Yasin AKTAY
Komplo teorilerine bakışımı daha önce defalarca burada zikrettim. Nesnel mesnedi olmayan komploların, işin tabiatına vakıf olmayanların sadece hayalleri ve bazı olağan şüpheli aktörlerle ilgili önyargılarına dayanarak ürettikleri komploların bize hiçbir faydası yok.
Bizi gerçeklerden koparır, hayaller, hatta kabuslar dünyasında gezdirir. O komplo teorileri içinde bilmeden düşman bildiğimiz güçlere tanrısal bir güç atfederek kendimizi de kul yerine koymaya başladığımızı bile fark etmeyiz. Dünyada dönen her şeyin o komplo kurucularının tedbir ve iradesi altında cereyan ettiğini vehmetmeye başlarız.
Aslında bu yolla komplonun kurucularını doğrudan Allah’a şirk koştuğumuzu bile anlamayız. Oysa işin gerçeği komplo kuranlar, kurmaya çalışanlar ve bunu uygulamaya koyanlar yok değil, var. Şeytani bir güç her zaman devrededir, her zaman fitnesini fesadını yapmaya ve yaymaya çalışmaktadır.
Onları iyi takip etmek komplolarını boşa çıkarmaya çalışmak gerek. Ancak komplolarını boşa çıkaracağız derken onlara olduğundan fazla güç atfetmemek, dünyada olup biten her şeyin onların iradesinin bir tezahürü ve tecellisi olduğu vehmine kapılmamak gerekiyor. Onlar bir tuzak kurarlar, Allah da bir tuzak kurar ve Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
O’nun tuzağı iyi insanlığın aleyhine değil, insanlık düşmanlarının, zalimlerin, mücrimlerin aleyhinedir.
Aslında şimdiye kadar nice komploların, onları kurup uygulayanların aleyhine sonuçlandığını gördük. Kaşıkçı olayının da sadece Kaşıkçı’yı ortadan kaldırma çabasından ibaret olmayan, Türkiye’de yeni bir darbe teşebbüsünü harekete geçirecek büyük bir komplonun parçası olduğunu, ortaya çıkan verileri birleştirdiğimizde net bir biçimde görüyoruz.
Özene bezene seçilerek hazırlanıp olay günü Türkiye’ye getirilmiş olan Kaşıkçı’nın dublörü Sultanahmet’te girdiği bir tuvaletten başka bir kılıkla çıkıyor. Düşünsenize, biz Kaşıkçı’nın nişanlısı haber vermiş olmasa o gün, belki ertesi gün belki günler sonra İstanbul’da ortadan kaybolmuş bir S. Arabistan vatandaşının veya saygın bir gazetecinin haberleriyle uğraşıyor olacaktık.
S. Arabistan’da yarı resmi gazetelerden Okaz zaten hemen iki gün sonra Türkiye’nin Araplar için güvenli bir ülke olmadığı haberlerini yazmaya başlamıştı bile. Devamında gelecek olan şey son derece yoğun bir propagandanın Türkiye’nin Suudi vatandaşlarına kast edenlere karşı güvenlik sağlayamadığı algısını şok bir etkiyle yaymaya çalışması olacaktı. Bu ilk dalgayı Amerika’dan veya başka ülkelerden Türkiye’ye yönelik yaptırım söylentileri bile takip edebilecekti.
Daha önce test edilmiş ve belli bir duyarlılığı tespit edilmiş olan kur üzerinde odaklanan bir hamlenin Türkiye’yi kısa süre içinde emsalsiz bir ekonomik krize sokmasının planlandığı anlaşılıyor.
Hem bu hamleyi hem de bu hamlenin basit bir hata yüzünden akamete uğramış olmasını Türkiye sevdalısı Arap halkları kendi aralarında “Erdoğan’a karşı yeni bir darbe girişiminin püskürtülmesi” olarak adını koymuş bile.
Türkiye’nin Kaşıkçı’yı öldürmek için gelen ve o meşum cinayeti işledikten sonra S. Arabistan’a geri dönen 18 kişiyi yargılamak üzere S. Arabistan makamlarına ilettiği talebin geri çevrilmesi cinayetin aslında resmi bir makamla üstleniliyor olduğuna delalet ediyor.
Belli ki S. Arabistan resmi makamları bu işten sıyrılmak üzere bile doğru bir savunma argümanı veya davranışı sergileyemiyorlar. Tıpkı Türkiye’nin resmi makamlarını konsolosluğa davet ettikten sonra, içeri girmelerine izin verinceye kadar günlerce göstere göstere içeride temizlik yapmaları gibi. O temizlik içerde cinayet delillerini karartılmasından başka bir anlama gelmediği için cinayetin en büyük delili olarak kabul edilebilirdi, nitekim gerek kalmadan itiraf geldi.
Cinayetten sonra katilleri taşıyan uçakların ikisinin de doğrudan Riyad’a uçmak yerine birinin Kahire’ye birinin de Dubai’ye indikten sonra Riyad’a gitmesi ayrıca değerlendirilmeli. Bu üç ülkenin son zamanlarda ortaya koyduğu ittifak bu kirli olayda da bütün çıplaklığıyla gerçekleşmiş görünüyor.
Tam bir keşfi avret hali.
Yıllardır masum insanlara zulmeden, dünyada onlar hakkında “terörist” suçlamasıyla kampanyalar yürüten bir ittifak olarak temayüz etmiş olan bu grubun bu hunharca cinayette de suç ortağı olarak çırılçıplak enselenmiş olması ilahi bir ceza olarak yeter.
Olay bu kadar açıktır. Buradan hala mücrimlerin zekiliğine, komplolarının hala akıl sır erdirilemeyecek hayranlık verici sinsiliğine veya boyutlarına ışık tutar gibi açıklamalar yapanlar bu ilahi cezanın göz kamaştırıcı ışığını görmezden gelerek çok şey kaybediyorlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.06.2020
6.01.2019
16.10.2019
14.10.2019
9.09.2019
8.07.2019
8.07.2019
22.04.2019
1.02.2019
25.02.2019