Süleyman Seyfi Öğün
Ortadoğu mevzuubahis olduğunda ABD siyasetlerinde asla değişmeyecek bir husus vardır. Bunu cümle âlem biliyor: Bilâ kayd u şart; İsrâil destekçiliği. Ama bu kesinlik; Obama devrinde çok tuhaf bir şekilde tersyüz edilmiş göründü. ABD, Ortadoğu’daki yaramaz çocuğu İsrâil’e sanki şunları söylüyordu: “Artık çok oldun. Bugüne kadar seni taşımak için çok yoruldum ve envâi çeşit mâceraya girip akıl almaz kaynaklar harcadım. Artık ben yokum. Başının çâresine bak”…
Evet, Obama devri ABD-İsrâil münasebetlerinin târihi îtibârıyla en sarsıntılı devir dersek çok da yanılmış olmayız. Münasebetlerin soğuması bir tarafa; ABD’nin; İsrâil’in can düşmanı olan İran ile on senelere sârî meselelerini giderme azmi göstermesi; hattâ neredeyse ambargoları kaldırma girişimlerinde bulunması bardağı taşırdı. ABD , bu şekilde davranarak sanki yeni partnerinin İran olduğunu îmâ ediyordu.
Pekiyi neden böyle oldu? Şunu biliyoruz ki Demokratlar arasında İsrâil sempatisi Cumhûriyetçilerde olduğu kadar katıksız değildir. Zaman zaman sapmalar da olması mümkündür. Demokratlar arasında, özellikle de Panavrupacı kanat, İsrâil’e biraz daha soğuk bakabilmektedir. Doğrusu bahsi geçen soğumada, İsrâil’e karşı boynu bükük kalmaya mahkûm edilen Avrupa ve onun ABD’deki uzantılarının etkili olduğunu düşünüyorum. Obama ekibi, ağırlığı Asya ve Pasifik siyâsetlerine vermek istiyordu. Rusya’dan hiç hoşlanmıyor, İsrâil’i ise bu sürecin periferisinde değerlendiriyorlardı. Asya’da hâkim olabilmek için ise soft-power ile hardpower arasında bir denge kurmak tercihleriydi. İran gündeme geldiğinde, artık tercihlerinin artık soft-power olduğu âşikâr ediliyordu. Bu siyâsetlerin uzun vâdedeki doğrultusu yeni Asya-Afrika paylaşımına doğrudan girmekti. Ortadoğu’yu; hâliyle de İsrâil’i bir hayli dışarıda bırakan bir siyâsetti bu. Nitekim İran ile yumuşama devreye sokulduğu anda Avrupa yatırımcı güçleri bir anda İran’a doluşuverdiler.
Trump’ın iktidâra gelişi ise, en azından azımsanmayacak bir boyutuyla ABD’nin yukarıda işâret etmeye çalıştığım İsrâil’e mâtuf “ihmâlini” onarmak içindi. Trump da zâten bunu saklamadı. İsrâil ve ABD ‘de yaşayan Yahudî cemaatinin desteğini almak için elinden geleni yaptı. Hiç şüphesiz damâdının da etkili bir Yahudî olması bunda rol oynadı.
Trump en başta ABD için önceliğin bundan sonra Ortadoğu olduğunu apaçık bir sûrette ifâde etti. Bu, tutkuyla istediği bir şeydi. İlk pozlarında birisini Kudüs’e giderek Ağlama Duvarı önünde, başında kipayla verdi.. Suudi ve BAE operasyonu ise, yine bir boyutuyla İsrâil’in çevresini dönüşürmek ve ona yeni dostlar bulmak içindi. Mısır, Ürdün ve Suudî Arabistan ve BAE hizaya getirildi, ayarlar çekildi.
Trump’ın çığrından çıkardığı pro-İsrâil siyâsetleri mi iktidârını istikrasızlaştırdı; değilse, zâten kendisini seçtiren güçlerin kontrolünden çıkmaya başladığı için mi istikrasızlaştırıldı; bunu şimdilik anlamak zor. Ama şu hayli berrak görülüyor ki; Trump, ardındaki desteklerin toplumsal -bu doğrudan lobilere karşılık gelir- ve kurumsal ayakları -doğrudan Pentagon ve CIA’ya isâbet eder- arasında sıkışmış durumda. Tercihlerini muhtemelen “bir kısım” lobilerden yana yapıyor. Bu da kurumsal çevreleri rahatsız ediyor. İnatla Trump’ı kontrol altına almaya çalışıyorlar. Trump da onlara karşı ardındaki “bir kısım” lobilerin desteğini arttıran adımlar atıyor. Bunların arasında en kuvvetli olanlardan birisini, Yahudî lobisini kazanmış gözüküyor. O zaman anlıyoruz ki, ABD’deki mücâdele devâm edecek. Müesses nizâm henüz pes etme noktasında değil. Ben ayrıca daha da bilendiklerini düşünüyorum. Eğer, Trump’ın kadrolarına daha fazla yerleşebilirlerse; yani kadro savaşını kazanırlarsa Trump’ı kontrol altına alacaklardır. Ayrıca, Yahudi lobileri ile sorunlu başka lobilerin de neler yapacağını göreceğiz.
Trump’ın attığı adım tabiî ki çok etkili; ama kendi içinde yeterli değil. Devâmını getirmek zorunda. Eğer yaptığı atak için şimdilik soğuk demeçler veren Avrupa çözülür ve patır patır elçiliklerini Kudüs’e taşırsa Trump’ın kazandığını anlayacağız. Rusya’dan, doğrusu pek ümitvar değilim. Trump ayarlı siyâsetlerini değiştirecek gözükmüyor. Ayrıca kendi mâlî oligarşisi içinde azımsanmayacak bir Yahudî unsur var.
Trump bu adımı , kendisini yalnızlaştıran siyâsetleri göğüslemek için attı. Ya yalnızlığını aşarak, kurtulacak; veyâ tutundukları ile birlikte yalnızlaşarak gömülecek..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019