Mustafa PAÇAL
HDP’nin baraj sorunu, seçim sürecinde, olanca bir yoğunlukta tartışılıyor. Ben HDP’nin yüzde on seçim barajını geçeceğine inananların tarafındayım. Bu nedenle oyumu da HDP’ye vereceğim.
Bu tercihim HDP hakkında kimi eleştiri ve düşüncelerimi ortadan kaldırmıyor. Öyle de olmalı. Çünkü önceki seçimlerde AKP’ye oy verirken de aynı şekilde eleştirilerim ve farklı düşüncelerim olmuştu.
HDP’ye oy vermenin benim kararımda olan etkisini biraz paylaşmak istiyorum.
Aslında HDP’ye oy vermek isteyişimin öncelikli nedeni Kürt sorununun çözümü ve dolayısıyla demokratikleşme sürecinin ilerletilmesine yapacağı katkının kendisi olmuştur.
Akamete uğramasını istercesine Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” demesine karşı bile oldukça sorumlu davranmanın gerektiğini düşünüyorum.
Ve bugünlerde HDP’nin, sorunun siyasi muhataplarının temsilcisi olarak Meclis dışında kalmasının süreçte yaratacağı olası siyasi tahribatı gözönüne alarak HDP’ye destek vermenin doğru ve haklı bir karar olacağına inanıyorum.
Ayrıca HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın gerek demokratik ve kucaklayıcı söylemi ve gerekse verdiği siyasetçi profili HDP’ye oy vermenin ayrı bir cazibesini oluşturuyor.
Son olarak HDP parti binalarına yapılan saldırılar ve tutuklamalar ile süren baskıları kabul edilemez buluyorum. Bu saldırılar aynı zaman seçim ortamının gerilmesi ve seçim sayım sonuçları üzerinde de katakulli yapılacak olmasının zeminini oluşturmaya yönelik girişimler olarak görüyorum.
Gerek AGİT gözlemcileri olsun gerek STK temsilcileri seçim sürecini yakından izleyerek bunları raporlayacaktır.
Dileğim demokratik bir seçim olsun.
Bu dileğimin Erdoğan’ın anayasayı hiçe sayarak AKP yanlısı bir seçim kampanyası sürdürmesi ile HDP’ye yapılan saldırılar ve seçim sonuçlarının gerçekçi olmasına duyulan kaygılar ortada iken bu dileğimin nasıl gerçekleşeceğini ben de bilmiyorum.
***
#Diren Reno
Reno’da ve Bursa’da bugün yaşananları daha iyi anlamak için şöyle bir otuz beş sene geriye gitmek gerekir.
Yetmişli yıllarda, demokrasi ve sendikal mücadeleye canını veren ve saygı ile andığım rahmetli Kemal Türkler’in başkanı olduğu DİSK/ Maden-İş Sendikası Bursa’da Reno’da örgütlenme çalışmalarını tüm faşist saldırılara rağmen gerçekleştirdiler. 12 Eylül askerî darbesiyle birlikte kapatılan DİSK’in üyeleri açık bırakılan sendikalara üye olmak zorunda kaldılar. Ancak metal iş kolunda MESS’in de “teşvikiyle” işçiler Türk Metal Sendikası’na yönlendirildiler. 11 Eylül 1980 günü üç bin üye civarında lokal bir sendika olan Türk Metal bir süre sonra yüz bin üyeyi aşan bir sendika oldu.
Bu eklektik gelişme her zaman için bu taşıma sendikanın sorunu oldu. Sendika kendiliğinden bir örgütlenme dinamiği ile büyümediği için işçilere karşı genelde yabancı kalıyor ve sendikal gelenek sürecinden geçmeyen yöneticileri de faaliyetlerde sırıtıyorlardı.
Bu durumun sürdürülmesi her zaman sorunlu olmuştu. Kimi baskı yöntemleri ile durum pek açığa çıkarılmıyordu.
Şimdi cin şişeden çıktı.
Başta Reno işçileri olmak üzere hem sözleşmeyle alınan hakları yeterli görmeyerek direniş yapıyorlar. Ve hem de sendikadan istifa ederek yılların biriken öfkesini dışa vuruyorlar.
Durum ne olur bilemem, bildiğim, kurulan sendika ve sözleşme düzeni artık dikiş tutmaz. İşveren ve sendikanın ateşe benzin döken açıklamaları oldukça tehlikeli çabalar, tehditle ve baskıyla değil diyalog ve işbirliğine dayalı bir yapıcı yöntem kullanılmalı diye düşünüyorum.
HDP ve Reno işçileri siyasi ve sendikal statükoya karşı direniyorlar.
Hepsine yolları açık olsun diyorum.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020