Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi devletin asli görevi olan tam kamu hizmetleri; iç ve dış güvenlik, bağımsız ve adil yargı, makro ekonomi yönetimi ve diplomasi hizmetleri olarak sıralanır. Eğitim ve sağlık hizmetleri ise yarı kamusal hizmetler olarak tanımlanır. Yani eğitim ve sağlık türünden yarı kamusal hizmetleri özel sektör üretebilir. Özel sektörün eksik üretimini devlet tamamlar. Ama tam kamusal hizmetleri özel sektörün vermesi kabul edilemez. Çünkü bu tür tam kamusal hizmetlerin faydası bölünüp pazarlanamaz.
Gelelim bu kısa açıklamayı niye yaptığımıza…
Yaptık, çünkü; Türkiye’de devleti yöneten siyasi iktidar ülkeyi kutuplaştırarak yönetme politikası izlediğinden devlet tam kamu hizmetlerini yeterince veremez oldu.
Yaşanan terör olayları güvenlik hizmetinin aksadığını bize gösteriyor. Yine Suriye ve Ortadoğu’da izlenen dış politikanın hatalı olduğu ortaya çıktı. Bu arada Avrupa Birliği ülkelerine giden göçmenlerin iadesi anlaşmasına hiçbir koşul koymadan imza atılması da izlenen dış politikanın zafiyetini bize gösterdi.
Yargı hizmetleri ise yapılan kamuoyu yoklamalarında güvenilirliği azalan hizmetler arasında yer alıyor. Adalet Bakanı’nın, Bütçe ve Plan Komisyonu’na yaptığı açıklamada; OECD verilerine göre, Türkiye’de yargıya güvenen vatandaşların oranı 2014 yılında yüzde 48 düzeyinde görünüyor.
Makro ekonomi yönetimine gelince…
Sık sık değişen makro ekonomi politikaları nedeniyle ihracat sürekli geriliyor, döviz rezervleri azalıyor, milli gelir dolar bazında düşüyor, işsizlik ve enflasyon artıyor. Hattâ işsizlik ve enflasyonda yükselen ülkeler arasında dünyada üçüncü ve dördüncü sırada olduğumuzu hemen hatırlatalım. İşte devletin ürettiği tam kamusal hizmetlerde durum böyle olunca AKP hükümetinin devleti iyi yönetemediğini söylemek herhâlde yanlış olmaz.
Peki, ne yapılmalı?
Şu yapılmalı. Tam kamu hizmetlerinin iyi verilebilmesi için toparlayıcı ve kapsayıcı yeni bir hükümetin kurulması ve devleti yönetmesinde fayda var. Bu öneriyi Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin toparlanabilmesi için 7 Haziran seçimlerinden sonra yapmıştı. Maalesef erken seçime zorlandı bu ülke. İki seçim arasında yaşanan terör olayları nedeniyle tek parti istikrar getirir söylemine vatandaş inandırıldı. Ama sonuç öyle olmadı. AKP’nin tek parti iktidarı istikrar getirmedi. 1 Kasım seçimlerinin ardından ekonomide olumsuz süreç devam ediyor. Yabancı sermaye stoku azalıyor. Türkiye’de oturanlar yatırımlarını diğer ülkelere kaydırıyorlar. İhracat azalıyor. İşsiz sayısı çoğalıyor. Kişi başına gelir azalıyor. Bu arada çevre ülkelerle savaş riski artıyor. Toplumsal barış azalıyor.
O hâlde devlet hizmetlerini kapsayıcı ve kaliteli biçimde verecek toparlayıcı hükümet nasıl kurulmalı?
Şöyle kurulmalı; nasıl Anayasa Komisyonu’na TBMM’de bulunan her siyasi partiden eşit sayıda üye alındıysa toparlayıcı hükümete bu şekilde üye alınabilir. Böylece ülke bu sıkıntılı dönemi aşar. Ve genel seçimlere 2019’da gidilir. Aksi takdirde AKP tek parti hükümetiyle toparlanmak mümkün görünmüyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016