Yasemin ÇONGAR
Necmettin Erbakan’ı ebediyete uğurlayan büyük kalabalığı seyrederken, o kalabalığın bütün “tek tip” görünümüne rağmen, hakikatte nasıl da çok renkli, çok sesli bir kalabalık olduğunu düşünüyordum dün.
Erbakan’a veda edenlerin çoğunluğu, bir devrin de sonunu vurguluyorlar gibi geldi bana...
Kalabalığın içinde, bunun bir “son” olmadığını düşünenler, o “son”un aslında çoktan geldiğinin farkında olmayanlar da vardı kuşkusuz.
Ama çoğunluk, çıkış noktası ister militan Kemalizm, ister militan İslamizm olsun, varış noktası illa ki tek tipçi, ötekileştirici, daraltıcı, sığlaştırıcı, yasakçı ve baskıcı olan ideolojik duruşların yenilmeye mahkûm olduğunun farkındaydı sanki.
Bana öyle geldi...
Saadet Partisi’nin kırmızı atkılarını boyunlarına dolayan gençlere baktım, beline kadar sakallı ihtiyarlara baktım ve –Allah ona ve ailesine sabır versin– cenaze töreninde babasına veda konuşması yapan Fatih Erbakan’a, onu dinlerken başlarını bir an bile yerden kaldırmayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, avluya girişinde tekbirlerle protesto edilen
Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu’na, namazdan hemen sonra avludan ayrılan Has Parti lideri Numan Kurtulmuş’a baktım.
O güruh içinde “yeni” ve “eski” biraradaydı.
“Eski,” belki eskidiğini, artık bittiğini, geçmişte kalmaya mahkûm, geleceği kurmaktan uzak olduğunu bilmiyordu henüz ama “yeni,” herşeyin farkındaydı.
İnancı ve inadıyla, nezaketi ve nüktedanlığıyla kendisinden farklı fikriyat ve maneviyattakilerin bile sevgisini, saygısını kazanabilmiş bir şahsiyetti Necmettin Erbakan.
Ama siyasetiyle, söylemiyle, duruşuyla “eski”ydi. Dün devlet töreniyle değil halk töreniyle uğurlanan lider, halkın itimadına en çok mazhar olduğu zamanlarda, devleti, halkın hak ve talep ettiği yönde değiştirebilecek adımlardan imtina etmiş bir liderdi aynı zamanda.
Ilımlı tabiatlıydı ama onun kutuplaştırıcı bir söyleme yenildiğini de gördü bu ülke...
Cesurdu ama yandaşlarının ondan beklediği cesareti göstermediği zamanlar da oldu ve o zamanların bedeli ödendi bu ülkede.
Dün Erbakan’ı sevgiyle ve kederle uğurlayan yüz binler arasında, bu durumun farkında olanların çoğunluğu oluşturduğu hissine kapıldım ben.
Ve yine dünkü cenaze töreni vesilesiyle, kendisine atfen tekrarlanıp sahip çıkılan “müminler ile kâfirler” ayrımında ya da “dar-ül-İslam” hedefinde olduğu gibi, özünde, eşitlikçi de gerçekçi de olmayan, insana insan olduğu için saygı duymayan, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmeyen bir anlayışın aslında o kalabalığa egemen olmadığı hissine kapıldım.
Kalabalığın içinde Gül’ü, Erdoğan’ı, Kurtulmuş’u izlerken, bu üç adamın da, tabutunu taşımak için ellerini uzattıkları liderlerinin, öncülerinin, hocalarının ardında, ne kadar “yeni” durduklarını bir kez daha gördüm.
“Milli Görüş”ün içinden doğan siyasi hareket ve onun liderleri, dünyayla ve toplumla birlikte dönüşüp değişebildikleri ölçüde, bugüne ait ve geleceği kurmaya muktedir olmayı başardılar, başarıyorlar...
Bundan sonra da, “yeni” kalabilmeleri, “diri” kalabilmeleri, “dünyalı”, “toplumsal” ve “muktedir” kalabilmeleri bu değişimi, bu dönüşümü sürdürmeleriyle mümkün olacak.
Ve sanırım, onlar bunu biliyorlar.
Dünkü tören, sadece Necmettin Erbakan’a değil, ister Erbakan’ın, ister ona düşmanlık etmiş olanların şahsında cisimleşmiş olsun, “eskimiş” ideolojilere de bir nevi vedaydı aslında.
Birinci Ordu Komutanı’nı Fatih Camii’nin avlusunda görenler ya da üzerinde “Türk Silahlı Kuvvetleri” yazan çelenge gözü takılanlar, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun “Bin yıl sürecek” dediği 28 Şubat’ın, on dört yıl sonra, hem de hedefine koyduğu bir numaralı siyasetçinin cenazesinde tarihe gömülmesinin cilveli sembolizmini nasıl fark ettilerse, Erbakan’ın tabutuna omuz vermek için sıraya giren Gül’e, Erdoğan’a, Kurtulmuş’a bakanlar da, kurucusuyla birlikte “Milli Görüş”ün de uğurlandığını hissettiler sanırım.
Bir devir kapandı dün; Erbakan nur içinde yatsın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.12.2013
24.09.2013
27.07.2013
29.05.2013
1.04.2013
8.12.2012
1.12.2012
17.11.2012
10.11.2012
3.11.2012