Ufuk COŞKUN
İnsanların şapka ile darağacı arasında tercihe zorlandığı yıllardı… Ne tuhaf… Peki, neden? Mantıklı bir gerekçesi var mı? Siyasi otorite böyle buyurdu! Aka Gündüz’ün ifadesiyle; Yerde O! Gökte O! Denizde O! Varda O! Yok da O! Her şeyde O! Var mı itirazı olan! Yok! İnsanların 1000 yıldır konuştukları dilin, medeniyet birikimlerinin bir gecede heba edildiği yıllar.. Sebep? Bunun ilmi, lisani, insani bir açıklaması var mı? Öyle gerektirdi! Kuvvetli Milliyetçi, laik cumhuriyetçi gençler yetiştireceğiz… Cevap, Yakup kadri Karaosmanoğlu’ndan; “O devlet adamlarının en yiğidi, en dâhisi en mükemmelidir…”Türk basını cumhuriyetin çerçevesinde çelikten bir kale vücuda getirmelidir bir zihniyet kalesi. Basın mensuplarından bunu istemek cumhuriyetin hakkıdır. Yani basın resmi ideolojinin dili olacaktır. Ya olmazsa! Bunu da Recep Peker cevaplasın; “O zaman biz de bu yılan yuvalarını tahrip ederiz ve sustururuz. Memleket rahat yüzü görsün diye de dezenfekte ederiz!” Sonuç: Müslümanlar; örümcek kafalı, bağnaz insanlar. Ermeniler: Bizi arkadan hançerleyen dünyanın en aşağılık insanları! Aleviler: İtlaf edilmesi elzem sapık inançlılar. Kürtler: Dağ Türk’ü. Anadolu insanı mı? Onlar elitlerin artıklarıyla beslenen, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan cahil sürüsü! Tuhaf ama sistem bu!
Sürgüne gönderilen Ermenilerden bir evlat yetiştirin, onu pilot yapın sonra Dersim dağlarında Alevilerin üstüne bomba yağdırın sonra bu Alevileri de resmi ideolojinin sadık kulları yapın..! Sonra Tevhid-i Tedrisat gibi bir kanunla milyonlarca küçük çocuğa, varlıklarını Türk varlığına armağan ettirin. Sonra “benim dinim ulusalcılığımdır” diyerek dindarların camilerine, vakıflarına, değerlerine, ezanlarına, başörtülerine el koyun! Sonra Kürtleri insanlık tarihin en aşağılık en kaba en cahil insanları olarak ilan edin! Sonrada dinin yerine ikame etmeye çalıştığınız 19.yüzyıl pozitivizmini 2015 tarihinde millete siyaset diye yutturmaya çalışın! Bu zihniyetin temsilcileri yıllardır devasa bir iktidarlık inşa ettiler kendilerine. 1000 yıldır sorunsuzca yaşayan, medeni bir ilişki kuran toplumun tüm farklı kesimlerini birbirlerine düşman ettiler. Kurdukları iktidar sarsılmasın diye ülkenin seçilmiş başbakanını bile acımadan astılar. Her on yılda bir alçakça kumpaslarla darbe yapıp birikmiş serveti kendi aralarında bölüştüler.. Siyasetçilerle çelik çomak gibi oynadılar. Bu ülkenin delikanlılarını idam ettiler.. Kürtçe konuşmasınlar diye Kürtleri işkenceden geçirdiler. Yüzbinlerde başörtülü kızı okul önlerinden kovdular.. Oğluna askere gönderen başörtülü anaları askeriyenin dışında beklettiler. Anadolu insanının fakir çocukları meslek sahibi olmasın diye başvurmadıkları hile kalmadı. Yıllarca bu gariban çocukları takip ettiler. Namaz kılan, oruç tutan, başörtüsü takan ülkenin dindar evlatlarını örümcek kafalılar diyerek aşağıladılar..
