Mustafa PAÇAL
1 Kasım seçimleri öncesi yaratılan terör ve gerilim ortamı içinde en çok tartışılan konu “seçimlerin istikrar sağlaması” yönünde oldu.
Özellikle AKP sözcüleri hem bir yandan terör ateşine PKK ile birlikte odun atarken diğer taraftan da “istikrar” için oy istiyorlardı.
Bir nevi havuç sopa durumu ortaya çıkmıştı.
Bunda başarılı da oldular ve tek başına iktidarı yeniden kazandılar.
Şimdi seçimlerden çıkalı bir ay oldu ve bu bir ay içinde bırakın bir istikrardan bahsetmeyi görüntü, seçim öncesine göre değişmediği gibi son olarak Rusya kriziyle birlikte daha da belirsiz bir duruma sürüklendi.
Bu görünüm başta ekonomik sorunları daha da artıracağı gibi buna sosyal sorunların da artarak eşlik edeceği bellidir.
Zira 2015 yılının hemen hemen siyasetin gündemi belirlediği bir yıl olarak geçmesi sonucu ekonominin bu durumdan olumsuz etkilendiği orta yerdeyken ve umutların 2016 yılına sarktığı beklentileri artmışken; bu gidişle ekonomide ve sosyal sorunların azaltılmasında gelecek yıl içinde fazlaca iyimser olmanın reel olamayacağının ipuçları görülmektedir.
Rusya krizinin ekonomi üzerinde etkilerinin henüz daha görülmediğini ancak Rusya’nın aldığı ekonomik yaptırım kararlarının zamana yayılarak etkilerinin ortaya çıkacağını düşündüğümüzde, 2016 yılı ekonomisinin büyüme hedeflerine varabilmesini ve ayrıca enflasyon ve kurlar üzerinde bu durumun yaratacağı negatif baskıları görmek gerekecektir.
Yani Türkiye bu durumda sadece bir uçak düşürmüş olmadı, kendini de ekonomik olarak ve uluslararası ilişkilerde oldukça zor duruma düşürmüş oldu.
Devamla Erdoğan’ın bölge ülkeleri ve “Batı” ile iletişime kapalı olan dış siyasetinde, önde tuttuğu “benmerkezci” siyasi pozisyonu her defasında Türkiye için bir yalnızlık sorunu yarattı.
Türkiye’nin yıllardır Batı ile Doğu arasında duruma göre tercih yapması avantajı, bu sefer görülüyor ki artık zorlaştı.
Hem Batılı kurumlara katılmak ancak yeri geldiğinde Doğu ülkelerine göz kırpmak olan bu siyaset, son Rusya krizi ile birlikte yerini neredeyse orta yerde kalmaya terk etti.
Suriye ve bölge siyasetinin elde patlaması ve içeride sürmekte olan terör ve siyasi gerilim ve artan tek adam despotizmiyle birlikte değerlendirildiğinde bu tablonun içinde yakın zamanda istikrar için bir çıkış olabileceği mucizelere kalmış görünüyor.
Diğer yandan hükümetin güvenoyu alarak göreve başlamış olması adeta hiç heyecan yaratmışa benzemiyor.
Bunu anlamak çok zor değil, çünkü gerek AKP’nin seçim beyannamesinde ve gerekse hükümet programında olan vaatlerin gerçekleşmesi yönünde içte ve özellikle dışta gerekli olan güven katsayısı oldukça düşük görülüyor.
Seçim beyannamesi ve hükümet programı içinde yer alan demokratikleşme ve yeni anayasa önerilerinin gerçekleşmesi ile mevcut terör ve kutuplaşma ortamı arasında kimse orantılı bir ilişki olduğunu söyleyemiyor.
Nasıl söylesinler ki, bir yanda Can Dündar ve Erdem Gül, MİT tırları için yapmış olduğu gazetecilik nedeniyle hapse atılırken diğer yanda Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi bir basın açıklaması sırasında kim vurduya gidiyorsa, bu durumda kimseyi yeni anayasa ve demokratikleşme konusunda adım atılacak diye inandıramazsınız.
Diğer yandan Kürt sorunu çözümü sürecinde çatışmalara dönülmesi, “paralel yapı” ile mücadele adı altında basın özgürlüğünü yok sayan uygulamaların yanı sıra kayyumlar aracılığıyla her türlü hukuksuzluğun yapıldığı bir ortamda kimse Türkiye’nin gerçek gündemi olan hukuk devleti ve demokratikleşme sürecine geri dönmesini beklemesin.
Çünkü Erdoğan, bu kaos sürecinin kendi iktidarına destek olacağını düşünerek bırakın normalleşmeyi bu sürecin daha da tırmandırılmasını isteyebilir.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025