz mı? Bizim böyle bir derdimiz yok. Aklınızı kendinize saklayın” durumuna kendini nasıl getirir inanılır gibi değil.
Bu gelişmeler Türkiye’yi bir kez daha gerek AB düzeyinde ve gerekse ABD düzeyinde demokratik hukuk devleti ve basın özgürlüğü bakımından zor duruma getirdi. AB ve ABD’den çok sert tepkiler geliyor.
İnsan Hakları İzleme Örgütü 2014 Yılı Küresel Raporu’nda “Türkiye insan hakları alanında endişe verici bir gerileme yaşıyor” tespitini yaptıktan sonra, Türkiye’yi basın özgürlüğü alanında 197 ülke arasında 134. sıraya, hukukun üstünlüğü alanında ise 99 ülke arasında 59.sıraya koymuştu.
Bu durumda özellikle basın özgürlüğü alanında ise Güney Afrika ve Angola gibi kimi Afrika ülkelerinin gerisinde olduğumuzu da ayrıca belirtmek isterim.
Kamuoyunda “yargı paketi” olarak bilinen ve yapılan kanuni değişiklikle getirilen savcıların soruşturma açmasında “makul şüphe” gibi evrensel hukuk ölçülerine hiç uymayan düzenlemenin kabulünün hemen akabinde ve 17 Aralık’a üç gün kala Zaman ve STV baskınları ayrı bir değerlendirmeyi hak ediyor.
Neden?
Bu gelişmelerin sanki bir merkezden hazırlandığı ve düğmeye basıldığı anlaşılıyor. 17-25 aralık yolsuzluk ve hırsızlık skandalının ortaya çıkmasından sonra siyasi iktidar adeta bir diktatörlük rejimi gibi hukuk tanımaz saldırılarına devam ediyor.
Daha önce bu ve benzer nedenlerle gözaltına alınan sayısız sayıda emniyet görevlisi daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılmak zorunda kalındı.
Şimdi ise “makul şüphe” üzerinde hukuki karşılığı olmayan bir karar oluşturarak özellikle Zaman ve STV gibi yayın organlarına devletin el koymasının önünün açılacağı endişesi yaşanıyor.
Zaman ve STV baskını sonucunda yapılan gözaltılardan sonra Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca’nın soruşturmaları sürüyor.
Soruşturmayı yürüten savcılığın basına yansıdığı kadarıyla gözaltına alma gerekçesinde hukuken hiçbir somut delil görülmüyor.
Ülkemiz demokratik hukuk devletine rahmet okutacak kara bir dönemden geçiyor.
Bu “cinnet hâli” hiçbir şekilde sürdürülebilir değildir.
Bu “düşmanlık iklimi” toplumsal bir çatışmaya ve kaosa neden olur.
Hele hele bu gerginlik ortamı içinde genel seçimlere giden bir ülkede olabilecekleri tahmin etmek bile istemiyorum.
Bu nedenle hükümetin ve yargının bu süreci masumiyet karinesi, adil yargılama hakkı ile basın özgürlüğü gibi evrensel hukuk ölçüleri içinde yürütmesi dikkatle izlenecektir.
Daha önceki Ergenekon, Balyoz ve KCK davalarında görüldüğü üzere adli ve hukuki hatalara artık tahammül kalmamıştır.
Türkiye’nin özgürlükçü bir demokrasiye ve zengin bir ekonomiye ihtiyacı var.
Yoksa geçmişten bildiğimiz bu tür ara rejim, kara rejim dönemlerinden ne halkımıza, ne ekonomiye ve ne de geleceğimize bir yarar gelmiştir.
İşte 1945 Tan Matbaası baskını ve talanı, işte 1993 Özgür Gündem Gazetesi’nin bombalanması, bu olaylar farklı zamanlarda, dönemsel siyasi hesaplaşmalara bağlı zorbalıklar olarak tarihteki yerlerini aldılar.
Zaman Gazetesi ve STV baskını da gelecekte aynen böyle anılacak…
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025