Selami GÜREL
Seçimler için CUMHUR İTTİFAKI ve MİLLET İTTİFAKI şekillenip, HDP’nin adını kimse ağzına almazken, EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI’nın şekillenmeye başlaması tüm sosyalistler gibi bende de hoş bir heyecan yaratmıştı.
Yaşım ve politik deneylerim nedeniyle bazı kuşku ve kaygılarım olsa da, bunları kendime sakladım. Ama gözüm, kulağım hem sosyal medya, hem de o cephedeki arkadaşlarımdaydı.
Bu konularda, çoğunlukla, haberlerden önce, burnunuza “kötü kokular” gelir. “TİP’in kokusu da” bana böyle ulaştı. Önce tam inanamadım, ama uzun sürmedi. Yaşananları anlamaya ve anlamlandırmaya çalıştım.
Meğer TİP, EMEK ve ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI’NI, daha doğrusu HDP’yi “seçim barajını aşmak için bir manivela, yani bir araç olarak kullanmış. İttifaka girerek baraj sorununu “çözerken”, seçimlere kendi adıyla katılıp, hem milletvekili, hem de hazine yardımı kazanacakmış!
Şeytanın TİP’ten daha salak oluşuna öfkelendim!
Böyle anları her yaşadığımda TARİHE dönerim ben. Bu süreç başladıktan sonra bu konuda duyarlı başka dostlarla yazmaya devam ettik. Ama bizler yazmaya devam ederken, “–FIRSATÇI- OPORTÜNİZM” de inatla yoluna devam etti. Ve ben yeniden tarihe döndüm.
AVRUPA’DA –İLK- YIKICI OPORTÜNİZM VE SOSYAL ŞOVENİZM
SPD –Almanya Sosyal Demokrat Partisi- Avrupa’da kurulan (23 Mayıs 1863 Leipzig) ilk sosyalist partidir. O yıllarda tüm Marksist partiler “Sosyal Demokrat Parti” olarak adlandırırlar. Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin kuruluş adı: RSDİP’dir (Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi)
Almanya’nın 19. Yüzyıl sonlarındaki hızlı sanayileşmesi güçlü bir sanayi proletaryasını da geliştirir ve 1870’lerden 1915’e uzanan süreç Almanya kapitalizminin oldukça istikrarlı büyüme dönemine tekabül eder. Bu aynı zamanda SPD’nin de büyüme dönemidir.
1914 yılında SPD bir milyon üyesi, 4,5 milyon seçmeni, 90 günlük gazetesi, sendikaları, gençlik örgütleriyle Dünyanın en büyük işçi partisi, Kautsky de önemli teorisyenidir.
Almanya’da durum kısaca bu iken, dünya genelinde kapitalizmin vardığı aşama büyük çaplı bir emperyalist paylaşımın habercisiydi. Bloklar şekillenmişti. Bir tarafta İngiliz, Fransız emperyalizmi ve Çarlık Rusyası, diğer yanda Almanya, Avusturya Macaristan imparatorluğu ve çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu yer alıyordu. Bir Sırp milliyetçisi Avusturya dükünü öldürünce savaş bahanesine yetti.
Dönemin sosyalist partileri ve sosyalist enternasyonal yaklaşan savaşı görmüşler ve net bir tutum almışlardı.
“Eğer savaşın başlama tehlikesi belirecek olursa tüm ülkelerdeki işçilerin ve onların temsilcilerinin görevi (…) savaşı önlemek için (…) savaş çıkarsa sona erdirmek için mücadele etmektir.” (D. Hallas İşçiler ve Toplum 4)
1914 Temmuz ayı sonlarında SPD de benzer açıklamalar yapmış, bir hafta sonra -4 Ağustos- 92 milletvekili ile yaptıkları gizli toplantıda 13 karşı oyla savaş bütçesini kabul kararı vermişlerdir.
