Pelin CENGİZ
Her türlü olumsuzluğuna rağmen nükleer enerji savunuculuğu yapmaktan geri durmayanların sarıldığı en büyük argümanlardan biri, nükleer enerjinin ucuz olduğu iddiasıdır. Yeni tasarımlarla nükleerin en ucuz enerji olduğu algısının dünyaya pompalanması, 2002’de ABD’de George W. Bush’un 2005’te ise İngiltere’de Tony Blair’in seçim kampanyalarıyla başladı. Fakat bu iddialar antinükleerciler tarafından kısa sürede boşa çıkarıldı. Çünkü, nükleer santral inşaatlarındaki tahminlerin üzerindeki gecikmeler, maliyetleri devasa rakamlara ulaştırdı.
Örneklere geçmeden önce, son zamanlarda, Avrupa’da nükleer enerjinin maliyeti ve hattâ nükleer santralleri devletlerin sübvanse edip edemeyeceği ile ilgili ilginç bir tartışma var, ondan bahsedelim.
İngiltere Hükümeti, 2013’te Hinkley Point C nükleer santrali için başını Fransız EDF Energy’nin çektiği, finansman desteğinin Çin’den geleceği bir anlaşma imzaladı. Yaklaşık 40 milyar dolara malolacak dev proje, hem İngiltere’de hem de Avrupa’da ciddi eleştirilere maruz kalıyor.
Eleştirilerin odağında İngiltere’nin projeye devlet desteği sağlayacak olması var. Bunun Avrupa’da enerji piyasasında haksız rekabet doğuracağı endişesi yüksek. Hattâ Avusturya, İngiltere’nin yeni nükleer santral için AB garantili devlet desteği vermesine karşı Avrupa Adalet Divanı’nda hukuki süreci başlattı bile. Diğer yandan, uzmanlar bu santral projesiyle ilgili sekiz temel sorun tespit etmiş ve bu hâliyle projenin zamanında tamamlanmasına hayal gözüyle bakılıyor.
Santrallerin zamanında bitirilememesi sorunu, devlet desteklerini gündeme getiriyor. Bu hâliyle bakıldığında Avrupa’nın nurtopu gibi yeni bir nükleer sorunu var diyebiliriz.
Geçen ay açıklanan WNISR 2015 (World Nuclear Industry Status Report- Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu) çalışmasında detaylı bir başlık altında nükleer reaktörlerdeki gecikmeler incelenmiş. Dünyada 1 Temmuz 2015 itibariyle 14 ülkede 62 reaktör inşa hâlinde, bu ülkelerin 10 tanesindeki 47 reaktörde gecikme var. Kalan 15 reaktörün dokuzu Çin’de ve bunların bir kısmı proje hâlinde olduğu için gelecekte ne kadar gecikme yaşanacak belirsiz.
Dünyada beş reaktör 30 yıldan fazladır inşaat hâlinde. ABD’de Tennessee’deki santral 1972’den beri bitmemiş. İkisi Rusya’da ve ikisi Slovakya’da 30 yılı aşkın süredir inşa hâlinde reaktör mevcut.Ukrayna’da ise biri 28 diğeri 29 yıldır bitirilmeyi bekliyor. Hindistan’da 11 ve 13 yıldır inşa hâlinde olan iki reaktör var. Finlandiya’da yapımı yılan hikâyesine dönen Olkiluoto 3’teki gecikme 10’uncu yılına girdi. Bu proje, güvenlik kaynaklı gecikmeleri ve maliyet artışı gibi temel sorunlara işaret etmekle birlikte yasal engellere rağmen gizli devlet teşviklerini de ortaya sermesi açısından önemli.
Nükleer santral inşasının pik yaptığı yıl 1976, 44 reaktörle başlamış. 1977-2015 arasında 18 ülkede 92 reaktör inşaatı iptal edilmiş ya da askıya alınmış, 40 tane ile ABD ilk sırada, onu 15 reaktörle Rusya takip ediyor. 2011-2015 arasında sadece 26 reaktör inşa edilmiş. Raporda, Bangladeş, Ürdün, Polonya,Türkiye, Suudi Arabistan ve Vietnam’da yıllardır maliyete bağlı olarak gecikmeler yaşandığı kaydediliyor.
Ayrıca, nükleer santrallerin kurulum aşamalarında yaşanan finansal zorluklarla nükleer santrallerin kurulum maliyetlerinin projedeki maliyetten yüksek çıktığı örneklerle anlatılmış. Esas olarak yüklenicilerin riski tamamen üstlendikleri için fiyatların çok hızlı ve düzenli arttığı belirtiliyor. 2013’te tahmin edilen maliyetler sekiz kat yükselmiş. Fukushima’dan sonra fiyatların daha da artacak gibi göründüğü ifade ediliyor. Sadece inşaat değil çok uzun süren lisans prosedürlerini ve karmaşık finansman pazarlıklarını hesaba katınca süreçler daha da uzuyor.
Raporda da belirtildiği üzere Türkiye ise yasa ve yönetmeliklerdeki düzenlemelerden çok finansal darboğazın aşılmasına odaklanıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022