Taha Akyol
Kanal İstanbul birçok yönüyle tartışılıyor ama Montrö yönü yeterince tartışılmıyor; bu konuda iktidarın da kafası karışık görünüyor.
Halbuki “Montrö dışında” olacağı resmen ifade edilen Kanal İstanbul, Türkiye’nin başına yeniden “Boğazlar meselesi”ni açabilecektir.
Kanal İstanbul’un başlatacağı rant hareketinin, ekonomiyi hareketlendirmesi ve oy getirmesi beklentisi tek bakış açısı olmamalıdır.
Türkiye’nin sanayi ve teknoloji konuşmak yerine kanal “inşaat”ına kilitlenmesi bile endişe vericidir.
Hele de Kanal’ın Montrö ile ilgisi, bu sorunu dış politika açısından da fevkalade ciddi hale getirmektedir.
Montrö meselesini mutlaka uzman diplomatlarla ve deniz hukuku uzmanlarıyla enine boyuna tartışmak gerekir.
İKTİDAR NE DİYOR?
İktidar yetkilerinin bu konuda söyledikleri net değildir.
Parti sözcüsü Ömer Çelik şöyle diyor:
“Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile herhangi bir şekilde çelişmiyor. Buradaki seyrüsefer serbestisi aynen korunacak. Geçişlerde Montrö ile sağlanan seyrüsefer serbestisine aykırı bir durumun hiçbir şekilde söz konusu olmayacak.” (6 Ocak)
Fakat Motrö’de sadece “geçiş serbestisi” yoktur; savaş ve barış durumlarına göre düzenlemeler, geçiş kısıtlamaları da vardır ve geçiş serbestisinden daha önemlidir.
Öyleyse Montrö’yü aynen Kanal’da da uygulayacak mıyız?
Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı gün şöyle konuştu:
“Kanal İstanbul Montrö kapsamında değildir… Tamamen Montrö dışındadır. Savaş gemileri?... Onlara da bir çözüm buluruz, gerekirse buradan da geçebilirler.”
Görülüyor ki, Kanal’dan geçişlerin hangi kuralları tabi olacağı konusunda bir çalışma yapılmamış, bir perspektif oluşturulmamıştır!
Bu çok ciddi bir eksikliktir.
Kanal açıldıktan sonra “geçersin, geçemezsin” sorunları patlak verdiği zaman mı “bir çözüm buluruz” diyeceğiz?
Gemi başına 250 bin dolar ortalama geçiş ücreti düşünüldüğüne göre, “parayı veren geçsin” mi diyeceğiz?
TARİHİN DERSLERİ
Amerika Karadeniz’e savaş gemileri, hatta uçak gemisi çıkarmak isterse bu paranın ne kıymeti var?!
O zaman Rusya bastıracaktır; “geçişe izin vermeyin” diye!
Yahut tersi… Rusya Karadeniz’de mevcut ve inşa edeceği yeni savaş gemilerini Akdeniz’e geçirmek istediğinde, Amerika bastıracak “geçişe izin vermeyin” diye!
Kanal’a talip olduğu söylenen Çin’in niye buna niyetlendiğini de iyi düşünmeliyiz.
İşte yeniden başımıza gelmesinden endişe ettiğim tarihî “Boğazlar sorunu” budur!
Çarlık Rusyası işte bunun için 1833 yılında Beykoz’a 5 bin askeri çıkarmış, Osmanlı’ya “Hünkar İskelesi Anlaşmasını“nı imzalatmıştı.
1912 yılında Rusya Karadeniz’de dört tane dretnot inşasına başlamış, Rusya ile anlaşan İngiltere’den destek alamayan Osmanlı Alman Göben ve Breslau gemileriyle harbe sürüklenmek zorunda kalmıştı!
Önceki dönemlerde Rusları durdurmak için hep İngiliz donanması Çanakkale’den içeri girer Boğazlarda demir atardı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Montrö Türkiye’ye ne kazandırdı?” diye sormuştu…. Türkiye’ye güvenlik, istikrar ve diplomatik güç kazandırdı.
JEOPOLİTİK DEĞİŞMEDİ
Eylül 1939; Hitler’le anlaşan Stalin’in eli güçlenmiş, “Boğazlar meselesi”ni gündeme getirmiştir! Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov, Dışişleri Bakanımız Şükrü Saraçoğlu’nu Moskova’da günlerce beklettikten sonra, “Boğazlara yabancı (Batılı) gemi girmesin” diyerek resmi notayı uzatır.
Saracoğlu almaz, nota masada kalır. Saraçoğlu’nun zabıtlara geçen cevabı aynen şöyledir:
“Başka devletlerin de imzasını taşıyan Montrö Sözleşmesi’nin sadece Sovyetler Birliği ile değiştirilmesine Türk hükümeti asla razı olamaz!”
Saracoğlu, Montrö’de imzası bulunan diğer devletleri hatırlatarak Rusya’nın Boğazlara ilişkin talebini nötralize etmiştir.
Böyle pek çok örnek vardır.
Hariciyemizin en saygın isimlerinden büyük diplomat merhum Feridun Cemal Erkin’in “Türk Sovyet İlişkileri Boğazlar Meselesi” adlı kitabını mutlaka, ama mutlaka okumak lazım.
Teknoloji çok gelişti ama jeopolitik değişmedi!
2008 yılında, Gürcistan krizi çıktığında Amerika Boğazlardan yüksek tonajlı askeri gemiler geçirmek istediğinde, Türkiye “Motrö’ye aykırıdır” diyerek izin vermedi. Abdullah Gül’ün Amerikalılara söylediği şuydu: “Küçük Karadeniz’de bu kadar çok askeri gemi barış için tehlikelidir.”
Uluslararası belgelerle kuralları belirlenmeyen bir kanal açarak Montrö’yü etkisizleştirmek çok daha tehlikelidir.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025