Oya BAYDAR
Son günlerin başat tartışma konusu; bunca sorun, bunca sıkıntı arasında “Aldırma, cambaza bak!” havasında sürdürülen Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Bülent Arınç’a uygulanan toplu linç kampanyası. Hangi “ana akım” ve “yalak akım” TV kanalını açsanız, konuklar ve onlardan kat be kat ateşli moderatörler, asker selamına durmuş muhabirler, ünlü gazeteciler, prof.’lar Altan’ın, Ilıcak’ın tahliyelerine, Arınç’ın KHK’yı facia olarak nitelemesine ateş püskürüyorlar. Biri kalkıp da pes perdeden de olsa: “Bu insanlar haksız hukuksuz olarak önce ağırlaştırılmış müebbed’e (idam cezası kaldırılınca yerine geçen ceza) mahkûm edildiler, öylesine kör parmağın gözüne bir hukuksuzluktu ki, Yargıtay kararıyla madde değiştirilerek cezaları hafifletildi. Tahliye oldular ama sadece düşüncelerini açıkladıkları için 8-10 yıla mahkûm edildiler” demeye kalkışınca ne FETÖ destekçiliği, ne teröre yardım, ne vatan hainliği kalıyor.
Linç psikolojisi sağ sol tanımıyor
İktidar medyasının açık hedef gösterme amacı da taşıyan, sadece tahliye edilen Altan’la Ilıcak’ı değil, tahliye eden mahkemeyi de hedefine yerleştiren iğrenç linç kampanyasını yadırgamıyorum, kendilerinden bekleneni yapıyorlar. Ancak kendini muhalefet konumuna yerleştirmiş, topluma özgürlükçü, ilerici, demokrat yüz gösteren, hatta hatta solcu olduğunu sanan kesimlerin linç kampanyasına katılmalarına, ötekilerle buluşmalarına ne demeli! Bu faşizan dönemde yargı bağımsızlığının b’sinin bile kalmadığını, insanların haksız hukuksuz yere, delilsiz ispatsız suçlamalarla, yalancı tanıklıklarla, bazen tanığa bile gerek olmadan keyfî kararlarla hapishanelerde çürütüldüğünü çok iyi biliyorlar. Biliyorlar da sıra kendileri gibi düşünmeyenlere ya da kişisel veya siyasî olarak sevmedikleri, nefret ettikleri kimselere geldiğinde hak, hukuk, yasa, mağduriyet, vb. hiçbir anlam taşımıyor onlar için. Neo-faşist zihniyetin “biz ve onlar” olarak böldüğü, cepheleştirdiği bir toplumda, tıpkı iktidar gibi, “hak, adalet, özgürlük sadece bizimkiler içindir, ötekilere düşman hukuku uygulanır” düsturunu utanmadan benimsiyorlar: Ötekinin katli vaciptir, ömür boyu bile az, yok edilmelidir…
Abartmıyorum; “bizim mahalle”de şöyle bir dolaşın, hatta hukukçularımızla, tek adam rejiminin radikal muhalifi kimi solcularımızla konuşun, sosyal medya cehennemine bir göz atın, iktidarın terminatörleriyle nasıl buluştuklarını, linçe nasıl katıldıklarını, içiniz ürpererek izleyeceksiniz.
Oysa, haksızlığa uğramış olan azılı düşmanımız, hasmımız da olsa onun haklarını savunmak da bize düşmez mi? Altan ve Ilıcak özelinde söyleyecek olursam, her ikisiyle de ne fikir birliğim, ne dostluğum, ne yoldaşlığım vardır. Ama onların haksız hukuksuz mahkûmiyetlerine itiraz etmezsem, özgürlüklerine kavuşmalarını desteklemezsem aynada kendi yüzüme bakamam ve hak hukuk, adalet, özgürlük, demokrasi konusunda ikiyüzlülük yapmadan tek satır yazamam.
Evet, KHK’lılar olayı hem suç hem de faciadır
Bugünlerde linçe uğratılan bir diğer kişi “KHK faciadır” diyen Bülent Arınç. Arınç’ın “akım derken kakam” demesine öteden beri alışkınız. Bazen vicdanının sesine uyar bir doğru söyler, ardından siyaset ve biat kültürü galip gelir sözünü yutar, büyük reise yaltaklanır, böyle idare eder, gider. Ancak, KHK faciadır sözleri, üç yılı aşkın süredir ülkede yaşanmakta olan bir kâbusun ifadesidir.
Reis’in bir kalem oynatışıyla, idarî bir kararla birkaç bin değil, yüz bini aşkın insanın hayatı ailesiyle, çoluk çocuğuyla, çevresiyle birlikte karartılmış, o insanlar yaşayan ölüler haline getirilmiştir. KHK’lıların önemli bölümü ne FETÖ’cü, ne şu, ne bu, sadece istenmeyenler, muhaliflerdir. Ezici çoğunluğu hakkında ne yargı kararı ne kovuşturma vardır. Aşağılık muhbirlerin ihbarlarıyla ya da iktidarın hoşuna gitmeyen bir örgüte, sendikaya üye oldukları için, farklı düşündükleri, faşizan gidişata boyun eğmeyecekleri bilindiği için, “öteki” oldukları için görevlerinden uzaklaştırılmışlar, sakıncalı ilan edilmişler, damgalanmışlar, toplumsal baskı ve korkularla iş bulamaz, çalışamaz hale getirilmişlerdir. Ne seyahat özgürlükleri ne iş bulma olanakları kalmıştır. Vatandaşlık hakları fiilen ellerinden alınmıştır. (KHK’lı diye, seçildikleri halde görevden alınan yerel yöneticileri hatırlayın.)
