Süleyman YAŞAR
Son dönemin moda söylemi “şükürler olsun” oluyor.
Niye böyle bir tespit yağıyoruz?
Yapıyoruz, çünkü benzeri ülkeler yüzde 6 oranında büyürken biz 2,1 oranında büyüyoruz. İktidar sahipleri “şükürler olsun yüzde 2,1 oranında büyüdük” diyorlar. Ya büyümeseydik ne olurdu ya getiriyorlar işi. Ardından dünyada enerji fiyatları hızla gerilerken doğalgaza, elektriğe zam yapıyorlar “şükürler olsun yüzde 9 zam yaptık” diyorlar. “Ya yüzde 20 zam yapsaydık ne olacaktı”ya getiriyorlar bu tutarsız zamları.
Gelelim “şükürler olsun”un ne anlama geldiğine...
“Şükürler olsun” ruhani bir kavram olmakla birlikte günlük yaşamda “bulduğunla idare et” anlamına geliyor. Örneğin bir babanın çocuklarına “bugün akşam yemeğinde ekmek ve bulgur pilavı var. Allaha şükürler olsun bize bu nimetleri verdiğine” diyerek, şükretmesi hemen bütün tek tanrılı dinlerde imanın da gereğidir. Ve bu, insanda güzel duygular uyandırır. Bu arada çocukların, babaya “niye herkes bonfile yerken bize bulgur pilavı” diyerek sormasını da engeller.
Peki, vatandaşa sürekli şükür edin diyen iktidar sahipleri kendisi şükür etmeyi biliyor mu?
İşte sorun burada. İktidardakiler hiç şükür etmiyorlar. Ankara’da pek çok kamu binası dururken, şükürler olsun bu binayı bulduk diyeceklerine kendilerine saray yaptırıyorlar. Pek çok makam uçağı varken şükürler olsun bu mevcut uçağa binelim diyeceklerine yeni uçak ithal ediyorlar. Devletin tam 1 milyar dolarını, fabrika yaptıracaklarına saraya, ithal uçağa yatırıyorlar.
Yine Amerikan başkanları 150 dolarlık Timex marka kol saati takarken bizim bakanlar mevcut saatlerine şükretmeyip, 350 bin dolarlık Patek Philippe kol saati takıyorlar. Yani vatandaşa sen şükret, bulduğunla idare et deniyor. Ama iktidar sahipleri bulduklarıyla yetinmeyip, kendilerine sağlanan büyük olanaklara şükretmeyip sürekli lüks tüketim yapıyorlar. Anlayacağınız “ele verir talkını kendi yutar salkımı” durumu yaşanıyor. İşte bu nedenle yeni Türkiye’nin ekonomisine bundan böyle “şükürler olsun ekonomisi” diyoruz. Yeni ekonomi modeli işte bu.
***
Engin Ardıç’ın İsrail sevgisi
Namaz kılmaz, oruç tutmaz, yaşı gelip geçtiği hâlde Hacca da gitmeyen hem ateist hem İslamcı, Cem Uzan’ın Star gazetesinde 2002 yılında dönemin siyasetçilerine orço Abdullah, pezo Vecdi, hibino Recep, beşlik Bülent, tekerlek Abdüllatif gibi sıfatlar takan paralel Engin Ardıç, Mehmet Emin Karamehmet’in Akşam gazetesinin 17.07 2006 tarihli nüshasında, “İsrail’e niçin kızıyorsunuz?” başlıklı yazısında bakın neler söylüyor:
“Ne zaman ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bilmem kaç sayılı kararı uyarınca İsrail işgali altında bulunan...’ falan gibi lafları duysam benim de nevrim döner.
Birkaç basın kaşalotunun ekmek parası kazanmayı sürdürmesinden başka bir işe yaramaz bu haberler...
Bu savaşın bitmesi için İslam dünyasının ‘İsrail devletinin varlığını kabul etmesi ve bir daha da tartışma konusu yapmaması’ gerekmektedir. İsrail, Lübnan devletiyle savaşmıyor. Terörist dincilerle savaşıyor. Senin için PKK neyse, İsrail için de Hizbullah aynı şey. Biz yapalım ama İsrail yapmasın... Hadi yürü be...
Musul ve Kerkük bizim olsun mu? Olsun abi. Viyana’yı da alalım mı? Alalım abi. Turan İmparatorluğu da kuralım mı? Kuralım abi. Ama İsrail almasın tepe mepe.
Neden? Çünkü din kardeşlerimiz mağdur oluyorlar.”
İşte 2006’da bunları söyleyen Engin şimdi İsrail düşmanı oldu. Terörist dediği Hizbullah’ı yere göğe sığdıramıyor. Kol kola geziyor onlarla. İşte yeni Türkiye’nin yazarı Engin Ardıç bu. Nereden nereye Engin.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016