Süleyman YAŞAR
Merkez Bankası’nın para politikasında kontrolü kaybetmesi Türk parasının hızla erimesine neden oluyor. Tabii bu arada Amerikan Doları’ndaki kontrolsüz artışın Türkiye ekonomisini durdurduğunu belirtmekte fayda var.
Peki, niye dolardaki kontrolsüz artış Türkiye ekonomisini durdurdu?
Durdurdu, çünkü vatandaşın tasarrufları aniden yüzde 21 oranında eridi.
İŞÇİNİN, MEMURUN, ESNAFIN ALIN TERİNE İKTİDAR EL KOYDU
Bu arada işçi, memur, emekli ve diğer dar gelirli vatandaşın alım gücü yine yüzde 21 oranında azaldı. Bir de tüketici önümüzdeki 12 ay içerisinde iş bulma ihtimalinin azaldığını ve işini kaybetme ihtimalinin çoğaldığını düşündüğü için tüketimini azalttı.
İşsizliğn yüzde 11,3’e yükselmesi bu tezimizi doğruluyor.
Peki, vatandaş tüketimini niye azalttı?
Çünkü sürekli gelir teorisine göre sürekli gelir elde edemeyeceğini düşünen kişi tüketimini azaltır. Bu arada yüksek oranlı ani devalüasyon nedeniyle tasarrufları da yüzde 21’i yok olduğundan harcama gücünü kaybeden tüketici fakirleşip zor durumda kalır.
EKONOMİ RESESYONA GİRİYOR
İşte bu durum ekonomide resesyona yani gerilemeye işaret ediyor. Yine reel gelirlerin azaldığı bu ortam zaten resesyon için elimizdeki kanıtı oluşturuyor. Çünkü yüksek enflasyon ve devalüasyon nedeniyle ücretlilerin reel satın alma gücü hızlı azalıyor.
Peki, Türkiye niye bu hâle geldi?
Geldi, çünkü dünyada paranın ucuz olduğu dönemde Türkiye’de sermaye yanlış kullanıldı. İşte sermaye yanlış kullanıldığından ekonomide etkinlik sağlanamadı. Ve ekonomi aşağı doğru gitmeye başladı.
HÜKÜMET RİSKLERİ KÜÇÜMSEDİ
Bu durumu Columbia Üniversitesi’nden iktisatçı Frederic Mishkin paranın ucuz olduğu dönemde borçlunun riskleri küçümsemesine bağlıyor. Ve finansal krizlerin temel nedenlerinden birinin riskleri küçümsemek olduğunu ileri sürüyor.
Gelelim sermayenin nasıl yanlış kullanıldığına…
Sermaye yanlış kullanıldı. Çünkü yatırımlar ihracata yönelik mal üretimi yerine riskler küçümsenerek lüks konut, lüks lokanta, lüks AVM ve lüks kamu binalarına yapıldı. Tabii bunun sonucunda döviz gelirleri azaldı. Şimdi 132 milyar dolara ulaşan kısa vadeli dış borçları ödemek için döviz fiyatları arttı.
Bir de cari açığın azaldığı söylemine de kulak asmayın. Cari açık tutar olarak azaldı ama milli gelir de dolar olarak azaldığı için cari açığın milli gelire oranı yüzde 5,4 olduğundan bu oran hâlâ bu ülke için riskli bir oran oluyor. Bu oranının yüzde 3’ün altında olması gerekiyor.
Peki, bundan sonra ne olacak?
Bundan sonra eğer Merkez faiz artırarak Türk parasına talebi çoğaltmazsa ekonomik büyüme negatife doğru gidecek. Türkiye ekonomisi küçülmeye devam edecek. Zaten 2014’de milli gelir 823 milyar dolardan 800 milyar dolara geriledi. Bu yıl yani 2015’te bu gerileme daha da hızlanacak. İşte son durum bu.
Not:
Herkesin yazısını, haberini, röportajını kendi ürünüymüş gibi izinsiz yayınlayıp internet sitesi işleten devlet yanaşması, ekonomi iyi gitmiyor deyince rahatsız olmuş. Korkma sana ekonomik kriz işlemez. Telif ödemeden gazetecilerin haberlerini yayınlayıp onların alın terinden yıllardır çöpleniyorsun. Yükünü tutmuşsundur sen. Bir de dış ticarete konu olmayan mallara yoğun yatırım yapıldığı için sık sık ödemeler dengesi krizlerine gireceğimizi yıllardır yazıyorum. Okuduğunu anlayabilseydin farkında olurdun.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016