Ufuk COŞKUN
Sevgili dostlar; yıllardır herkesimden insanı mağdur eden, dışlayan, yok sayan, çocuklarımızın geleceğini harcayan, insanlığımızı paçavraya çeviren, eli silahlı, güçlü, nüfuzlu üstelik devletin her türlü imkanından yararlanarak kirli tezgahlarla ülkede kaos ortamları oluşturan ve bundan asla vazgeçmeyen bir zihniyetin karşısında hak, hukuk, özgürlük, ahlak ve erdem diyerek dimdik durduk. Tam kendimiz için yeni bir yol belirlemeye kalkarken bu sefer de yanımızda olduklarını zannettiğimiz insanlar tarafından bu sefer daha şiddetli, daha içeriden daha sincice bir engelleme operasyonuyla karşı karşıya kaldık. Ve bu tehlike daha henüz geçmiş değil. Velhasıl ülkede halka hala basit, sıradan insan yığınları muamelesi yapan ve Kürt sorunu başta olmak üzere köklü sorunlarımızın çözümünü istemeyen ve bizi sürekli gerileten bir kitle var.
Nasıl ki şimdiye kadar tüm samimiyetimizle ve kararlılığımızla bu tür yapıların karşısında onurlu bir mücadele vermişsek aynı kararlılıkla Türkiye daha demokratik, daha özgür, daha zengin ve adil bir ülke olana kadar bu mücadelemizi sürdürmek mecburiyetindeyiz. Biliyorsunuz yakında halk sandık başına giderek ilk defa doğrudan cumhurbaşkanını seçecek. Kuşkusuz bu sıradan bir seçim olmayacak. Bu seçim ülke tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bizler 10 Ağustos’ta bir bakıma Türkiye adına yeni bir sayfa açmak için sandık başına gideceğiz. Bu bakımdan cumhurbaşkanlığı seçimi doğrudan geleceğimizi, itibarımızı, şeref ve haysiyetimizi ilgilendiren çok mühim bir seçim olacaktır. Bu bakımdan Tayyip Erdoğan’ın bu seçimden zaferle çıkması ülke adına çok büyük bir önem arz etmektedir. Elbette asıl iş seçimlerden sonra yeni Türkiye’nin alacağı yol ile ilgilidir. Dolayısıyla Yeni Türkiye’nin inşasında yıllardır hak ve özgürlükler alanında mücadele eden kesimlere çok ama çok büyük sorumluklar düşmektedir. Ancak bunun için öncelikle ciddi bir zihin kırılmasına ihtiyaç var. Söylemleri, bakış açıları her kesimden insanı kucaklayan, farklı görüş ve inançlara saygılı, evrensel ahlak anlayışı üzerine bina edilen yeni ve farklı bir toplumsal bakış açısı üretme zorunluluğumuz söz konusudur. Markar Esayan yerinde bir tespitle yeni Türkiye’nin parolalarınıakıl, ahlak ve cesaret olarak ifade etmişti. Ben buna yeni fikirler ve projeleri de ekliyorum. Yeni Türkiye’nin inşasında bir taftan da yeni fikirlere zihnen açık olmak, cesurca tartışmaya hazır hale gelmek ve sürekli proje üretmek durumundayız.
Yeni Türkiye için Proje Kampanyası
Hatırlarsanız geçen hafta Adıyaman’da düşünülen harikulade bir projeden bahsetmiştim. Yazımın bir yerinde bu vakitten sonra“Yeni Türkiye demek bir bakıma yeni fikirler ve projeler demek anlamına gelmeli” demiştim. Bu çerçevede meseleyi biraz daha açarak bunu bir kampanyaya dönüştürmenin daha anlamlı olacağını düşündüm. Ülkede yeni fikir ve projelerden rahatsız olan bir kesime rağmen bizler inadına yeni Türkiye’yi bir proje cennetine çevirebiliriz. Bunun için ilk elde ülke çapında geniş çaplı bir kampanya başlatabiliriz. Projeden kastettiğimin bir takım teknolojik basit icatların gösterimi şeklinde anlaşılmasın lütfen. Yeni Türkiye’nin mimarisinden, sanatına, kültüründen, eğitimine, tiyatro ve sinemasından, yargı, trafik ve yerel yönetimlerine varana kadar birçok alanda üretilecek yeni fikir ve projelerin yaygınlaştırılmasından bahsetmekteyim. Hatta buna gerek ülkedeki barış sürecine gerekse Ortadoğu barışına katkı sunacak farklı organizasyonların ve orijinal fikirlerin üretilmesini de ekleyebiliriz. Kısacası yeni Türkiye’nin inşasına bir nebze olsun katkı sunmak amacıyla birbirinden kıymetli proje ve fikirleri yarıştırabiliriz.
STK’ların, yerel yönetimlerin, kamu kuruluşlarının, özel sektörlerin, bireylerin kısacası ülkenin gelişmesi adına projesi olan hemen herkesin dâhil olabileceği bu kampanya, bunu önemseyen bir TV Kanalı aracılığıyla desteklenebilir. Hatta bu kampanya “Pop Star” formatında bir yarışmaya bile döndürülebilir. Şöyle ki; bu organizsayonda büyük-küçük demeden, herkes projesini en fazla 5 dakika olacak şekilde sunumunu hazırlar ve alt elemeleri geçtikten sonra da ilgili kanal aracılığıyla bu fikirler toplumun geniş kesimlerine duyurulur. Projelerin, daha evvel bazı TV Kanallarında da olduğu gibi illa bir icat, ürün ya da fiziksel bir şey olmasına gerek yok, bir yöntem, bir kampanya, bir organizasyon, yeni bir anlayış da olabilir. Örneğin eğitim alanında yeni Türkiye’nin eğitim kalitesini arttıracak farklı alternatif modellerin üretilmesi gibi.Buna yerel yönetimler, sivil toplum, trafik, yargı sistemi farklı yönetim anlayış ve modelleri, sosyal barışa katkı sunacak orijinal fikirler ve organizasyonlar vs dahil edilebilir. Mühim olan yeni Türkiye’nin her bakımdan gelişmesine katkı sunacak fikirlerin ve projelerin üretilmesidir. Gazetemizin Yayın Koordinatörü Ahmet Zeki Gayberi Milat’ın bu tür kampanyalara destek vereceğini ifade etti. Umarım buna bir TV Kanalı da dâhil olur.
Kısacası ben ülkenin, elle tutulur, doğru-dürüst projesi olmayan, seviyesiz muhalefetin tutum, tavır ve söylemleriyle vakit harcamaması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye artık eski usul anlayışlarla, politikalarla yönetilemeyecek kadar çok gelişti. Bu bakımdan Yeni Türkiye bir taraftan da yeni fikirler ve projeler ülkesi haline gelmeli. Dolayısıyla ülkesinin her alanda gelişmesini arzu edenlerin bu süreçte ciddi sorumluluklar alması gerekir. Bu tür fikirlerin gelişmesi, çeşitlenmesi, hayata geçirilmesi en önemlisi de destek görmesi temennisiyle.
twitter.com/sivildemokrat
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019