Pelin CENGİZ
Türkiye coğrafyası içinde yer alan yaklaşık 12 bin bitki türünün 3000’i endemik tür, yani sadece Türkiye’de görülebiliyor. Ancak, sahip olmaktan öte bunların korunması çok daha önemli bir mesele olarak karşımızda. Türkiye’de bulunan bitki ve hayvan türlerinin korunmasında ciddi sorunlar var. Türkiye’de sahip olunan bu yaklaşık 12 bin türün bin 400’ünün nesli tehlike altında.
Biyoçeşitlilik, yeryüzünde varolan tüm yaşam türlerini ve onların birbiriyle olan doğal süreçleri tanımlıyor. Bu kavramın içinde ekosistem, genetik ve kültürel çeşitlilik ile onların tüm canlı türleri arasındaki etkileşimleri var. Biyoçeşitlilik demek, yaşam demek aslında.
Maalesef, Türkiye’de doğal alanlar üzerindeki yoğun yapılaşma baskısı, tarım alanlarının, ormanlık arazilerin, dağların, vadilerin, sulak alanların, meraların her türlü imar faaliyetine maruz bırakılması, özellikle enerji ve altyapı projelerinin giderek artması, biyoçeşitliliği ciddi şekilde tehdit ediyor. Zaten bu durum bir süre önce tescillendi. Yale Üniversitesi tarafından hazırlanan Çevre Performansı Endeksi’nde Türkiye, biyoçeşitliliğin korunması konusunda 180 ülke içinde 177. sırada olması tehdidin boyutunu anlamak açısından bir fikir veriyor. Türkiye’nin bu çeşitliliğe, bu geniş canlı türlerine ve topyekün yaşama dair hoyratlığının nedeni kendi iktidar çevresine ve yandaş sermaye yararına sürdürdüğü politikalardan başka birşey değil.
Ancak, her şeye rağmen türlerin yok oluşuna müsaade etmeyen, bu konuda çaba gösteren önemli çalışmalar da mevcut. Nesli tehlike altında olan türlerden biri de damla sakızı ağacı. Sakız ağacı, Ege ve Akdeniz kıyılarında, Çeşme Yarımadası’nda ve Yunanistan’ın Sakız Adası’nda yetişiyor.
Rivayet o ki, Homeros’un İlyada ve Odesa Destanı’nı sakız ağacının altında yazmış, tarihi o kadar eskilere dayanıyor. Günümüzde ise damla sakızının en ağırlıklı üretim yeri Sakız Adası. Adadaki üretimi 3513 kişi gerçekleştiriyor, yılda 120-140 tonluk üretimi var. 1997 yılında AB’nin ilgili yönetmeliğine göre menşei korumalı ürün olarak tescil edilmiş.
Türkiye’de de sakız ağaçlarının yaşatılması için bir girişim var. UNESCO’nun somut olmayan kültür mirası listesine giren damla sakızının Türkiye’de devamlılığını sağlamak amacıyla Tema Vakfı, Falım Sakızları ve İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ortaklığıyla bir süredir önemli bir proje yürütülüyor. Unutulmaya yüz tutan damla sakızı ağacının yok olmasını önlemek ve genetik çeşitliliğini korumak amacıyla 2008’den bu yana devam eden çalışmalar ilerliyor. Çeşme’de bulunan Sakız Ağacı Klon Parkı Tesisi, aynı zamanda kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütü ortaklığıyla tesis edilen ilk gen koruma sahası olma özelliğini de taşıyor.
Proje kapsamında belirlenen 100 ağaçtan aşıyla üretilecek toplam 1000 adet sakız ağacından oluşan bir kolan parkı kurulmuş. Çeşme’de yerinde ziyaret ettiğimiz klon parkında önce verimli sakız ağaçları güvenli bir alanda koruma altına alınmış, verimli sakız ağaçlarından bir gen havuzu oluşturulmuş. Bu sayede, ağaçların yok olma tehdidi ortadan kaldırılmış, doğaya katkı sağlandığı gibi ekonomik bir değer olarak da bu topraklara geri kazandırılmış. 2015 sonu itibariyle klon parkında 124 klona ulaşılmış ve proje hedefinin yüzde 24 üzerinde bir gerçekleşme elde edilmiş.
İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden, başımıza halihazırda gelmiş bulunan ve pek çoğunun de gelmek üzere olduğunu gördüğümüz felaketlerden, her gün yıkıma, tahribata ve talan maruz bırakılan yerlerden sonra arada böyle umut veren projeleri konuşmaya da çok ihtiyacımız var.
Öte yandan, Türkiye’de nesli tehdit altında olan 1400 civarında tür de aynı sakız ağacı gibi ilgi ve koruma bekliyor. Doğduğu yerde yeniden hayat bulan sakız ağacının hikayesi, bu topraklarda diğer ilgi bekleyen türlerin korunması için de umarım cesaret ve umut veren bir örnek olur.
PELİN CENGİZ / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022