Savaşa onay vermelerinin gerekçesi tüm burjuva partilerinin gerekçesi ile aynıdır. Yükselen milliyetçi-şovenist dalgaya boyun eğilmiş daha bir hafta önce deklare edilen savaş karşıtlığı unutulmuştur.
SPD’nin savaş çığlıklarına, Kasım ayında parlamentoda yapılan oylamada yegane karşı oyu SPD milletvekili Karl Liebnecht “her halkın düşmanı kendi ülkesindedir” diyerek kullanmıştır.
Aynı dönemde Rosa Luxemburg 300 SPD’liye savaşa karşı tutum almaları için telgraf çekmiş, tek olumlu yanıtı Clara Zetkin’den almıştır. Ardından Rosa hapse atılmış, Liebnecht 40 yaşından sonra askere alınmıştır.
Her iki yiğit devrimci de 1918 devriminden sonra SPD’nin kurmuş olduğu silahlı sokak milisleri FREI KORBS tarafından katledileceklerdir.
SPD’nin “masum bir kitle kuyrukçuluğu, popülizmi” gibi başlayan tutumu, kısa sürede karşı devrime hizmet eden SOSYAL ŞOVEN bir konuma dönüşmüş, hem 1918 devriminin yenilgisine, hem de 1923’teki büyük devrimci ayaklanmanın başarısızlığına neden olmuştur.
Bununla da sınırlı kalmamış, 1922’de İtalya’da iktidara gelen Mussollini faşizmi 11 yıl sonra Almanya’da iktidar olmuş, büyük bir karşı devrim gerçekleşmiş, ikinci paylaşım savaşına yol açmış, 50 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur.
Popülizm, oportünizm her zaman sosyal şovenizm ile kol kola yürümüş, hiçbir dönem devrimci bir özellik taşımamıştır.
On binlerce üyesi, önderleri, taraftarları tutuklanan, tüm seçilmiş belediye başkanları görevden azledilip hapishaneye gönderilen ve buna rağmen 8 yıldır yasal platformda ölümüne direnen bir parti –HDP- için, “eski bir gazetecinin” söyledikleri yukarıda yazdıklarımın bir tescili gibidir. Ne demişti bu zat: “Demirtaş’ı at bir kenara, geriye HDP diye bir şey kalmaz”
Kautsky’yi not eden tarih bu zatı da not eder!
Not: 3 Fidan’ın (Deniz, Yusuf Hüseyin) mücadele ve anıları önünde saygıyla eğiliyorum!
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- “Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor
16.03.2025 - Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, PKK’nın Ateşkes ilanı ve sonrası
2.03.2025 - Barışmak bizde neden bu kadar zor?
9.02.2025 - Neden barış ısrarı?
7.02.2025 - Barışın toplumsallaşması ve “sıradan” görevlerimiz
3.01.2025 - Hrant’ın ardından bir fotoğraf karesi, bir şarkı ve onlarca isim
19.01.2024 - 2024’TEN YÜZ YIL ÖNCESİNE, BİR YIL SONRASINA BAKMAK
8.01.2024 - 28 Mayıs –önemli- bir yanıyla ideolojik yenilgidir!
14.06.2023 - ŞU AN YEGANE GÖREV: HERKES SEÇİME GİTMELİ!
26.05.2023 - POPULİZM-OPORTÜNİZM ve SOSYAL ŞOVENİZMİN İLK TARİHSEL SUÇU ÜZERİNE!
7.05.2023
Yazarlar
-
Fehmi KORUCHP ve Özel buna hazır olmalıydı 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYağmur ve toprak… 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENMuhafazakârlar ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezEnflasyon Niçin Fazla Düşmez? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNükleer dengenin son kalesi de yıkılarken… 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUMuhalefetin bilinçaltı 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASayın Devlet Bahçeli’nin Gündeme Taşıdığı “Umut İlkesi” ve Sayın Abdullah Öcalan... 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları



























Sabri Karameşe
Güzel ifade etmişsin meseleyi yoldaş! Aklına, kalemine sağlık!