OHAL’in KHK uygulamaları, büyük çoğunluğa devletin kişilere ve topluma karşı işlediği bir suç, ve evet: Sonuçlarıyla insanî ve siyasî bir faciadır. Gelin görün ki, yakın zamana kadar KHK uygulamalarını eleştiren, demokratlık taslayan, sureti haktan görünen ulemanın bir bölümü, şimdi televizyon ekranlarında Arınç’ı lince uğratma yarışındalar. Üstelik yakın çevrelerindeki suçsuz günahsız KHK’lıların durumunu bildikleri halde.
Yazının başlığında “Ulusal linç cephesi” derken kastettiğim bu. Gerçek özgürlükçülük ve demokratlık gündeme geldiğinde demokrasi makyajı yüzlerden akıveriyor. Tıpkı militarizme, savaşa, Kürt düşmanlığına karşı çıkıldığında (milliyetçileri, beka’cıları, faşist sağı anladık, onlara sözümüz yok, fıtratlarının gereğini yerine getiriyorlar) solda hizalananların da hemencecik devlet/iktidar zihniyetinin arkasında yerlerini almaları gibi.
Üçüncü MC kuruluyor, farkında mısınız?
Gençler Milliyetçi Cephe (MC) hükümetlerini hatırlamaz, bilmezler. 1970’lerin ortalarında yükselen sol ve işçi hareketi karşısında sarsılan sistemi kurtarmak için 31 Mart 1975’te Demirel’in Adalet Partisi öncülüğünde sağ ve aşırı sağ MHP, MSP ve CGP’den oluşan koalisyona Milliyetçi Cephe adı verildi. Tutunamayan MC hükümeti Haziran 1977’de seçimlere gitmek zorunda kaldı. Ancak solu temsil edenEcevit’in CHP’si oylarını artırdı, iktidara geldi ama büyük siyasal- toplumsal çalkantılar engellenemedi, hükümet düştü. Yerine, Temmuz 1977’de Demirel AP’si, MHP ve MSP’den oluşan V. Demirel hükümeti ya da İkinci Milliyetçi Cephe kuruldu.
AKP’nin ve Cumhur İttifakı’nın sallandığı şu günlerde zaman zaman fısıltı halinde bir millî mutabakat hükümetinden söz ediliyor. Millî mutabakat hükümetleri sistemin/iktidarın zora düştüğünde başvurduğu çözümsüz bir çözümdür ve haliyle muhalefetin hoşuna gitmez.
Ama gerçekleri görelim ve eşyayı adıyla çağıralım. Muhalefet kabul edilen Millet İttifakı’nın zerzevat muhalefeti, hayat pahalılığı (ki önemini hiç küçüksemiyorum), Erdoğan’a laf yetiştirme dışında en hayatî konularda utangaç bile olsa hangi muhalefetine şahitsiniz? Savaşa, işgalciliğe, ilhak poltikalarına karşı bir çıkışa rastladınız mı? Bırakın MHP’den bozma İYİ partiyi bir yana, ana muhalefet partisinin tezkereye evet demesini henüz hazmetmemişken Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun “Afrin’de İdlip’de çok güzel şeyler yapıldığı” sözlerini nasıl yutacağız? Bu konuda Fehim Taştekin’in dün Duvar’da çıkan yazısına CHP yönetiminin bir göz atmasında yarar var, oralarda neler olduğunu bilmiyorlarsa öğrenmek için. HDP’li belediyelere birbiri ardına kayyım atanması karşısında İBB Başkanı İmamoğlu ve bazı mırıltılar dışında CHP yönetiminden hangi gür sesi duydunuz? 6 milyona yakın oyla Meclis’e giren HDP’ye vebalı muamelesi çekilirken, legal bir parti yok sayılırken, sahte muhalif TV kanallarında bile adı, esamesi okunmazken, “son teröriste kadar” zihniyeti “son Kürt siyasetçiye kadar”a evrilirken, Millet Cephesi’nden milliyetçilikten, militarizmden, savaşçcılıktan, iktidara destekten başka bir ses yükseldi mi?
Demem o ki, milli mutabakat hükümetinden falan hiç korkmayın; 3.MC hepimizin gözleri önünde adım adım oluşuyor, linç cephesi ulusalcı millet cephesiyle buluşuyor. Bizlere; bu ülkenin gerçek demokratlarına, barışçılarına ve iyi insanlarına da her şeyi bir kez daha yeni baştan düşünmek ve eylemek kalıyor.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları



























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024