Orhan Kemal CENGİZ
Eskiden asker vesayetinden söz edince, askerler perde arkasından her şeyi yönetiyor dediğinizde, hemen lafı yapıştırırlardı: “Sende asker takıntısı var.”
Yani ortada, askerin siyasal rejim içindeki yerine ilişkin bir sorun yoktu da, bizlerde psikolojik bir takıntı vardı.
Bugün de tarih tekerrür ediyor. Tıpkı askeri vesayetin savunucuları gibi, bugün de bir tek adam rejimini savunanlar, Cumhurbaşkanı’nın her Allah’ın günü Anayasa’yı çiğnemesini eleştirenleri “Erdoğan takıntılı”olmakla suçluyorlar.
Yani bugün Erdoğan’ın parlamenter rejim içindeki rolüne ilişkin bir sorun yok ama onun sahip olmadığı yetkileri kullanmasını eleştirenlerin bir “takıntısı” var.
Demokrasiden sapan bütün rejimlerde olduğu gibi, bir taraftan gerçek güç sahibinin kim olduğunu bir dakika bile olsun unutmamamızı ama o güç sahibini de hiçbir şekilde eleştirmemizi istiyorlar.
Yani istiyorlar ki, odanın ortasında bir fil dururken, “a bu oda neden dağınık acaba, perdeyi şöyle çekelim mi, kanepeyi böyle koyalım mı” diye tartışalım.
Her gün, iktidar partisi için oy istemekten baro başkanı azarlamaya, muhalefete ayar vermekten rehine krizi yönetmeye varıncaya kadar, inanılmaz uzunluktaki bir “üstüne vazife olmayan işleri” yapma listesini görüp, bunu görmezlikten gelelim istiyorlar.
Tarafsız, partiler üstü olması gereken Cumhurbaşkanı’nın bir parti lideri gibi hareket etmesini içimize sindirmemizi, bu sanki normal bir şeymiş gibi davranmamızı istiyorlar.
Ve başkanlık rejimi diyerek bu anomaliyi kurumsal bir yapıya büründürmek istiyorlar. “Başkanlık” diye bahsettikleri ve tam olarak ne olduğunu kimsenin bilmediği rejime itiraz ettiğinizde de yine Erdoğantakıntılı oluyorsunuz.
Başkanlık sistemini, o sistemin olduğunun tam tersi argümanları ileri sürerek savunuyorlar. Kuvvetler ayrılığının Türkiye için bir sıkıntı olduğundan bahsederken, bir anda “başkanlık sistemi” devreye giriyor. Yani aslında son sürat giden bir arabada frenleri ortadan kaldırmaktan söz ediyorlar.
Türk usulü başkanlık diye söz ettikleri şey, bir adamın ilelebet ülkeyi yöneteceği düşüncesiyle, bütün ülke rejiminin bu duruma göre yeniden yapılandırılmasından başka bir şey değil.
Bir insanı bütün bir rejimin ortasına koyup ama sonra sanki o yokmuş gibi konuşmamızı ve davranmamızı istiyorlar.
Demokrasiyi kaybetme korkusuna, diktatörlükle yönetilme korkusuna“Erdoğan takıntısı” adını veriyorlar…
Rejimdeki anormallikleri eleştirmenin adı “takıntı” olunca, o rejimin değil de onu eleştirenlerin kendilerini düzeltmeleri gerekiyor…
Bütün antidemokratik rejimlerde olduğu gibi…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020