Süleyman YAŞAR
NATO’nun Varşova’da yaptığı zirvenin ardından 139 maddelik bir tebliğ yayınlandı.
Varşova tebliğine göre, Türkiye’yi yakından ilgilendiren konular şöyle sıralanıyor:
NATO’nun üye sayısı Karadağ’ın katılımıyla 28’den 29’a çıkarılacak.
NATO’nun değerleri, bireysel özgürlük, insan hakları, demokrasi ve hukuk devletidir.
Yolsuzluklar; demokrasinin, hukuk devletinin, ekonomik kalkınmanın altını oyar ve demokrasiyi zayıflatır.
Bu arada tebliğde kadın haklarına da dikkat çekiliyor “NATO’da kadının güçlendirilmesi askerî işbirliğimizi güçlendirir” görüşü ileri sürülüyor.
Yine tebliğe göre; Karadeniz’ de NATO gücü artırılacak. NATO, özellikle Avrupa Birliği kararlarına uymaya ve Avrupa Birliği ile yakın çalışmaya devam edecek, deniyor. Moldova, Ermenistan, Gürcistan veAzerbaycan’ın bağımsızlık ve egemenlik haklarının korunacağı belirtiliyor.
Varşova tebliğinde; Rusya, Kırım Yarımadası’nda bulunan Kırım Tatarlarına uyguladığı ayrımcılık ve ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu tutuluyor. Ve NATO, fiilî durum yaratan Rus otoritelerinden, Kırım’da yaşayan herkesin güvenliğinin, haklarının ve özgürlüklerinin korunması için gerekli önlemleri almasını talep ediyor.
Bir de tebliğe göre; Irak ve NATO arasında yapılan anlaşma gereği Irak askerlerinin Türkiye ve Ürdün’de eğitilmesine karar verildiği açıklanıyor. Yine NATO, Suriye rejiminden, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uymasını ve 30 Haziran 2012’de Cenevre Tebliği doğrultusunda adım atmasını talep ediyor.
Tebliğde potansiyel balistik füze saldırılarına karşı Kürecik erken uyarı radar sisteminin kurulmasının olumlu bir gelişme olarak kabul edildiği bildiriliyor. Yine IŞİD/DAEŞ’e karşı, NATOAWACS desteğinin artırılacağı, bu artırımın Ağustos ayında gerçekleştirilmesinin planlandığı söyleniyor.
Bu arada NATO üyelerinin askerî harcamalarının, milli gelirlerinin minimum yüzde 2’si düzeyinde olmasının daha önce kabul edildiği açıklanıyor. Fakat bazı üye ülkelerin, reel olarak bu askerî harcama hedefinin gerisinde kaldığı ileri sürülüyor. (Tebliğ madde 34)
Yeri gelmişken hemen askerî harcama konusunu açıklayalım; sadece beş üye ülke harcama hedefini tutturabiliyor. Bunlar, ABD, Yunanistan, İngiltere, Estonya ve Polonya oluyor. Diğer ülkeler yüzde 2’lik harcama eşiğinin altında kalıyorlar. Bunlar Fransa, Türkiye, Almanya, İtalya ve Kanada olarak sıralanıyor. ABD’nin askerî harcama tutarı milli gelirinin yüzde 3,8’i, ikinci sırada olan Yunanistan’ın harcama tutarı yüzde 2,38 olarak belirtiliyor. Bu arada NATO’nun toplam askerî harcama tutarının 900,5 milyar dolar olduğu biliniyor. Bu tutarın 650 milyar dolarını ABD karşılıyor. İngiltere 60, Fransa 44, Almanya 40 milyar dolar katkı yapıyor. Diğer 24 ülkenin katkısı 106,5 milyar dolar oluyor.
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık çünkü; NATO Türkiye’den daha fazla askerî harcama yapmasını istiyor. Şu anda Türkiye’nin askerî harcamaları, NATO askerî harcamaları eşik değeri dikkate alındığında, milli gelire oranı yüzde 1,56 olarak gözüküyor. Hâlbuki Türkiye bu orandan daha fazla askerî harcama yapıyor. Çünkü Stockholm International Peace Research Institute (SIPRI) verilerine göre Türkiye’nin askerî harcamaları cari dolar fiyatlarıyla 2013’te 18 milyar 165 milyon dolar, 2014’te 17 milyar 770 milyon dolar, 2015’te 15 milyar 275 milyon dolar olarak gösteriliyor. Bu rakamlara göre Türkiye’nin askerî harcamaları dolar bazında milli gelirine oranlandığında yüzde 2 eşiğinin üzerine çıkıyor. Dolayısıyla Türkiye’de 2013 yılı askerî harcamalarının milli gelire oranı yüzde 2,20, 2014 yılı askerî harcamalarının milli gelire oranı yüzde 2,22, 2015 yılı askerî harcamalarının milli gelire oranı yüzde 2,11 oluyor. Yani Türkiye, NATO’nun minimum harcama eşiğinin üzerinde askerî harcama yapıyor.
O hâlde NATO ne talep ediyor?
Kısaca, NATO, Türkiye’den askerî harcamaları artırmasını talep ediyor.
Anlayacağınız, NATO zengin ülkelerden daha fazla silah alın diyor Türkiye’ye.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016