Ufuk COŞKUN
Kabaca şöyle tarif edilir; ekonomik, sosyal ve siyasal eşitsizlikleri yok etmek, zor şartlarda varlığını sürdürmeye mahkûm bırakılmış proletaryanın üzerinden zenginlik elde etmeye şiddetle karşı, ekmeğin adil paylaşımını savunan, işçi, fakir-fukara dostu, barış, kardeşlik, eşitlik ve adalet gibi kavramları merkezine koyan aynı zamanda anti-kapitalist, anti-emperyalist bir ideoloji… İnandınız mı yoksa! Ama öyledir diyorsanız; size Türkiye’deki sol zihniyetin tutumundan, icraatlarından, yaşam anlayışından kısaca bahsetmem gerekecek. Siz şimdi solun ekmekten, halktan, garibandan, köylüden, ezilmişten, emekten, hakkı elinden alınandan yana ahlaki, siyasi ve ekonomik bir tavır ve tutum içerisinde olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Yani siz şimdi Türkiye’nin sahil şeridi boyunca uzanan, laiklik mitinglerinde başörtüsü karşıtı sloganlarıyla boy gösteren, seçkinci, ilerici, çağdaş, aydınlanmacı bir kesimin gerçekten gariban dostu bir sol olduğuna mı inanıyorsunuz? Gayet şık giyimli, makyajlı, zengin görünümlü bir kesimin gerçekleştirdiği cumhuriyet/laiklik mitinglerini hatırladınız mı? İçlerinde hadisenin vahametine binaen tarlasında çapalama işini yarım bırakıp gelmiş eli yüzü toprak içinde neden bir tane köylü-gariban amca ya da teyzeye rastlayamadık dersiniz!
Türkiye’nin solcu sendikaları örneğin, yıllardır sol muhalefet adına İmam Hatip Liselerini ve başörtülü kız öğrencileri dillerine dolamadılar mı? Oysa İmam Hatip Lisesinde okuyan o çocukların yüzde 90’nı, tarlasında çift süren, dağda zeytin toplayan, fakir, emekçi, ezilen köylü anne ve babaların çocuklarıydı. Laik değerler adına karşı çıktıkları başörtülü kızlar ise öğrenimlerini yurtdışında yapamayacak kadar yoksul kız çocuklarıydı. Onların da babaları ağır koşullar altında çalışan, yoksul, köylü olan emekçi insanlardı. Yıllardır fakirliğin, yoksulluğun, emeğin dini, ırkı, ideolojisi olur mu diye bir kez olsun sormadılar. Türkiye’deki sol zihniyet bu öğrencileri sahipleneceğine, öğrenim haklarını sonuna kadar savunacağına “Laiklik elden gidiyor!” diye bağırdı. Bu fakir, yoksul ailelerin başörtülü çocuklarının arkasında “dış mihraklar” var diye algı operasyonu üretti.
Medya patronlarıyla birlik olup eylemlerine destek çağrısı yaptılar. Halkı bilinçsiz buldular ama bir türlü yoksul bulmadılar. Çünkü kendileri yoksul değil. Daha geçenlerde mecliste bir taraftan sıkılı yumruklarla ezilmişlerin, garibanların yanındayım mesajı veren solcu bir milletvekilinin aynı zamanda milyon dolarlık rezidansı olduğu ortaya çıktı. Yanlış anlaşılmasın kimsenin malı mülkü olmasın demiyoruz. Kimsenin malı mülkünde de gözümüz yok. Lafım sıkılı yumruklarıyla gariban insanların üzerinden siyasi rant devşiren, ezilmiş, yoksul insanları alet ederek solculuk yapmaya çalışan insanlaradır.
Yani siz şimdi bir taraftan yumruklarınızı sıkarak “Yaşasın sol!” “Yaşasın emekçiler, işçi kardeşlerim!” diye bağıracaksınız diğer taraftan da son on yıldır ezilmiş, fakir- fukaranın derdiyle dertlenen ve onlar için önemli icraatlar gerçekleştiren bir hükümete “Hırsızlar...” “ Asgari ücretliler sefil bir yaşam sürerken onlar Kaçak Saray’da keyif sürüyor.” “Garibanların sırtından geçiniyorlar.” diyerek asıl lüks hayatı kendiniz yaşayacaksınız ve bunu da solculuk olarak takdim edeceksiniz öyle mi?
Yani siz şimdi yanınıza gelen 80 yaşındaki bir dedeye "Boş ver, Araplara para kaptırma(!)" diyerek hem şahsına hem de inancına hakaret edeceksiniz ve kendinizi “solcu” diyeceksiniz öyle mi? Yani siz şimdi bir taraftan 80 yıldır eğitimi aracı ederek toplumu tek bir ideolojiye mahkûm bırakarak çocuklarını esir alacaksınız, laiklik kisvesi adı altında da fakir-fukaranın inançlı çocuklarını kapı dışarı edeceksiniz diğer taraftan da sahip olduğunuz ideolojiyi insanlığın tek kurtuluş reçetesi olarak sunacaksınız öyle mi?
Yani siz şimdi bir toplum mühendisliğinin eseri olarak sırf AK Parti’yi tasfiye etmek uğruna ittifaklara girişeceksiniz Bahçeli gibi bir siyasetçiyi Che Guevara muamelesi yapıp gaz vereceksiniz emeliniz gerçekleşmediğinde de onu yerden yere vurarak bunun adını “sol siyaset” koyacaksınız öyle mi?
Yani siz şimdi kalkıp sosyal ve ekonomik hayatı merkezi bir planlamayla dizayn etmeye kalkışacaksınız ve bu totalitarizmin adını solculuk koyacaksınız öyle mi?
Yani siz şimdi kendilerini doğuştan haklı ve yanılmaz, kendisi gibi olmayanları ise gerici, hastalıklı, cahil ve işe yaramaz yığınlar olarak gören aydınlanmacı, bilimci, akılcı ve rasyonalist bir aydınlar grubunu yanınıza alacaksınız ve böylelikle halkçı bir ideoloji olduğunuzu haykıracaksınız öyle mi?
Yani siz şimdi bir taraftan dünyadaki tüm darbecilerin ve içerideki yapıların gönüllü acentesi gibi çalışacaksınız diğer taraftan da darbecilerle kelle koltuk mücadele eden yerli bir siyasetçiyi diktatör ilan edeceksiniz öyle mi?
Evet, evet öyle… Çünkü Türkiye’deki sol, solculuk tam da böyle bir şeydir…
@sivilemokrat
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- AK Parti yeniden yapılanmalıdır
28.06.2019 - Kürtler Her Şeyin Farkında!
19.06.2019 - İttihatçı Zihniyet Karakter Değiştiriyor
14.05.2019 - 1 Mayıs: Sendikacılık ve Emperyalizm
2.05.2019 - Sandıkta FETÖ Operasyonu
8.02.2019 - Milli Eğitim Neden Tarihimize Yabancı?
22.03.2019 - Bekâ meselesini anlayabilme idrakı!
7.02.2019 - Türk Eğitim Sisteminin Bir Felsefesi Var mı?
25.02.2019 - Aklı kutsayan Modernist İslamcılar
21.02.2019 - İthal Düşünce Akımları
18.02.2019
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Ad Soyad Giriniz...
Bu kadar rahat yorumlarınızı kemalist zihniyette , darbeler tanklarıyla mesaj verdiğinde veya darbeler sürecinde sahiden yaptınız mı? Şimdi buldunuz meydanı boş, boş değil demokratik atın da atın, tutun da tututun..sizi ciddiye alan bile olmayacak ...