Pelin CENGİZ
“Erkeklerden nefret etmiyorum. Bu çok kolay olurdu. Hem pek çok erkek de farklı şekillerde zulüm görüyor. Nefret ettiğim ataerkil düzen, erkeklerin kadınlardan üstün olduğuna dair, erkeklerin kadınların sahip olmaması gereken haklara sahip olduklarına dair ve erkeklerin bizlerin haklı sahipleri olduklarına dair o yalanlar silsilesinden nefret ediyorum.”
Bu cümleler, yaşamını ABD’de sürdüren yazar ve gazeteci Sohaila Abdulali’ye ait. 1980’de 17 yaşındayken Hindistan’ın Mumbai kentinde bir çetenin tecavüzüne uğrayan ve hayatta kalmayı başaran Abdulali’nin uğradığı tecavüzden üç yıl sonra Hindistan’da yayımlanan feminist dergi Manushi’ye yazdığı makaleden bir alıntı. Makalenin tamamını acikradyo.com.tr sitesinden okumak mümkün.
Türkiye’de siyasi pozisyon alacak diye şuursuzlukta ve şirretlikte sınır tanımayanlar hariç, herkes kin ve öfke dolu. Bunun ardında genç bir kızın hunharca işlenmiş bir cinayete kurban gitmesi kadar adaletin yerini bulmayacağına, bu tür suçlar için gerekenin yapılmayacağına yönelik derin bir kaygı ve inançsızlık yatıyor.
Toplumda infial yaratan kadına yönelik şiddet, tecavüz ve cinayet vakalarının ardından ilk akla gelen cezalandırma yöntemi idam. Bunun bir cezalandırma ya da caydırma olmadığını biliyoruz, idam esas itibariyle bir intikam alma uygulaması. Yapılan araştırmalar ve istatistikler, idamın bu suçların azalmasında etkili olmadığını gösteriyor. Ölüm cezasının kaldırıldığı her ülkede geri getirilmesini isteyenlerin olması normal. Ancak, siyasetçilerin ölüm cezasını gündemde tutmasının, yangına körükle gitmekten, toplumun vicdanını sömürmekten öte bir kıymeti olmuyor.
Aynı şekilde, şiddetin cezasız kalmaması gerektiği yönünde Ahmet Davutoğlu’nun, “Kadına uzanan eller kırılacak inşallah” açıklaması, AB Bakanı Volkan Bozkır’ın, “Kızımın başına gelse elime silahı alır, cezasını kendim verirdim” demesi kan davasının 2015 versiyonu gibi…
Diğer yandan, Erdoğan’ın, “Kültürümüzde böyle günlerde Fatiha okumak suretiyle bu işi anarız” sözleri de aynı tanıdık terane. Hâlâ kadınları hedef gösteren, üstenci, meseleyi dinî alana çeken, aşağılayıcı, ötekileştiren bir dil. Dinî inancınız, Fatiha okuyup okumadığınız sadece sizi ilgilendiriyor, yasalar ise herkesi…
Kocalarından şiddet gören kadınlara, “Kocana okunmuş su içir”, “Dua oku, ibadet et”, “Kocana, gel umreye gidelim de” gibi öğütler veren Diyanet’in aile danışmanlarıyla aynı zihniyet.
Sorunu kadına şiddet meydana geldikten sonra, suç işlendikten sonra verilecek cezalar üzerinden tartışmak da, kadını yasalarla koruyacak çözümlere hiç ulaşamamak demek… Kadına şiddetin sosyolojik ve psikolojik etkenlerini mutlaka konuşmak gerek.
Ataerkil toplum düzeni içinde kadına şiddeti meşrulaştırma çabası kanıksanmış bir toplumsal öğreti olmuş. İffet, namus, aile gibi kavramlarla tartışmak sorunu derinleştiriyor. Bu suçları, fail yerine kurbanı suçlayan söylemlerle, suça bahaneler üretmekle, kadının özgürlüklerini kısıtlamakla engellemenin mümkün olmadığını kabul etmekle başlamak gerekiyor.
Bu kadar infiale rağmen devlet erkânı, şiddet yüklü, ayrıştırıcı, kadın düşmanı üslubunu sürdürüyor, kadın eyleminde “Sık ulan sık” zihniyetindeki erkekler kadınları yerlerde sürükleyip, gözaltına alıyor.
Siyasetçinin şiddeti köpürten, eril, çözüm aramaktan uzak zihniyetinin vebali elbette çok. Ancak, sapıkları, katilleri serbest bırakan, iyi hâl indirimi getiren, neredeyse mağduru haksız çıkaran, failin sırtını sıvazlayan, kravatına, takım elbisesine tav olan yargıçların da vebali var. Kadına şiddet davalarına bu alanda uzmanlaşmış kadın yargıçların atanması kritik önemde. Yasalar değişse de, siyasetçiler gibi yargıçların zihniyeti de aynı kaldığı sürece adalet duygusu bu ülkede asla tatmin olmayacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022