Leyla Zana’yı Kürtçe yemin etti,Merve Kavakçıyı’da başörtüsü taktı diye mecliste linç ettiler. Ahmet Kaya sırf Kürtçe kaset yapacağım dediği için ülkenin en şerefsiz adamı ilan ettiler. Öyle bir iktidar inşa ettiler ki, bu ülkede bir yılda 25 tane bankayı batırıp borcunu halkın üzerine yıktılar. İstedikleri zaman kriz çıkarıp, bir gecede milyar dolarları keselerine indirdiler. Bir iki manşetle iktidar devirip kendi kafalarına göre hükümetçilik oynuyorlardı.. Yıllardır halkı birbirine düşürerek göbeklerini şişirdiler. Ülkenin en kıymetli yerlerinde onlar oturuyor en pahalı yemekleri onlar yiyor en pahalı otomobilleri onlar biniyordu. Ne güzel! Kim sevmez böyle vatanı!? Ülkenin başbakanlarını, cumhurbaşkanlarını parmaklarının ucunda oynatmaya alışmışlardı. Halkı adam yerine koymayan, halk yokmuş gibi davranan bu iktidar sahipleri kurdukları bu saltanatın 1000 yıl süreceğini söylüyorlardı..
Lakin 2002’de tüm hesaplarını bozan, yıllardır kurdukları saltanatı altüst eden, huzurlarını kaçıran, kurdukları çarka çomak sokan alışılmadık bir gelişme yaşandı. AK Parti Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde halkın büyük teveccühüyle iktidar oldu. AK Parti, 80 yıldır ülke insanının emdiği sütü burnundan getiren bu düzeni tersine çevirmeye başladı. AK Parti bir taraftan resmi ideolojinin mağdur ettiği, aşağıladığı, hırpaladığı, rencide ettiği, hak ve hukuklarını gasp ettiği tüm kesimlerin yaralarını sararken diğer taraftan ülke servetini sömürmekten, arsızca yemekten dikili tek bir ağaçları bulunmayan ve kasıtlı olarak çorak bırakılan ülkeyi ekonomik olarak canlandırmaya başladı. Krizlerin yol açtığı tüm zararı tazmin etti. Ülke yeniden kuruluyormuşçasına her tarafı şantiyelerle doldu. Göstermelik temeli atılan tüm yollar, tüneller, köprüler ivedilikle hizmete açıldı. Büyük projeler hayata geçirildi. En önemlisi de halka bir özgüven geldi. Tarihle irtibatı koparılmış ve 80 yıldır adam yerine konulmuş olan halk ilk kez var olduğunu, güçlü olduğunu ne denli kıymetli olduğunu hatırladı..
Erdoğan, 80 yıldır halkın biriktirdiği serveti çarçur eden bu yumurta kafalıların kurduğu saltanatı yıktığı için istenmeyen adam ilan edildi. İktidarlığı uğruna ülkeyi ateşe attı, iktidarlığı uğruna ülkeyi talan etti, çaldı, çırptı, hırsızlık yaptı, teröristlere destek verdi, basını susturdu vs türden yapılan algı operasyonların temel nedeni gerçekte kendi kurdukları saltanatın yıkılacak olmasından ötürüdür. Asıl savaşı başlatan, ülkeyi talan eden siyaseti kitleyerek ülkeyi kaosa, krize sürükleyenler kendileridir. Nedeni ortada değil mi? Bu ülkede kurdukları 80 yıllık şaşalı iktidarlıklarını sürdürmek ve daha fazla servet biriktirmek istiyorlar. İşte Türkiye’de yaşanan kavga budur. Bu bir iktidar savaşıdır. Ve inşallah en yakın seçimde bunun hesabı sorulacaktır.
@sivildemokrat
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- AK Parti yeniden yapılanmalıdır
28.06.2019 - Kürtler Her Şeyin Farkında!
19.06.2019 - İttihatçı Zihniyet Karakter Değiştiriyor
14.05.2019 - 1 Mayıs: Sendikacılık ve Emperyalizm
2.05.2019 - Sandıkta FETÖ Operasyonu
8.02.2019 - Milli Eğitim Neden Tarihimize Yabancı?
22.03.2019 - Bekâ meselesini anlayabilme idrakı!
7.02.2019 - Türk Eğitim Sisteminin Bir Felsefesi Var mı?
25.02.2019 - Aklı kutsayan Modernist İslamcılar
21.02.2019 - İthal Düşünce Akımları
18.02.2019
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Avni kalkan
Tüm solun birbirine verdiği zararı hiç bir sağ veremez ben demiştim le başlayan merkez ben cierden kurtulması lazım
Necdet Uğuz
Eyyy..., AKP siyaset Akademisinin tövbekar Komünist hocası... Eyyyyy , AKP iktidarıyla birlikte Devrimsellik yaşıyoruz diyebilen dönek mahluk Yetmez Ama Evet söylemi derin bir kırılmaydı elbette... Hala bu politik öngörüsüzlüğün arkasında duruyosun ya... Ar damarın çatlamış senin...