Orhan Kemal CENGİZ
AKP’li “muhafazakârlar” tedavisi mümkün olmayan bir “iktidarsızlık” illetinden mustarip gibi görünüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi mevkiye gelirlerse gelsinler, bir türlü, dört dörtlük bir “iktidar” duygusu yaşayamıyorlar.
Onlar için, hemen her zaman gelinmesi gereken yeni mevkiler, elde edilmesi gereken yeni mevziler var.
Bu iflah olmaz “iktidarsızlık” hastalığı, hep bir şeyin eksik olduğunu fısıldıyor kulaklarına ama tam olarak neyin eksik olduğunu bir türlü bilemiyorlar...
Ne kadar bina dikseler, eski rejimin sembolü olarak gördükleri şeyleri yerle bir etseler, saraylar inşa etseler, hiçbir zaman tam iktidar olma duygusu oluşmuyor.
Yine herhalde, böyle bir “tam iktidar olamadık” efkârı bastığı bir sırada, sayfalar dolusu yeni düzenlemeler hazırlamışlar, bundan böyle bütün yazılı ve görsel medya “geleneksel aile değerlerimize uygun” olacak, buyurmuşlar.
Daha şimdiden, huşu içinde gazete ve televizyonları poşete sokan muhafazakâr ahlak polisleri gözümün önünde canlandı bile...
“Efenim bu etek boyu kısa”, “burada göğüs çatalı görünüyo”, “burada kadın ve erkek arasında cinsi münasebet olduğu izlenimi oluşuyor”, diye diye televizyon programlarını makaslayacak, gazetelere uyarı üzerine uyarı yollayacaklar.
Bu “geleneksel aile değerlerinden” nasıl bir hapishane yaratmaya çalışacaklarını tahayyül etmek hiç de zor bir şey değil.
“Henüz tam iktidar olamadık” hissiyatının, bu alana el atmakta bu kadar geç kalmasına şaşmalı belki de...
Beyhude bir çaba olduğunu ve bir kulaktan girip diğerinden çıkacağını bilmeme rağmen, muhafazakâr kardeşlerimin kulağına, bu “geleneksel aile değerleri” konusunda biraz kar suyu kaçırmak isterim.
Ya, bu geleneksel aile değerleri dediğiniz şeyin çok iyi bir şey olduğuna emin misiniz gerçekten?
Mesela bana, bu ülkenin çekilmez bir yer olmasında en büyük pay, nedense tam da bu “geleneksel aile değerleriyle” ilgiliymiş gibi görünüyor.
Mesela bakın, neredeyse her gün ya karısını, ya sevgilisini öldüren adamlarda en küçük bir “geleneksel aile değeri” eksikliği görebiliyor musunuz?
Tam tersine, karılarını, sevgililerini delik deşik eden bu adamlar, o kadınları tam da bu geleneksel aile değerlerine ters düştüğü için öldürmüyorlar mı?
Kadın kişilik belirtileri gösterdiğinde, bağımsız bir birey olduğunu ortaya koyduğunda, bu geleneksel aile değerlerine göre büyümüş kardeşlerimizin kafasında her şey tuzla buz olmuyor mu?
Namus cinayeti diye, kardeşlerini, kızlarını öldüren abilerde, babalarda bir “geleneksel aile değeri” eksikliği görebiliyor musunuz?
Bu ülkenin bilumum patolojik davranış biçimlerini uygulayan insanların, geleneksel aile değerleri dışında, başka değerlere göre mi büyüdüğünü düşünüyorsunuz?
Mesela biz dünyada en fazla linç girişiminde bulunulan ülkelerden birisiyiz.
Şimdi bu linççiler, Robert Kolej’den, Boğaz kıyısındaki yalılardan falan mı yetişiyor?
Gidip bakın bakalım linççi kardeşlerimizin içinde bir tane bile geleneksel aile terbiyesi almamış adam bulabilecek misiniz?
Yere düşene vuranlara, yetim hakkı yiyenlere, yolsuzluk hırsızlık yapanlara, alavere dalevere çevirenlere gidin bakın bakalım bunlar Avrupa’dan, Amerika’dan falan mı gelmişler buraya?
Bizim sorunlarımızın mehaz kaynağı tam da bu “geleneksel aile” ve onun ikiyüzlü değerleridir muhafazakâr kardeşlerim.
Ahlakı bacak arasına, dini şekli merasimlere, disiplini boyun eğmeye indirgeyen tam da bu bizim geleneksel aile değerlerimiz değil midir?
Ama tabi yapacak bir şey yok, sizin bir türlü iktidar olamama duygunuzla, en yüce manevi değerlere yine sizin sahip olduğunuz fikri sabitiniz birleşince, eh artık insanların ne izlediğine, ne okuduğuna kadar her yere burnunuzu sokmanız mukadderattır.
Bütün televizyon ve gazeteleri geleneksel poşetlere sokun bakalım, özlediğiniz iktidar olma duygusuna ulaşabilecek misiniz?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020