Sezin ÖNEY
Medyayı ne kadar baskılasanız da; bazen sadece haberlerin ardı ardına dizilmesi, kendi kendine “konuşuyor”. Hiçbir eleştirel yoruma gerek bırakmıyor.
14 Mayıs günü bir düğün oldu İstanbul’da. Aynı gün, 8 askerin cenazesi kalktı. 15 Mayıs Pazar, MHP’de liderlik değişikliğine gidecek sürece, taş yerine “TOMA ve barikatlar” kondu.
Bunlar, merkez medyanın neredeyse mahcup geçtiği haberlerdi.
Bir de, internet üzerinden haber takibi yapalım:
13 Mayıs sabahı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin internet sitesinde bir basın açıklaması yer aldı;
“…Teröristlere müdahale için bölgeye sevk edilen bir Kobra helikopterimiz ise Hakkâri Çukurca bölgesinde saat 05.50 sularında kaza kırıma uğramıştır. Teknik bir arızadan kaynaklandığı değerlendirilen bu elim kazada helikopter pilotu olan iki kahraman silah arkadaşımız şehit olmuştur. Kaza ile ilgili inceleme ve araştırma devam etmektedir…”
14 Mayıs günü, düğün öncesi, TSK’nın bu duyuruda kastettiği “teröristlere” yakın bir kaynak, internet üzerinden bazı görüntüler paylaştı. “Ket Kobra ket”; yani “Düştü Kobra düştü” nidaları arasında bir helikopterin Rus yapımı füze sistemi 9K38 Igla (Rusça ‘İğne’) ile vurulduğu görüntülerdi bunlar.
Genelkurmay’dan, başkanının, cenazeler ve düğün arası mekik dokuduğu gün öncesi, “kaza” açıklaması gelince, hep yapıldığı üzere başka ülkeler de “PKK, silahı onlardan aldı” diye suçlanamaz.
Tüm politikacılar ağzından “şehitler” kavramını düşürmüyor ve insanlar ölmeye devam ediyor. Deniyor ki, “Türkiye’nin fıtratında var; Şehitler Tepesi hiç boş kalmayacak”.
Ama dönüp bakıyorsunuz ki, uluslararası terörizmle veya şiddetle mücadele için yazılmış tüm literatür aynı şeyi söylüyor; sadece askeri güçle hiçbir şey çözülmez.
Literatür üzerine basa basa söylüyor: öncelikle, şiddetin özenilecek bir şey olmasının önünü almak lazım. Ölüm sürekli kutsanıp, hayat önemsizleştirildikçe, her türlü radikalliğe savrulur gençler.
Sahi, yaşam hayali olarak bu ülkenin gençlerine ne veriliyor, önlerine ne örnek konuyor?
Hele, bugünün askeri operasyon bölgelerindeki çocuklar, gençler, eğitimden uzak, ailelerinin çaresizliğe tanık olarak ne yaşıyorlar? Ülke genelinde genç işsizliği yaklaşık yüzde 20 oranında.
Son aylarda gerçekleştirilen, IŞİD veya TAK, tüm “canlı bomba” eylemlerini, ‘90 doğumlular yapmış; 20’li yaşlardalar.
Fransa Başbakanı Manuel Valls, Mayıs başında, “Cihatçılığa meyli olan gençleri, IŞİD benzeri örgütlere katılmaktan caydıracak ve halihazırda bu örgütlere üye gençlerin vazgeçmesini sağlayacak merkezler açılacağını duyurdu. Fransa, “terörle mücadelede” kusursuz değil elbet; ama, bir çabalar, arayışlar var. Devlet dışı girişimlere de alan açık; Fransa’dan antropolog Dounia Bouzar’ın başkanlığını yaptığı Centre de Prévention (Önleme Merkezi), IŞİD’a katılan gençleri ve ergen yaştaki çocukları inceliyor ve onları şiddetten caydırmaya çalışıyor.
Şimdi bir de, Türkiye’nin stratejisini alalım, sarsıcı saldırılara uğrayan Fransa’ya veya Belçika’ya uygulayalım: “Yerli ve milli” olabilseler, Fransa’da Suriye “cihatçılığa” gitmiş 635 Fransız vatandaşından dönen 244 tanesi ve yakınları, temas ettikleri tutuklanır, Brüksel’de Schaerbeek ve Molenbeek gibi mahallelere tanklar girer, buraları toptan yıkılırdı.
Neyse biz, son birkaç günkü düğün fotoğraflarına, bu düğünde devlet erkanının genelkurmayından, “başbakanlık” veya “bakanlık” kalp çarpıntısı yaşayan devlet erkanının görüntülerine dönelim. Ve haberlere yansıyan, 16 milyonluk bir şehirde, trafiğin büyük ölçüde kesilmesi, olağanüstü hal tarzı güvenlik önlemleri alınması, bu tedbirlerin 1,5 milyon liraya mal olması, düğün mekanının 35 bin kişilik dev gösteri merkezi olması, yolların kesildiği yerlerdeki sıradan vatandaş mahallelerine beyaz brandalar gerilmesi gibi “detaylara”.
Gençler, bu “ideale” mi özenecek?
Geriye gidelim…
7 Haziran’da bu yana, 500’ü aşkın sivil, 500’ü aşkın güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi. Ve sayısını bilemediğimiz PKK üyesi öldürüldü. Ancak, sayısı en az yüzlerle ifade edilen yeni PKK katılımları olduğu da söyleniyor. IŞİD veya TAK saldırılarında ise, gene 300’e yakın kişi parçalandı.
Yas evi Türkiye…
Kimine öyle olmasa da…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024