Oya BAYDAR
Deyim, CHP’nin durumuna cuk oturduğu için başlıkta kullanmaya cesaret ettim. Eski Refah ve Fazilet partileri milletvekili, İslamî kesimin saygın adlarından Müslüman demokrat Mehmet Bekaroğlu, CHP’ye katılma teklifi aldığını tweet üzerinden duyurunca, yazmakta olduğum yazıdan vazgeçip konuya maydanoz olmaya karar verdim. Çünkü sosyal demokrat, özgürlükçü, yenilikçi, çoğulcu bir siyasal oluşum hepimizin ihtiyacı ve özlemi. Böyle bir oluşumun önünü kesecek, saptırcak, geciktirecek her türlü “çakma” örgütlenme deneyimi Türkiye’nin bu hayatî ihtiyacının ete kemiğe bürünmesini baltalamaktan başka işe yaramaz.
Sakın yanlış anlaşılmasın. Mehmet Bekaroğlu Müslüman kimliği kadar hatta daha fazla demokrat ve insanî kimliğiyle öne çıkan bir siyasi şahsiyettir. Son 15 yılın toplumsal sorunlarının çözümü için, F Tipi cezaevleri ve ölüm oruçları mücadelesinden başlayarak, Kürt meselesi, barışçı çözüm çabaları, her türlü ayrımcılığa karşı mücadele, darbeciliğe vesayetçiliğe karşı tavır, vb. vicdanî ve insanî paydada onunla hep aynı saflarda, aynı düşüncede oldum. Aynı bildirilere imza attık, aynı eylemlere katıldık. Bekaroğlu’nun da içinde yer alacağı bir siyasal oluşum bana hiç uzak değil. Ama, ne kadar değiştik, değişiyoruz havası yaratılsa da, CHP yönetiminin bu türden hamlelerinin kozmetik operasyondan ileri gidemeyeceğini düşünüyorum. 21. Yüzyılda anlamsız, yetersiz, kadük olmuş altı ok’tan başlayarak kadrolarıyla, programıyla, devlet partisi geleneğiyle, söylemiyle, ulusalcılıkla (sol milliyetçilik) yollarını ayırmamış, Kemalist laiklik anlayışını sorgulamamış, Kürt sorununun çözümünde AKP’yi sollayıp geçmemiş bir CHP; ister muhafazakâr kesimden ister sosyalist soldan kimi bilinen adları bünyesine katmakla yenilenemez, devrimcileşemez, sosyal demokrat kitle partisi olamaz.
Bu yollar az denenmedi
Bir zamanlar Deniz Baykal Edebâli açılımı yapmıştı, daha sonra kocalarının sürüklediği siyah çarşaflı hanımlara CHP rozeti takma şovu yapıldı. (Aynı aşiretin mensupları olduğu sonradan öğrenilen kadınlı erkekli bu yeni CHP’liler kısa süre sonra partiden istifa ettiler.) En son MHP kökenli Mansur Yavaş’ın Ankara Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmesi, ardından Ekmeleddin İhsanoğlu’nun MHP-CHP ortak adayı yapılması gibi eyyamcı adımlar CHP’ye ne oy kazandırdı ne de onu çoğulcu kitle partisi yaptı.
Ulusalcılarla özgürlükçü solun, Ergenekoncularla Balyozcularla (bu çizgiyi savunanlardan, darbecileri kahramanlaştıranlardan söz ediyorum) Kürt siyasal hareketine yakın duranların, Mehmet Bekaroğlu gibi vesayetçilik- darbecilik karşıtlarının, fanatik laikçilerle muhafazakârların ve liberallerin, Kemalist Cumhuriyet döneminin devlet suçlarıyla yüzleşmeyi ve hesaplaşmayı zorunlu görenlerle bu suçları “devrimin(!)” olmazsa olmazları sayan ve aklamaya çalışanların aynı parti çatısı altında buluşabileceğini düşünmek en hafif deyimle safdilliktir.
Evet, bize bir siyasal atılım gerekiyor
Türkiye’yi içine düşürüldüğü cepheleşme/çatışma ortamından çıkarmak, adım adım sürüklendiği keyfilik, hukuksuzluk, anayasal kurumların iflası, tek adam ve şürekâsı yönetimi, din ve inanç değil siyasal İslam temelli muhafazakâr kültür sarmalından kurtarmak, neoliberal azgın talancı zihniyetten ve kitleleri saran lumpenleşmeden, ahlakî aşınmadan uzaklaştırmak için yeni bir güç, yeni bir oluşum gerekiyor.
Ancak bu yeni siyasal oluşum iktidar partisi ve onun zihniyetiyle “istemezük”çülükle değil onu aşarak, daha ileriye yönelerek mücadele etmezse, yeni’liği ve devrimciliği ironik şekilde AKP’nin tekelinde bırakır, sonra da CHP misali, kitleler neden bana oy vermiyor, diye dövünür. Bir örnek: AKP’nin başlattığı, kör topal ilerleyen çözüm sürecine MHP ile kol kola girerek “vatan bölünüyor, pazarlık yapılıyor, vatandaşlık Türklük üzerinden tanımlanmalı, vb.” diyerek karşı çıktınız mı, AKP’nin sağında kalmışsınız demektir. Başka bir yazı konusu ama, yeni siyasa oluşum sağ ile sol’u CHP’nin yaptığı gibi karıştırmamak, sağına sarımsak soluna soğan asmak zorundadır. Özgürlükçü sol, sosyal demokrat olmak zorundadır. Laikliğin tanımını yeniden yapmak; inançlıya da inançsıza da, her türlü inanca ve herkesin kendi inancına uygun yaşam biçimine sonuna kadar saygılı bir laiklik anlayışı benimsemek zorundadır.
Yeni siyasal oluşum en azından bir süre seçim ve oy siyaseti yapmamak, iktidarı değil kitlelerin bağrında yer almayı, kitlelere öğretmeyi değil birlikte öğrenmeyi hedeflemek zorundadır.
Eskiden yeni doğmaz, diye yazmıştım geçen hafta. Demirtaş’ın söylemi CHP’nin söylemi olduğunda Türkiye’nin siyasal muhalefetine ve sonra da iktidarına kavuşacağını söylemiştim. Bekaroğlu’nun da, Demirtaş’ların da, sizin de, benim de, Alevînin de, “affedersiniz” Ermeni’nin de, bütün azınlıkların ve de çoğunlukların özgürlükçü, çoğulcu, demokrat, emek eksenli bir yapıda örgüt temsiliyle değil birey olarak yer alacağı; çağdaş anlamda devrimci, yepyeni bir oluşum…
Süs niyetine, aralarında kan uyuşmazlığı olan birkaç isimle “yenilenecek” CHP böyle bir oluşumun adayı olma umudu vermiyor. Yanılmayı isterim, diyeceğim ama bunca yıldır, dön baba dönelim misali, aynı oyunu defalarca seyrettikten sonra, sırf üslup olsun diye bu basmakalıp lafı etmeyi istemiyorum.
Bu ülkeye, bize, yepyeni bir zihniyetin temsilcisi yepyeni bir parti gerekiyor. CHP’lileri de, HDP’lileri de, özgürlükçü sosyalist solu da tek tek birey olarak içeren, hepimizin kendimizi evimizde hissedeceğimiz bir parti. Tüzüğünün programının ilk maddesi: Kimseyi ötekileştirmemek, her düşünceye, her yaşam biçimine saygı ve eşit mesafede durmak, kavga etmemek olan, insan ve vicdan temelinde bir parti.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024