Ömer F. Gergerlioğlu
NEWROZ'DA
23.03.2014
1886
Newroz büyük bir bayram havasıyla kutlandı. Newroz öncesi Diyarbakır'da tüm otellerin dolu olduğunu, her şehirden katılımlar olduğunu duyuyoruz. Newroz alanına giderken konuştuğumuz taksici belediye seçimlerinde sürpriz beklenmediğini, çok çalışan Hüda-Par'ın BDP ve Ak Parti'den oy çalabileceğini ama eski olayların da unutulmadığının altını çiziyor.
Alana yaklaşabilmek çok zor. 500 m önceden taksiden iniyor ve yürümeye başlıyoruz. Tam bir panayır havası var. küçücük çocukların küçük birlikler oluşturup ellerindeki bayrağı sallayarak "Biji serok Apo" diyerek yürüdüklerini görüyoruz. Her taraf kırmızı, sarı, yeşil renklere boyanmış. Bir protesto havasından ziyade bayram havası var. Yaşlı teyzeler, genç anneler , aile babaları ve bol miktarda çocuklarıyla birlikte burada bir halk var. Tam bir bayram havası esiyor, herkes gülüyor, neşe içinde. Yerlerde oturmuş öbek öbek aileler mangallarını yakarak piknik hazırlığındalar. Bizim basın mensubu olduğumuzu anlayan kimi gençler takılmadan edemiyor. "Basın, burada milyonlar var, yüz bin vardı demeyin haa" diyorlar bize.
Cuma namazı için dışarda belirlenmiş bir alanda namaz kılınıyor. Alanda genç erkekler ve görevlilerin çoğu PKK militanlarının giysilerinin bir benzeri model ve renk içeren giysiler giymiş. Güvenlik önlemleri zayıf, kötü niyetli kişiler burada her türlü olayı gerçekleştirebilir maalesef.
Kalabalığın geçen seneki miting kadar olmadığı söyleniyor. Geçen senenin barışın açıklanması ve Öcalan'ın ilk mesajı olması dolayısıyla özel bir öneme haiz olduğu vurgulanıyor. Ama yine de tel örgülerle belirlenmiş park alanının dışında çok sayıda insan var.
"Ya müzakere ya savaş" deniliyor meydanın ortasındaki afişte, ana tema bu. Genç kızlar, genç erkekler yerlerinde duramıyorlar sık sık bulundukları yerlerde çeşitli gösteriler sergiliyorlar, halay çekiyorlar. Basın locasına zor bela ulaşıyoruz.
Kalabalık coşmaya hazır, "Öcalan, özgürlük, Kürdistan" sözleri onları çok heyecanlandırmaya yetiyor. Öcalan'ın konuşması nedense büyük bir coşku oluşturmuyor, sakince dinliyorlar. Kalabalık heyecan verici ifadeler arıyor, ama ihtiyatlı, barışı korumaya çalışan bu mesajı sanki kalabalığın beklentisini tam karşılamıyor. "Savaşırken korkmadık barış yaparken de korkmayacağız" sözü bir heyecan dalgası oluşturuyor. Öcalan'ın "Kürdistan" kelimesini kullanmaması dikkatimi çekiyor. Öcalan'ın özellikle heyecanı ve gerginliği arttıracak sözlerden uzak durduğunu düşünüyorum.
"Ya darbe geleneği tercih edilecek ya demokrasi" derken 17 Aralık'a vurgu yapıp önceki konuşmalarında olduğu gibi hükümete "seni kolluyorum, koruyorum, bu kredilerin değerini bil" mesajını verdiğini düşünüyorum.
Tüm Mezopotamya halklarını kuşatan bir mesaj vermeye çalışıyor. PKK, BDP yıllardır yürüttükleri politikanın bir noktada kendlerini zayıf duruma düşürebileceğini, Kürtlerle birlikte yaşayan diğer ırklara yönelik özel bir vurgu yapmanın farkına vardı artık. Bu politika değişikliği harekete pozitif bir ivme sağlamış durumda. Öcalan "bir olma" mesajının altını önemle çiziyor.
Öcalan barış havasına gölge düşürmemeye çalışıyor. Biraz evvelki Cemil Bayık'ın sert söylemleri yerine daha özenle seçilmiş cümleler dinliyoruz. Barışın sadece hükümetle arasında değil kardeş halklar arasında olması gerektiğini söylüyor. Ancak bence bu konuda ne hükümetin ne de BDP'nin önemli bir gayreti var. Sadece yapılan görüşmelere odaklanmış bu iki taraf Fethiye olayları gibi durumları önlemenin yolunun barışın, halka benimsetme çabasının yoğunlaştırılmasıyla olacağının farkında değil. "Kardeş halklar" diyen BDP'nin de beraber yaşadığı diğer ırklara yönelik daha tatminkar söylem ve fiillerde bulunması ve topluma yönelik gayreti lazım.
"PKK ayrı Kürt sorunu ayrı" diyen mantığın bu alanı görmesini, yaşamasını isterdim. Burada Öcalan'la bütünleşmiş ve bunu çok normalleştirmiş yüz binler var, bir halk var. Yıllardır sorunun sözcülüğünü halka benimseterek yapmış ve bunu meydanda özellikle vurgulamaya çalışan, muhatabın Öcalan olduğunu vurgulayan bir halk var.
Konuşmalar bitip meydandan taksiyle ayrılırken emekli olmuş şoförle konuşuyoruz. Barış kalıcılaşır mı?" diye sorduğumuzda " niye kalıcılaşmasın ki işte bir yıldır başardık bunu" diyor. Bir yıldır kan dökülmemesinin büyük bir kazanım olduğunu, geçtiğimiz yollarda yer işareti yaparak yaşadığı infazları, vurulanın yerde nasıl uzun süre can çekiştiğini, kimsenin yardımına koşamadığı o günleri büyük bir üzüntüyle anlatıyor. Barışı sağlamanın büyük bir iş olduğunu vurguluyor. "Bu memlekete iki lider geldi biri Özal diğeri Erdoğan" diyor , yolsuzlukları ona sorduğumuzda gülerek" abi yolsuzluğa karşıyız ama barışı getirenin yaptığı kadar güzel bir iş olabilir mi? diyerek itirazını ve Erdoğan'a yönelik desteğinin süreceğini dile getiriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018