Mücahit BİLİCİ
Türkiye’de yıllarca çiğnenen sakızlardan biri “kamusal alan” kavramıydı. Bu literatür, resmîlik ilekamusallık ayrımını bile yapmayı beceremeyen Kemalist görmemişliğin, Türkiye toplumununsosyolojik fetva susuzluğu ile birleştiği noktada (sosyologların yataklık etmesiyle) neşv ü nemâ bulmuştu. Darbe heveslisi ve boru bilirkişisi bir genelkurmay memuru bile dünyanın hiçbir yerinde isminin siyaset ve silah erbabınca zikredildiğine şahit olamayacağınız bir Alman filozoftan (Habermas) yahut postmodernizmin milli güvenliğe yönelik tehdidinden dem vurabiliyordu. Kamusal alan kavramından şahsen bana gına geldi. Başörtüsüne yönelik ilkellikten tam kurtulduk derken, şimdi pat diye kızlı erkekli “özel alana” girdik. Hem de sürç-ü lisan ile değil, taammüden. (Habermas Türkiye’ye şöyle bir mesaj gönderse şaşırmamalı: “Beni rahat bırakın. Huzur içinde ölmek istiyorum. ‘Kamusal alan’ kavramını haşat ettiniz, bari ‘özel alan’a karışmayın.”)
Devlet kapıya dayandığında, ev’in devlete karşı korunması sadece kişisel hürriyetlerin korunması değil, aynı zamanda insaniyetin korunmasıdır. Devlet, evi işgal ederse, insanların insaniyeti hukuken biter. Bu meselenin ciddiyetini anlamak için devletin sizin düşman bildiğiniz bir ideolojinin eline geçmesini beklemenize gerek yoktur. Hem Kemalizmden daha yeni yakanızı kurtarmadınız mı? Yoksa belki tehlikenin farkında değilsiniz. Rozet değiştirmeyi kâfi görüyorsunuz.
Şehirde ev, insanda vicdana tekabül eder. İnsanın sırasıyla kendisiyle ve Allah’la başbaşa kaldığı yerlerdir bunlar. Dinde zorlama yoktur’un bir anlamı, din ve vicdan hürriyeti ise, bir diğer anlamıev’in mahremiyetidir. Özel alan veya ev, öznenin politik karşılaşmadan kendisine paydos verdiği ve huzur ile uyuyabildiği bir tahassungâhtır. Bu iltica ve istirahat yerinin cennete benzetilmesi boşuna değildir.
Kamuya açık alanı tanzim ve terbiye ile iktifa etmeyen devlet, Allah’a açık, devlete kapalı olan özel alanı da tanzime kalkarsa her yer bir nevi devletsel alan hâline gelir.
Otoriter devlet sadece kamusal alanı cebren tanzim ederken, totaliter devlet özel alanı da işgal eder. Sovyetler Birliği gibi diktatörlüklerin totaliter karakteri özel alanı patlatıp insanlarıdevletin karşısında çırılçıplak bırakmalarından kaynaklanıyordu. Velev ki günah işliyor olsalar bile, özel alana girip insanların günah işleme kabiliyetlerini ortadan kaldırmak demek, insanları sorumlu olmaktan çıkarmak ve hayvan seviyesine düşürmek demektir. Bunu yapan devlet, Allah’ın yapmadığını yapmaya kalkan totaliter bir devlet olur. İnsanın öngörülemezliğini vegünah/ hata potansiyelini ortadan kaldırmaya ahdetmiş bütün ahlaki tanzimat teşebbüsleri, iyi niyetli bile olsalar, neticede fıtratın ve kaderin tokadını yemişlerdir.
Esasen özel telefonları dinleyen ve mahremiyet ihlali yapmayı rutin görev sayan modern devletin İslami meşruluğu tartışma konusudur. İslam’a göre, devlet hiçbir sebeple özel alana giremez iken, modern devlet özel alanda tecessüsü görev bellemiş bulunuyor. Totaliter devletten farkı bunu gizliden yapıyor olmasıdır.
Ahlakınla aşağıdan yükselip vicdanlara devlet olacağına, devlet eliyle yukarıdan inip ahlak vermeye çalışmak hem kolaycılık hem de İslam’ın özüne terstir. Zira, “Peygambere düşen, ancak bildirmekten ibarettir. Allah ise sizin açığa vurduğunuzu da bilir, gizlediğinizi de” (Maide, 99). Yaniözel alan ve vicdanlar Allah dışında hiç kimseye karşı çıplak bırakılmamıştır. Devletin vatandaşı soymaya hakkı yoktur!
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025